Kartal Avukat
Haciz işlemiyle "el konulan" malların satılabilmesi için alacaklının yasal süreler içinde satış talebinde bulunması ve masraflarını yatırması gerekir. Günümüzde satışlar artık fiziksel salonlar yerine, Adalet Bakanlığı'nın Elektronik Satış Portalı üzerinden şeffaf bir şekilde yürütülmektedir.
Hacizli bir malın satışı sonsuza kadar beklenemez. Alacaklı, haciz tarihinden itibaren şu süreler içinde satış talep etmelidir:
Taşınır ve Taşınmaz Mallar: Hacizden itibaren 1 yıl içinde satış istenmelidir.
Sürenin Geçmesi: Eğer bu süre içinde satış istenmez veya masrafı yatırılmazsa, o mal üzerindeki haciz düşer. Bu durumda borçlu, haczin kaldırılmasını icra müdürlüğünden talep edebilir.
Satıştan önce malın piyasa değeri teknik bilirkişilerce belirlenir:
Bilirkişi İncelemesi: İcra müdürlüğü, taşınmazlar veya teknik cihazlar için bilirkişi atar.
Raporun Tebliği: Belirlenen değer borçluya ve alacaklıya bildirilir.
Kıymet Takdirine İtiraz: Taraflar, belirlenen değerin çok düşük veya çok yüksek olduğunu düşünüyorlarsa 7 gün içinde İcra Mahkemesi'nde dava açabilirler. Mahkemenin belirlediği değer kesin olup 2 yıl boyunca geçerlidir.
Artık ihaleler fiziksel olarak değil, internet üzerinden teklif verme usulüyle yapılır:
İlan: Satış ilanı portal üzerinden yayınlanır.
Teklif Verme: İsteyen herkes, malın muhammen (belirlenen) bedelinin %50'sini ve tüm masrafları kapsayacak bir tutarı teklif ederek ihaleye katılabilir.
İkinci Artırma: İlk ihalede alıcı çıkmazsa, süreç ikinci bir elektronik artırma ile devam eder.
Satış yapıldıktan sonra mülkiyetin kesinleşmesini engelleyen en önemli yol budur:
Gerekçeler: İhaleye fesat karıştırılması, ilanın usulsüz olması, satışın belirlenen değerin (masraflar dahil %50'nin) altında kalması veya tebligat hataları.
Süre: İhale tarihinden itibaren 7 gün içinde İcra Mahkemesi'nde dava açılmalıdır. Bu dava sonuçlanana kadar malın alıcıya tescili yapılmaz.
Satış bedeli tahsil edildikten sonra para şu sırayla dağıtılır:
Satış Masrafları: İlan, tellaliye ve yediemin ücretleri.
Rüçhanlı Alacaklar: Rehinli veya ipotekli alacaklar (örn: Banka kredisi).
Haciz Alacaklıları: İlk haczi koyan alacaklıdan başlanarak sıra cetveli oluşturulur.
Hacizli aracımı ihaleden kendim geri alabilir miyim? Borçlu bizzat ihaleye katılamaz; ancak borcu tamamen kapatarak satışı her aşamada durdurabilir. üçüncü şahıslar (akrabalar vb.) ise teminat yatırarak ihaleye girebilir.
Kıymet takdiri raporu gelmeden satış yapılabilir mi? Hayır. Malın bedeli yasal olarak kesinleşmeden satış ilanı verilemez. Bu, ihalenin feshi nedenidir.
E-İhale üzerinden alınan malın iadesi olur mu? İhale kesinleştikten sonra kural olarak iade yoktur. Alıcı, malı olduğu haliyle ("görüldüğü gibi") satın almış sayılır. Sadece "ihalenin feshi" davası ile süreç geriye döndürülebilir.
YASAL UYARI (DISCLAIMER): Bu içerik, hacizli malların satış süreçleri hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut bir olaya yönelik hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. İcra hukuku; 7 günlük kesin süreler, e-ihale prosedürleri ve teknik itirazlar içerdiğinden, olası hak kayıplarının önlenmesi için bir hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.