Kartal Avukat
Borç ilişkileri, bir kişinin (borçlu) diğer kişiye (alacaklı) karşı belirli bir edimi yerine getirmekle yükümlü olduğu hukuki bir bağdır. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde şekillenen bu ilişkiler; sözleşmeler, haksız fiiller veya sebepsiz zenginleşme gibi nedenlerle doğabilir. Günümüz yargı pratiğinde, mahkemelerin iş yükünü azaltmak ve uyuşmazlıkları barışçıl yollarla çözmek amacıyla birçok borç ilişkisinde zorunlu arabuluculuk süreci "dava şartı" olarak kabul edilmiştir.
Borç ilişkisi, sadece para alacağı ile sınırlı olmayıp, bir işin yapılması veya bir şeyin teslim edilmesi şeklinde de tezahür edebilir.
Sözleşmeden Doğan Borçlar: Satış, kira, hizmet veya inşaat sözleşmeleri gibi iradi bağlar.
Haksız Fiilden Doğan Borçlar: Bir kişinin hukuka aykırı eylemiyle başkasına zarar vermesi sonucu doğan tazminat borcu.
Sebepsiz Zenginleşme: Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının mal varlığından veya emeğinden faydalanılması.
Borcun vaktinde ödenmemesi durumunda borçlu temerrüde düşer ve alacaklı; ana paranın yanı sıra temerrüt faizi, gecikme tazminatı ve şartları oluşmuşsa cezai şart talep etme hakkı kazanır.
Türkiye’de bazı alacak kalemleri için doğrudan dava açılması hukuken mümkün değildir. 6325 sayılı Kanun ve ilgili usul hükümleri uyarınca şu durumlarda önce arabulucuya başvurulması zorunludur:
Ticari Alacaklar: Tarafların her ikisinin de tacir olduğu ve ticari işletmeleriyle ilgili borç uyuşmazlıkları (TTK m. 5/A).
İşçi-İşveren Alacakları: Kıdem, ihbar tazminatı ve ödenmemiş ücret alacakları.
Tüketici Uyuşmazlıkları: Belirli bir parasal sınırın üzerindeki tüketici kredileri, devre tatil veya ayıplı maldan kaynaklanan iade talepleri.
Kritik Uyarı: Zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan açılan davalar, mahkeme tarafından herhangi bir inceleme yapılmaksızın "dava şartı yokluğu" nedeniyle usulden reddedilir.
Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda tarafların elinde iki ihtimal bulunur:
Anlaşma Sağlanması: Hazırlanan "Anlaşma Belgesi", mahkeme ilamı gücündedir. Bu belgeye dayanılarak doğrudan icra takibi başlatılabilir ve taraflar anlaşılan konular hakkında tekrar dava açamazlar.
Anlaşma Sağlanamaması: Arabulucu tarafından düzenlenen "Son Tutanak" ile uyuşmazlığın çözülemediği tescillenir. Bu tutanak, dava dilekçesine eklenmesi zorunlu bir belgedir.
Dava Açma Süresi: Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren, genel zamanaşımı süreleri (genellikle 10 yıl, bazı durumlarda 2 veya 5 yıl) içinde dava açılabilir. Ancak, bazı özel kanunlarda arabuluculuk sonrası dava açmak için çok daha kısa hak düşürücü süreler (örn. işe iade davalarında 2 hafta) öngörülmüş olabilir.
Borç uyuşmazlıklarında davanın açılacağı mahkeme, alacağın niteliğine göre belirlenir:
Asliye Hukuk Mahkemesi: Genel borç uyuşmazlıkları ve şahsi borçlar.
Asliye Ticaret Mahkemesi: Ticari işlerden doğan alacaklar.
Tüketici Mahkemesi: Tüketici işlemlerinden kaynaklanan bedel iadeleri.
İş Mahkemesi: İş sözleşmesine dayalı ücret ve tazminatlar.
Kartal, Maltepe, Pendik ve Tuzla bölgelerindeki borç uyuşmazlıklarında yetkili merci İstanbul Anadolu Adliyesi’dir. Alacağın tahsili için yapılacak icra takibi işlemleri de yine aynı adliye bünyesindeki icra müdürlükleri üzerinden yürütülür.
Soru: Arabuluculukta anlaştık ama borçlu hala ödeme yapmıyor, ne yapmalıyım? Cevap: Arabuluculuk anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi alındığında (bazı hallerde şerh aranmaksızın) mahkeme ilamı niteliğindedir. Yeniden dava açmanıza gerek kalmadan doğrudan ilamlı icra takibi başlatarak haciz işlemlerine geçebilirsiniz.
Soru: Sözlü borç ilişkilerinde alacağımı nasıl ispatlarım? Cevap: Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, belirli bir tutarın (2026 yılı güncel sınırlarına bakılmalıdır) üzerindeki borçlar kural olarak senet (yazılı delil) ile ispatlanmalıdır. Ancak banka dekontları, yazışmalar ve bazı durumlarda tanık beyanları "delil başlangıcı" sayılarak ispat sürecinde kullanılabilir.
Soru: Borçlu mal kaçırıyorsa ne yapılabilir? Cevap: Dava sürerken veya arabuluculuk aşamasında, alacağın tahsilini güvence altına almak için mahkemeden ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Alacak-borç uyuşmazlıkları; faiz hesaplamaları, zamanaşımı def'ileri ve ispat yükümlülükleri nedeniyle teknik hata kabul etmeyen süreçlerdir. Arabuluculuk masasında yapılan bir hata, gelecekteki dava hakkınızın tamamen ortadan kalkmasına neden olabilir. özellikle İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) bölgesindeki yoğun icra ve dava trafiğinde; delillerin hukuki geçerliliğinin denetlenmesi, icra inkar tazminatı risklerinin yönetilmesi ve doğru görevli mahkemenin tayini aşamalarında bir hukukçu rehberliğinde hareket edilmesi, finansal haklarınızın korunması açısından önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, borç ilişkileri ve zorunlu arabuluculuk süreçleri hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Alacağın dayanağına, zamanaşımı sürelerine ve güncel yargı içtihatlarına göre yasal sonuçlar farklılık gösterebilir. Hak kaybına uğramamanız için bir bir hukukçudan destek almanız önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.