Kartal Avukat
Türkiye’de yabancı istihdamı, hem çalışan hem de işveren için belirli mali ve idari standartlara tabidir. 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu uyarınca yürütülen bu süreçte, sadece yabancının nitelikleri değil, işverenin de yasal şartları karşılaması esastır. İstanbul Anadolu Yakası ve Kartal bölgesinde faaliyet gösteren işletmelerin yabancı personel çalıştırmadan önce "istihdam kotası" ve "asgari ücret katları" gibi güncel mevzuat kurallarına uyum sağlaması gerekmektedir.
çalışma izni onayı için iş yerinin şu şartları taşıması gerekir:
5 Türk çalışan Şartı: İstihdam edilecek her 1 yabancı için iş yerinde en az 5 T.C. vatandaşı sigortalı çalışıyor olmalıdır.
Mali Yeterlilik: Şirketin ödenmiş sermayesinin en az 100.000 TL olması veya brüt satışlarının belirli limitlerin üzerinde olması önem arz etmektedir.
Maaş Alt Limitleri: Yabancıya ödenecek maaş, pozisyona göre asgari ücretin belirli katları (örn: Mühendisler için 4 katı, Satış elemanları için 1,5 katı vb.) olmak zorundadır.
Süreç, sanılanın aksine fiziksel randevularla değil, dijital sistemler üzerinden ilerler:
Sistem Girişi: İşveren veya yetkili vekili, e-imza ile çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın otomasyon sistemine giriş yapar.
Dijital Belge Yükleme: İş sözleşmesi, yabancıya ait diploma (tercüme edilmiş) ve biyometrik fotoğraf gibi belgeler sisteme taranarak yüklenir.
İnceleme Süreci: Bakanlık başvuruyu yasal olarak 30 gün içinde sonuçlandırır.
Harç ödemesi ve Onay: Onaylanan izinlerin harç ve değerli kağıt bedelleri bankaya yatırıldıktan sonra, çalışma izni kartı iş adresine kargolanır.
önem arz eden hukuki bilgi şudur: Geçerli bir çalışma izni, aynı zamanda ikamet izni (oturum izni) yerine geçer.
çalışma izni alan yabancının ayrıca Göç İdaresi'ne giderek ikamet izni almasına gerek yoktur.
Ancak çalışma izni iptal edildiğinde veya bittiğinde, yabancının Türkiye'de kalış hakkı da sona erer.
Kartal bölgesindeki işletmelerde yapılan denetimlerde, çalışma izni olmaksızın yabancı çalıştırdığı tespit edilen işverenlere ve çalışan yabancıya yüksek tutarlı idari para cezaları uygulanır. Ayrıca, izinsiz çalışan yabancı hakkında sınır dışı (deport) işlemleri başlatılabilir. İzin süresi dolmadan en az 60 gün önce yenileme başvurusunun yapılması, statünün korunması adına hayati önemdedir.
çalışma izni başvurusu için Türkiye'de bulunmak şart mı? Hayır. Eğer yabancının en az 6 aylık ikamet izni yoksa, başvuru kendi ülkesindeki T.C. Büyükelçiliği/Konsolosluğu üzerinden başlatılabilir.
İş değiştirdiğimde çalışma iznim devam eder mi? Hayır. çalışma izni sadece o işveren ve o adres için geçerlidir. İş değişikliğinde yeni işverenin sizin adınıza sıfırdan başvuru yapması gerekir.
E-devletten çalışma izni başvurusu yapılabilir mi? Başvurular işveren tarafından Bakanlığın özel otomasyon sistemi (e-izin) üzerinden e-imza ile yapılır. Bireysel olarak e-devletten onaylı izin belgesi sorgulanabilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, yabancıların çalışma izinleri hakkındaki güncel mevzuat üzerine genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sektörel farklılıklar (Sağlık, Turizm, Ev Hizmetleri vb.) özel izin prosedürlerine tabidir. Hak kaybına uğramamak ve idari yaptırımlarla karşılaşmamak adına bir avukattan hukuki destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.