Kartal Avukat
Boşanma süreci sadece aktif malvarlıklarının (ev, araç, nakit para) paylaşımı değil, aynı zamanda evlilik birliği süresince oluşan pasiflerin (borçların) de tasfiye edilmesi sürecidir. Birçok kişi mal paylaşımına odaklanırken, kredi borçları ve kredi kartı ekstreleri gibi yükümlülüklerin paylaşımı konusunda ciddi hak kayıpları yaşamaktadır. Türk hukukunda borçların paylaşımı; "Borçlar Kanunu (Dış İlişki)" ve "Medeni Kanun (İç İlişki)" prensiplerine göre iki aşamalı değerlendirilir.
Mal rejimi tasfiyesi yapılmadan önce borcun niteliği belirlenmelidir:
Kişisel Borçlar: Eşlerden birinin evlilikten önce yaptığı, miras yoluyla geçen veya sadece kişisel hobileri/ihtiyaçları için edindiği borçlardır. Bu borçlar paylaşılmaz; borçlu olan eş tek başına sorumludur.
Edinilmiş (Ortak) Borçlar: Ailenin ihtiyaçları (kira, mutfak masrafı), çocukların eğitimi, ortak alınan konut/araç kredisi gibi evlilik birliğini sürdürmek amacıyla yapılan borçlardır.
Boşanma davası, banka ile olan kredi sözleşmenizi doğrudan değiştirmez.
Dış İlişki (Banka/Alacaklı): Kredi kimin adına çekilmişse veya kim kefil olmuşsa, alacaklıya karşı o kişi sorumludur. Mahkemenin "borç paylaşımı" kararı bankayı bağlamaz. Alacaklı, borcun tamamını kredi sahibi eşten isteyebilir.
İç İlişki (Eşler Arası): Eğer borç ailenin ortak ihtiyacı için kullanılmışsa, borcu ödeyen eş, boşanma davası veya mal rejimi tasfiyesi davasında diğer eşten ödediği miktarın yarısını (veya kusur/hakkaniyet oranında kısmını) "rücu" ederek talep edebilir.
En karmaşık konu, taksitleri devam eden konut veya araçların durumudur.
Hesaplama Formülü: Malın toplam değerinden, kalan borç miktarı çıkarılır. Kalan miktar üzerinden "katılma alacağı" hesaplanır.
ödenen Taksitler: Boşanma davası açıldıktan sonra taksitleri ödemeye devam eden eş, bu ödemeleri mal rejimi tasfiyesinde kendi lehine alacak olarak kaydedebilir.
Bir eşin, ailenin bilgisi ve onayı dışında, şahsi harcamaları (kumar, şans oyunları, lüks harcama vb.) için yaptığı borçlar "birliğin temsili" kapsamına girmez.
Bu durumda diğer eş, TMK m. 193 ve 194 kapsamında bu borçlardan sorumlu tutulamaz.
Kartal ve İstanbul Anadolu Adliyesi uygulamalarında, bu tür borçlar genellikle borcu yapan eşin "kişisel pasifi" olarak kabul edilerek ortak paylaşımdan dışlanmaktadır.
Soru: Boşandığımda eşimin kredi kartı borçları bana kalır mı? Cevap: Kredi kartı sözleşmesi şahsidir. Eğer ek kart kullanıcısı değilseniz veya borç ailenin zorunlu ihtiyaçları için harcanmamışsa, borçtan sadece kart sahibi sorumludur.
Soru: Ortak konutun kredisini ben ödüyorum, eşim pay alabilir mi? Cevap: Evlilik süresince ödenen taksitler "edinilmiş mal" sayılır ve eşiniz yarı pay talep edebilir. Ancak boşanma davası açıldıktan sonra yaptığınız ödemeler size aittir; bu kısımlar paylaşıma girmez.
Soru: Eşim borçları yüzünden eve haciz getirirse ne yapabilirim? Cevap: Eğer ev "Aile Konutu" ise ve borç şahsi ise, belirli şartlarda meskeniyet iddiasında bulunulabilir ve aile mahkemesinden koruyucu tedbirler talep edilebilir.
Boşanmada borçların paylaşımı, sadece bir matematik işlemi değil; ispat yükümlülüğü içeren hukuki bir süreçtir. Hangi borcun aile için, hangisinin şahsi harcama için yapıldığının dökümü, davanın mali sonucunu milyonlarca lira etkileyebilir. 2026 yılı yargı pratiklerinde banka dökümleri ve kredi kullanım amaçları dijital verilerle titizlikle incelenmektedir. Hak kaybına uğramamak ve haksız bir borç yükü altına girmemek için bir hukukçu rehberliğinde "Borç-Alacak Dengesi" analizi yaptırmanız önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Borçların paylaşımı ve müteselsil sorumluluk halleri her somut olayda kredi sözleşmeleri ve harcama belgelerine göre değişebilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.