Kartal Avukat
Boşanma ilamı ile birlikte velayet hakkı eşlerden birine verilebileceği gibi, tarafların anlaşması durumunda 2026 yılı Türk hukuk uygulamasında artık "Ortak Velayet" kararları da sıkça görülmektedir. çocuğun eğitimi ve sağlığı üzerindeki karar yetkisi, velayetin türüne ve kapsamına göre şekillenir. Bu süreçte temel pusula, Birleşmiş Milletler çocuk Hakları Sözleşmesi’nde de vurgulanan "çocuğun üstün Yararı" ilkesidir.
Hukukumuzda velayet hakkı, çocuğun eğitim ve öğretimini yönetme yetkisini de içerir.
Tekli Velayet: Okul kaydı, nakil işlemleri, kurs seçimi gibi rutin kararlar kural olarak velayet sahibi ebeveyn tarafından tek başına alınabilir.
Kritik Kararlar: çocuğun yurt dışına yatılı okula gönderilmesi veya radikal bir eğitim sistemi değişikliği (örn: Evde eğitim veya dini/seküler eğitim tercihi uyuşmazlığı) durumunda, velayeti olmayan eşin itirazı ile mahkeme müdahalesi gerekebilir.
Bilgi Alma Hakkı: Velayet sahibi olmayan ebeveynin, e-okul bilgilerine erişme, okul toplantılarına katılma ve çocuğun akademik gelişimi hakkında okul yönetiminden bilgi alma hakkı yasaldır (TMK m. 323-326).
Sağlık kararları, çocuğun yaşam hakkıyla doğrudan ilintili olduğu için hukuk sisteminde en hassas konulardan biridir.
Rutin Müdahaleler: Muayene, aşılama veya basit tedaviler için velayet sahibinin onayı yeterlidir.
Majör Kararlar (Ameliyat/Uzun Süreli Tedavi): Hayati tehlike arz etmeyen ancak çocuğun vücut bütünlüğünü etkileyen operasyonlarda (örn: Estetik operasyonlar, riskli ameliyatlar) diğer ebeveynin bilgilendirilmesi esastır.
Acil Müdahaleler: çocuğun yaşamının risk altında olduğu durumlarda, rıza aranmaksızın tıbbi müdahale yapılır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık durumunda (örn: Bir tarafın kan nakline dini sebeple karşı çıkması), mahkeme anlık bir kararla velayeti geçici olarak askıya alıp sağlık tedbiri uygulayabilir.
2026 yılı itibarıyla yaygınlaşan ortak velayette; çocukla ilgili önemli kararların "eşgüdüm" içinde alınması zorunludur.
Eşit Söz Hakkı: Eğitim ve sağlık gibi majör konularda her iki tarafın imzası aranır.
Kilitlenme Durumu: Taraflar uzlaşamazsa, mahkeme davanın esasına girerek (pedagog/sosyal çalışmacı) görüşü doğrultusunda çocuk için en uygun seçeneği bizzat belirler.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, genellikle 8-10 yaş ve üzerindeki çocuklar "idrak gücüne sahip" kabul edilir.
Mahkemede Dinlenme: Eğitim veya sağlık uyuşmazlıklarında hâkim, çocuğu bizzat veya eşliğinde dinlemek zorundadır.
Görüşe Saygı: çocuğun hangi okula gitmek istediği veya belirli bir tedavi hakkındaki çekincesi, karar verilirken dikkate alınması gereken birincil unsurdur.
İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) bölgesindeki davalarda süreç şu şekilde işler:
Uzman Raporu (BİEM): Eğitim ve sağlık uyuşmazlıklarında mahkeme, "Bilirkişi İnceleme ve Etüt Merkezi" uzmanlarından görüş alır.
Temsil Kayyımı: Eğer ebeveynler arasındaki çekişme çocuğun sağlığını tehlikeye atıyorsa (örn: Gerekli bir tedavinin engellenmesi), mahkeme çocuk için bir "Temsil Kayyımı" atayarak kararın bağımsız alınmasını sağlayabilir.
Soru: "Velayet bende olduğu halde babası çocuğun özel okul kaydına engel olabilir mi?"Cevap: Maddi yükümlülük (eğitim masrafları) babaya aitse veya baba bu masrafı karşılayacak güçte değilse itiraz edebilir. Ancak masrafları siz karşılıyorsanız, eğitim hakkını engelleyecek nitelikteki itirazlar mahkemece genellikle reddedilir.
Soru: "Eski eşim çocuğun psikolojik destek almasını istemiyor, ne yapabilirim?"Cevap: Sağlık raporu veya görüşü ile bu desteğin çocuk için gerekli olduğunu belgelerseniz, mahkemeden "tedavi için yetki" talep edebilirsiniz. çocuğun ruh sağlığı ertelenemez bir haktır.
Soru: "Ortak velayette okul seçimi için kimin imzası gerekir?"Cevap: Ortak velayet kararı varsa, her iki ebeveynin de kayıt evrakında imzası veya muvafakati aranmaktadır.
Eğitim ve sağlık kararları, ebeveynlerin birbirine karşı kullandığı birer koz değil, çocuğun geleceğinin inşasıdır. 2026 yılı modern yargılama usullerinde, "çocuğu araçsallaştıran" ebeveynlerin velayet hakları ciddi kısıtlamalara tabi tutulmaktadır. Hak kaybı yaşamamak ve çocuğun gelişim sürecini yasal güvence altına almak adına; Aile Hukuku ve çocuk Hakları Mevzuatına hakim bir taraf vekili rehberliğinde sürecin yönetilmesi hukuki güvenliğin gereğidir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Her çocuğun ihtiyacı ve her ailenin hukuki durumu kendine has özellikler barındırır. hukuki danışmanlık ve temsil alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.