Kartal Avukat
Sigorta poliçeleri, meydana gelen rizikolar sonucunda oluşan zararın kuruşu kuruşuna tazmin edilmesi amacıyla akdedilir. Ancak uygulamada sigorta şirketleri; dahili eksper raporları veya hatalı aktüeryal hesaplamalarla gerçek zararın altında ödemeler yapabilmektedir. Sigorta hukukunda, tazminatın bir kısmının ödenmiş olması, bakiye alacak haklarından vazgeçildiği anlamına gelmez. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu, sigortalıyı koruyarak gerçek zararın tazmini için yargısal ve alternatif çözüm yolları öngörmüştür.
Sigorta şirketleri ödeme esnasında sıklıkla "tüm haklarımdan feragat ettim" ibareli ibranameler imzalatır.
Hukuki Geçersizlik: Kanun uyarınca; ödenen tazminat ile gerçek zarar arasında fahiş bir fark mevcutsa, imzalanan ibraname kesin bir feragat değil, sadece yapılan ödemeyi gösteren bir "makbuz" hükmündedir.
Dava Hakkı: İbraname tarihinden itibaren 2 yıl içinde, eksik kalan tutarın tahsili için dava açılması veya Tahkim'e başvurulması hukuken mümkündür.
Sigorta şirketine karşı herhangi bir yargısal süreci başlatabilmek için öncelikle idari başvuru prosedürünün tamamlanması önem arz etmektedir.
Yazılı Başvuru: Sigorta şirketine yazılı olarak başvurularak eksik kalan tutarın ödenmesi talep edilmelidir.
15 Günlük Süre: Şirketin başvuruyu reddetmesi veya 15 gün içinde cevap vermemesi durumunda uyuşmazlık sübut bulur ve yargı yolu açılır. Bu aşamadan sonra sigorta şirketi "temerrüde" düşmüş sayılır ve borca faiz işletilmeye başlanır.
Eksik ödemenin tahsili için iki ana yol mevcuttur:
Sigorta Tahkim Komisyonu (Hızlı çözüm): Sigorta uyuşmazlıkları için kurulmuş ihtisas birimidir. Kararları ortalama 4 ila 8 ay içinde kesinleşir. Mahkeme harçlarına oranla daha ekonomik maliyetlidir ve kararları mahkeme ilamı hükmündedir.
Asliye Ticaret Mahkemesi (Geleneksel Yol): Süreç 2-3 yıl sürebilir. Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması yasal zorunluluktur. Karmaşık ve geniş çaplı delil tespiti gereken dosyalarda tercih edilebilir.
Eksik ödeme davalarında sadece doğrudan hasar bedeli değil, şu yan kalemler de talep edilebilir:
Hasar Onarım Farkı: Orijinal parça yerine yan sanayi parça kullanımı veya eksik işçilik bedellerinden kaynaklanan farklar.
Araç Değer Kaybı: Aracın onarılmış olsa dahi kaza geçmişi nedeniyle piyasa değerinde oluşan kalıcı düşüş.
İkame Araç ve Kazanç Kaybı: Aracın onarım süresince kullanılamamasından doğan ulaşım giderleri veya ticari araçlar için gelir kaybı.
Tazminat taleplerinde sürelere riayet edilmesi, davanın esastan reddedilmemesi için hayatidir:
Maddi Hasarlar: Kaza tarihinden itibaren 2 yıl.
Bedeni Zararlar (Yaralanma/ölüm): Olayın niteliğine göre ceza zamanaşımı süreleri (8 ila 15 yıl) uygulanabilir.
Kendi kaskomdan aldığım ödeme için dava açabilir miyim? Evet. Kasko poliçesi genel şartlarına aykırı şekilde (örn: Muafiyet oranlarının yanlış uygulanması) eksik ödeme yapılmışsa kasko şirketine karşı da dava açılabilir veya Tahkim'e gidilebilir.
Sigorta şirketi "parça tedariği bizden" diyerek eksik ödeme yapıyor, bu yasal mı? Yargıtay içtihatlarına göre; sigorta şirketi hasarı tam olarak karşılamakla yükümlüdür. Parça tedariği bahanesiyle piyasa rayicinin altında ödeme yapılamaz; aradaki fark tazmin edilmelidir.
Avukatlık ücretini kim öder? Dava veya Tahkim süreci sonunda haklı çıkmanız durumunda, mahkemece belirlenen "Karşı Yan Vekalet ücreti" sigorta şirketi tarafından ödenir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, sigorta şirketlerinden eksik tazminat ödemesi alınması durumunda izlenecek yasal yollar hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sigorta Hukuku; aktüeryal hesaplamalar, kusur oranı analizleri ve Sigorta Tahkim Komisyonu usul kurallarını içeren teknik detaylar içeren teknik bir alandır. Yanlış hesaplanan veya usul hatası barındıran başvurular, tazminat haklarının tamamen kaybına yol açabilir. Bu nedenle, sigorta uyuşmazlıklarında bir hukukçu rehberliğinde yürütülen süreçlerle hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.