Kartal Avukat
Anayasamızın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı, ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla belirtilen usullere uyularak sınırlandırılabilir. Belediyelerin kaçak veya ruhsata aykırı yapılar üzerindeki yıkım yetkisi mutlak olmayıp, 3194 sayılı İmar Kanunu ile sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Bu prosedürlere (tespit, tebliğ, süre tanıma, karar) uyulmadan gerçekleştirilen yıkımlar "Usulsüz Yıkım" olarak adlandırılır ve idarenin ağır hizmet kusurunu oluşturur. Hak kaybına uğramamak adına sürecin her aşamasında hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Hukuka uygun bir yıkım işlemi için aşağıdaki silsilenin takibi zorunludur:
Yapı Tatil Zaptı (m. 32): Ruhsatsız veya aykırı yapının yerinde tespiti ve mühürlenmesi. Bu zaptın bir nüshasının yapıya asılması ve bir nüshasının muhtara bırakılması "tebliğ" hükmündedir.
Düzeltme Süresi: Malike, aykırılığı gidermesi için en fazla 30 gün süre verilmelidir.
Belediye Encümen Kararı: Süre sonunda aykırılık giderilmezse, yıkım için mutlaka usulüne uygun bir encümen kararı alınmalıdır.
Usulsüzlük Nerede Başlar?: Tebligat yapılmadan, savunma hakkı tanınmadan veya yürütmeyi durdurma kararı bulunan bir dosyada yapılan yıkım usulsüzdür.
Yıkım kararı (encümen kararı) alındıktan sonra, ancak henüz yıkım gerçekleşmeden açılmalıdır. Bu davanın önem arz eden unsuru "Yürütmenin Durdurulması" talebidir. Bu talep kabul edilirse, dava bitene kadar belediye yıkım yapamaz.
Yıkım gerçekleştikten sonra, idarenin kusurlu eylemi nedeniyle oluşan zararların tazmini için açılır.
Maddi Tazminat: Yapının enkaz bedeli değil, yeniden yapım maliyeti veya rayiç değeri talep edilir.
Manevi Tazminat: Evin veya iş yerinin aniden yıkılmasının kişide yarattığı elem ve keder için istenir.
Eğer belediye hiçbir encümen kararı veya yasal dayanak olmadan doğrudan "dozerle" gelip yıkım yapmışsa, bu idari bir işlem değil, haksız fiil (fiili yol) sayılır. Bu durumda görevli yer İdare Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.
Usulsüz yıkım davalarında ispat yükü davacıdadır.
Hemen Tespit: Yıkımdan hemen sonra Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla "Değişik İş" dosyası üzerinden bilirkişi tespiti yaptırılmalıdır. Binanın metkaresi, kullanılan malzemenin kalitesi ve yıkılan eşyalar kayıt altına alınmalıdır.
Süreler: İptal davası tebliğden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Tam yargı davasında ise eylemin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içinde idareye başvuru şartı bulunmaktadır.
İmar barışı (Yapı Kayıt Belgesi) aldığım yer belediye tarafından yıkılabilir mi? Yapı Kayıt Belgesi geçerli olduğu sürece belediye yıkım kararı uygulayamaz. Ancak belge, yıkım kararından sonra ve hileli alındıysa veya iptal edildiyse yıkım gündeme gelebilir. Usulüne uygun alınan bir belgeye rağmen yapılan yıkım ağır hizmet kusurudur.
Belediye yıkım masraflarını benden istiyor, ödemeli miyim? Eğer yıkım hukuka uygunsa, masraflar malikten %20 fazlasıyla tahsil edilir. Ancak yıkım usulsüz ise, malik bu masrafları ödemek zorunda olmadığı gibi ödediyse geri isteyebilir.
Yıkım sırasında eşyalarım zarar gördü, ne yapabilirim? Belediye, yıkım sırasında yapı içindeki taşınabilir malların güvenliğini sağlamak veya tahliye için süre vermek zorundadır. Eşyaların zarar görmesi, ayrıca bir maddi tazminat konusudur.
Belediyelerin şehircilik kurallarını uygulama yetkisi, hukuk devleti ilkeleriyle sınırlıdır. Usulüne uygun tebligat yapılmayan, savunma imkanı verilmeyen her balyoz darbesi, mülkiyet hakkına yapılmış bir saldırıdır. Yargı, idarenin bu tür keyfi uygulamalarını "iptal" ve "tazminat" mekanizmalarıyla denetlemektedir. Mülkiyet güvenliğiniz ve uğradığınız zararların telafisi için sürecin başından itibaren hukuki destek mekanizmalarının işletilmesi tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Yıkım uyuşmazlıkları; yapının imar durumuna, tebligatın şekline ve belediye encümen kararının içeriğine göre büyük farklılıklar gösterir. Herhangi bir hak kaybına uğramamak adına süreçlerinizi doğrudan bir hukukçu vasıtasıyla hukuki destek alarak yürütmeniz tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.