Kartal Avukat
Ticari faaliyetlerde veya bireysel borç ilişkilerinde edimin zamanında yerine getirilmemesi, alacaklı açısından mülkiyet hakkının ihlali ve finansal risk doğuran bir durumdur. Borçlunun borcunu muaccel (ödenebilir) hale gelmesine rağmen ifa etmemesi durumunda, alacağın devlet gücüyle tahsili için yargı yoluna başvurulması gerekir. Alacak davası, alacağın varlığının mahkemece tespiti ve borçlunun bu tutarı ödemeye mahkum edilmesi amacıyla ikame edilen bir eda davasıdır. Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde şekillenen bu süreç; arabuluculuk aşamasından icra takibine kadar uzanan teknik bir silsileyi kapsamaktadır.
Hukuk muhakemesinde "iddia eden, iddiasını ispatla yükümlüdür" ilkesi esastır. Bu nedenle davanın temelini oluşturacak ispat araçlarının eksiksiz hazırlanması gerekir.
Alacak davasında mahkemeye sunulacak delillerin niteliği, davanın kaderini belirler. HMK m. 200 uyarınca belirli bir miktarın üzerindeki alacakların senetle (yazılı delille) ispatı zorunludur.
Yazılı Sözleşmeler: Tarafların hak ve yükümlülüklerini içeren imzalı metinler.
Ticari Defterler: Usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği (HMK m. 222).
Banka Kayıtları ve Dekontlar: ödeme veya borç ilişkisini gösteren banka hareketleri.
Yazışmalar: E-posta, KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) veya borcun ikrarını içeren diğer dijital veriler.
Sözleşmede kesin bir vade kararlaştırılmamışsa, borçlu ancak alacaklının ihtarıyla gecikmeye düşer (TBK m. 117). Noter aracılığıyla gönderilecek bir ihtarname, hem borçluyu mütemerrit (gecikmiş) hale getirir hem de temerrüt faizinin başlangıç tarihini kesinleştirir.
2026 yılı güncel yargılama usulünde, birçok alacak uyuşmazlığı için mahkemeye gitmeden önce arabuluculuk sürecine başvurulması yasal bir zorunluluktur.
Ticari Alacaklar: TTK m. 5/A uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat davalarında arabuluculuk bir dava şartıdır.
Tüketici Alacakları: Tüketici ile satıcı arasındaki uyuşmazlıklarda (TKHK m. 73/A) arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açılması mümkün değildir.
İşçilik Alacakları: Kıdem ve ihbar tazminatı gibi taleplerde de arabuluculuk süreci önceliklidir.
Arabuluculuk aşamasında düzenlenen "anlaşamama tutanağı", dava dilekçesine eklenmesi gereken zorunlu bir belgedir.
Davanın yanlış mahkemede açılması, zaman kaybına ve yargılama giderlerinin artmasına neden olur.
| Uyuşmazlık Türü | Görevli Mahkeme | Yetkili Yer |
| Ticari İşlerden Doğan Alacaklar | Asliye Ticaret Mahkemesi | Davalının yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa yeri |
| Genel Borç İlişkileri (Adi Borçlar) | Asliye Hukuk Mahkemesi | Davalının yerleşim yeri |
| Tüketici İşlemleri | Tüketici Mahkemesi | Tüketicinin yerleşim yeri veya satıcının merkezi |
| Kira Alacakları | Sulh Hukuk Mahkemesi | Taşınmazın bulunduğu yer |
Dava dilekçesinin mahkemeye sunulması ve harçların yatırılmasıyla süreç başlar.
Dilekçeler Teatisi: Davacı ve davalı tarafların iddia ve savunmalarını içeren dilekçelerini karşılıklı sunması.
ön İnceleme Duruşması: Mahkemenin uyuşmazlık noktalarını belirlediği ve sulh imkanını sorguladığı aşama.
Tahkikat Aşaması: Delillerin incelenmesi, tanıkların dinlenmesi ve ihtiyaç duyulması halinde bilirkişi incelemesi yapılması.
Sözlü Yargılama ve Hüküm: Tarafların son beyanlarının alınması ve mahkemenin nihai kararı açıklaması.
Alacak davasında hak kaybına uğramamak için zamanaşımı sürelerinin takibi hayati önemdedir. TBK m. 146 uyarınca genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. Ancak şu durumlarda 5 yıllık kısa süreli zamanaşımı uygulanır:
Kira bedelleri, anapara faizleri ve diğer dönemsel edimler.
Perakende satışlardan doğan alacaklar.
Konaklama ve yemek bedelleri.
Vekalet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden doğan alacaklar.
Borçlu hiçbir malvarlığı olmadığını iddia ederse dava açılmalı mıdır?
Davanın kazanılması, alacağın mahkeme ilamı ile kesinleşmesini sağlar. Borçlunun şu an malvarlığı olmasa dahi, alınan ilam 10 yıl boyunca icraya konulabilir ve borçlunun gelecekte edineceği malvarlıkları (maaş, miras, araç vb.) haczedilebilir.
Dava açmadan önce borçluya ihtarname göndermek şart mı?
Kural olarak şart değildir; ancak borçluyu temerrüde düşürmek, faiz başlangıcını belirlemek ve dürüstlük kuralı çerçevesinde haklılığınızı pekiştirmek için noter kanalıyla ihtar gönderilmesi önerilir.
Senetsiz borçlar için tanık dinletilebilir mi?
Senetle ispat sınırının altındaki alacaklar için tanık dinletilebilir. Bu sınırın üzerindeki alacaklarda ise ancak "delil başlangıcı" (yazışma, makbuz vb.) varsa tanık dinletilmesi mümkündür.
Dava süreci ne kadar sürer?
Uyuşmazlığın niteliğine ve delillerin toplanma hızına bağlı olarak alacak davaları genellikle 8 ila 18 ay arasında sonuçlanmaktadır.
Alacak davası süreci, sadece bir dilekçe sunma işlemi değil; delillerin hukuki bir titizlikle yönetilmesidir.
İhtiyati Tedbir/Haciz: Borçlunun mal kaçırma ihtimali varsa, davanın başında mahkemeden ihtiyati haciz talep edilerek alacağın tahsili güvence altına alınmalıdır.
Belge Düzeni: Ticari ilişkilerde sözlü anlaşmalardan kaçınılmalı, tüm teslimatlar yazılı belgelerle tevsik edilmelidir.
Hukuki Destek: Zamanaşımı sürelerinin takibi, görevli mahkemenin tespiti ve zorunlu arabuluculuk süreçlerinin yönetimi aşamalarında bir hukukçudan hukuki destek alınması hak kayıplarının önlenmesi açısından önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: İşbu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her alacak dosyası; borcun kaynağı, tarafların statüsü ve delil durumuna göre farklı yasal prosedürlere tabi olabilir. Hak kaybına uğramamak ve sürecin yasal kurallara uygun yürütülmesini sağlamak adına bir hukukçudan hukuki destek alınması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.