Kartal Avukat
Dijital pazaryerlerinin (Marketplace) küresel ölçekte büyümesi, marka sahipleri için geniş ufuklar açarken; taklit ve sahte ürün satışı riskini de beraberinde getirmiştir. Sahte ürün satışı, sadece bir ticari etik sorunu değil; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında "Marka Hakkına Tecavüz" ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında "Haksız Rekabet" teşkil eden ağır bir hukuk ihlalidir. 2026 yılı itibarıyla güncellenen e-ticaret mevzuatı, aracı hizmet sağlayıcıların (pazar yerleri) sahte içeriklerle mücadeledeki sorumluluklarını artırarak, hak sahiplerine dijital mecralarda daha hızlı müdahale imkânı tanımaktadır.
Marka tescilinden doğan hakların kapsamı, SMK m. 7 uyarınca marka sahibine markayı her türlü ticari kullanımda tekeline alma hakkı verir. Aşağıdaki eylemler internet ortamında gerçekleştiğinde tecavüz sayılır:
Aynı veya Benzer İşaret Kullanımı: Tescilli bir markanın aynısını veya halk nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacak kadar benzerini, aynı türdeki ürünlerin satışında kullanmak.
Tanınmış Markanın Sulandırılması: Markanın ayırt edici karakterine veya itibarına zarar verecek şekilde, farklı ürün gruplarında dahi olsa izinsiz kullanımı.
Logonun ve Tasarımın Kopyalanması: ürünün orijinal olduğunu iddia ederek tüketicinin yanıltılması (sahte ürün/taklit ürün).
E-ticaret platformları, kendi bünyelerinde satış yapan satıcıların içeriklerini kural olarak denetlemekle yükümlü değildir. Ancak, "Uyar-Kaldır" mekanizması devreye girdiğinde sorumluluk başlar:
Hukuki Bildirim: Marka sahibi, ihlali içeren URL adreslerini ve tescil belgelerini platforma sunduğunda, platform bu içeriği ivedilikle yayından kaldırmak zorundadır.
Sorumluluk Sınırı: İhlal bildirilmesine rağmen içeriği kaldırmayan veya mükerrer ihlallere karşı "satıcıyı engelleme" gibi gerekli önlemleri almayan pazar yerleri, doğan zararlardan müteselsilen sorumlu tutulabilir.
Marka hakkı ihlal edilen gerçek veya tüzel kişiler, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde şu davaları ikame edebilir (açabilir):
Devam eden sahte ürün satışının durdurulması ve gelecekte gerçekleşmesi muhtemel tecavüzlerin önlenmesi talep edilir. Dava başlangıcında İhtiyati Tedbir talep edilerek, sahte ürünlerin satış sayfalarına erişimin engellenmesi ve ürünlere gümrüklerde veya depolarda el konulması sağlanabilir.
İhlal sonucunda ortaya çıkan maddi sonuçların giderilmesidir. Sahte ürünlerin imhası, üretim kalıplarına el konulması ve ihlal içeren dijital içeriklerin kalıcı olarak silinmesi bu kapsamdadır.
Maddi Tazminat (Yoksun Kalınan Kazanç): Marka sahibi, tecavüz olmasaydı elde edebileceği muhtemel geliri; SMK m. 151 uyarınca üç farklı modelden (lisans bedeli, ihlal edenin kârı veya hak sahibinin net kâr artışı) birine göre talep edebilir.
İtibar Tazminatı: Markanın sahte ürünler nedeniyle piyasada değer kaybetmesi ve prestijinin zedelenmesi durumunda manevi tazminat gündeme gelir.
Sahte ürün satın alarak mağdur olan tüketiciler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında şu haklara sahiptir:
Sözleşmeden Dönme: ürünün "ayıplı mal" kategorisinde olması nedeniyle ödenen bedelin kesintisiz iadesi.
Tüketici Hakem Heyeti Başvurusu: 2026 yılı güncel parasal sınırları dahilindeki uyuşmazlıklarda e-Devlet üzerinden (TüBİS) ücretsiz başvuru imkânı.
Ceza Şikayeti: Marka hakkına tecavüz ederek ürün üreten veya satanlar hakkında SMK m. 30 uyarınca Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulabilir.
Kartal yerleşkesinde bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi, Anadolu Yakası'ndaki e-ticaret operasyonlarının ve lojistik merkezlerinin yoğunluğu nedeniyle fikri mülkiyet davalarında kilit bir role sahiptir.
İhtisas Mahkemeleri: Bölgedeki marka uyuşmazlıkları, genel mahkemelerde değil, bu adliye bünyesindeki Fikri ve Sınai Haklar Mahkemelerinde görülür.
Gümrük Koruması: Sabiha Gökçen Havalimanı ve çevresindeki gümrük müdürlükleri aracılığıyla, sahte ürünlerin ithalat veya ihracat aşamasında durdurulması için bu mahkemelerden alınacak ihtiyati tedbir kararları hayati önem taşır.
Soru: "ürünün sahte olduğunu belirtip satmak suç mudur?" Cevap: Evet. ürünün sahte olduğunun beyan edilmesi (örn: "A+ Kalite Taklit") marka hakkına tecavüzü ortadan kaldırmaz; aksine ihlalin kasten yapıldığının delili sayılır.
Soru: "Pazaryeri sitesi içeriği kaldırmazsa ne yapmalıyım?" Cevap: Noter kanalıyla ihtarname gönderilmeli ve eş zamanlı olarak mahkemeden "Erişim Engelleme" kararı talep edilmelidir. Sürece uymayan platform yönetimine karşı tazminat sorumluluğu doğar.
Soru: "Tescilsiz bir markam var, sahte satışını engelleyebilir miyim?" Cevap: Marka tescilli değilse SMK korumasından yararlanamaz; ancak TTK’nın "Haksız Rekabet" hükümleri çerçevesinde koruma sağlanabilir.
E-ticarette sahte ürünle mücadele, teknolojik takip ve hukuki hızın birleştiği bir disiplindir. 2026 yılı hukuk dünyasında, yapay zeka destekli marka denetimi ve gümrüklerdeki dijital entegrasyon, taklit ürün trafiğini azaltmada etkili olsa da; "Uyar-Kaldır" süreçlerinin titizlikle yönetilmesi ve tazminat davalarının doğru modellerle kurgulanması esastır. Hak kaybına uğramamak, ticari itibarı korumak ve özellikle "Yoksun Kalınan Kazanç" hesaplamalarında teknik hata yapmamak adına bir hukukçu rehberliğinde süreç yönetimi yapılması önerilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 6769 sayılı SMK, 6502 sayılı TKHK ve ilgili mevzuat çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Sahte ürün uyuşmazlıkları; markanın tescil durumuna, ihlalin niteliğine ve pazar yeri uygulamalarına göre her vakada yargı makamlarınca özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.