Kartal Avukat
İcra hukuku, alacaklının alacağına kavuşması ile borçlunun temel haklarının korunması arasında hassas bir denge üzerine kuruludur. Borçluya gönderilen ödeme emri, hukuki bir sürecin başladığını ve borçlunun belirli bir süre içinde savunma yapması gerektiğini bildiren resmi bir belgedir. Bu aşamada yapılacak olan itiraz, takibin durdurulması ve borcun esasına karşı çıkılması adına önem arz eden hak arama yoludur. özellikle İstanbul’un yargı yükü en yüksek bölgelerinden biri olan Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi icra müdürlüklerinde, itiraz sürelerinin ve usulünün doğru yönetilmesi, mülkiyet haklarının korunması açısından saniyelerle yarışan bir süreçtir.
İcra takibinde "tek bir süre" yoktur; sürenin uzunluğu ve itirazın yapılacağı merci, alacaklının başvurduğu takip türüne göre değişir:
İlamsız İcra Takiplerinde (Genel Haciz Yolu): Borçluya gönderilen "örnek No: 7" ödeme emrine karşı itiraz süresi, tebliğden itibaren 7 gündür. İtiraz, takibi başlatan icra müdürlüğüne yazılı veya sözlü (tutanağa geçirilmek kaydıyla) yapılır.
Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolunda (çek, Senet): "örnek No: 10" ödeme emrine karşı itiraz süresi sadece 5 gündür. Bu itiraz icra dairesine değil, İcra Hukuk Mahkemesi'ne bir dilekçe ile yapılmalıdır.
İlamlı İcra Takiplerinde: Mahkeme kararına dayanan takiplerde borcun esasına itiraz edilemez; ancak "borcun ödendiği" veya "zamanaşımına uğradığı" gibi iddialar icra mahkemesi nezdinde ileri sürülebilir.
İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 66 uyarınca, süresinde yapılan geçerli bir itiraz, icra takibini kendiliğinden durdurur.
Durdurma Etkisi: İtiraz edildiği andan itibaren alacaklı, borçlunun banka hesaplarına, maaşına veya mallarına yönelik haciz işlemi yapamaz.
İtirazın İptali Davası: Alacaklı, duran takibe devam edebilmek için mahkemede "İtirazın İptali" davası açmak zorundadır. Eğer mahkeme alacaklıyı haklı bulursa, borçlu aleyhine borcun %20'sinden az olmamak üzere "icra inkar tazminatı"na hükmedebilir.
Borçlunun elinde olmayan ağır bir engel (ağır hastalık, doğal afet vb.) nedeniyle 7 günlük süreyi kaçırması durumunda gecikmiş itiraz müessesesi devreye girer.
Süre: Engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren 3 gün içinde, engeli kanıtlayan tevsik edici belgeler ile birlikte İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurulmalıdır. Sadece "haberim yoktu" demek gecikmiş itiraz için yeterli değildir.
İstanbul Anadolu Yakası'nın tüm icra işlemleri merkezi olarak İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) bünyesinde toplanmıştır.
Tebligatın önemi: PTT aracılığıyla yapılan tebligatlarda, kapıya bırakılan "haber kağıdı" ve muhtara yapılan tebliğ işlemi süreyi başlatır. Tebliğ şerhinin sisteme işlenmesiyle süre saniyeler içinde işlemeye başlar.
UYAP Vatandaş Portalı: e-Devlet üzerinden erişilebilen UYAP sistemi sayesinde, hakkınızda açılmış bir takibi fiziki tebligat gelmeden önce öğrenebilir ve 7 günlük süreyi beklemeden itirazınızı sunabilirsiniz.
| Takip Türü | İtiraz Süresi | İtirazın Yapılacağı Merci | Takibi Durdurur mu? |
| İlamsız Takip (Adi Borç) | 7 Gün | İcra Müdürlüğü | Evet (Kendiliğinden) |
| Kambiyo Takibi (Senet/çek) | 5 Gün | İcra Hukuk Mahkemesi | Hayır (Tedbir Kararı Gerekir) |
| Kira Borcu Tahliye Talepli | 7 Gün | İcra Müdürlüğü | Evet (Tahliyeyi Durdurur) |
| İlamlı Takip (Mahkeme Kararı) | Süresiz (Şikayet) | İcra Hukuk Mahkemesi | Hayır (Tehir-i İcra Gerekir) |
İtiraz dilekçesinin içeriği, ileride açılacak davalardaki savunma hattınızı belirler:
İmzaya İtiraz: Borç senedindeki imzanın size ait olmadığını düşünüyorsanız, bunu "ayrıca ve açıkça" belirtmeniz gerekir. Aksi halde imza kabul edilmiş sayılır.
Borca İtiraz: Borcun miktarının yanlış olduğu, borcun ödendiği veya alacağın henüz muaccel (ödenebilir) olmadığı yönündeki itirazlardır.
Yetkiye İtiraz: İcra takibinin yetkisiz bir icra dairesinde açıldığını (örn: Borçlu Kartal'da otururken takibin Ankara'da açılması) iddia ediyorsanız, dilekçede doğru yetkili dairesini de belirtmeniz önem arz etmektedir.
İtiraz süresini 1 günle kaçırırsam ne olur?
Sürenin geçmesiyle takip kesinleşir. Bu aşamadan sonra ancak "Menfi Tespit Davası" (borçlu olmadığının tespiti davası) açılabilir; ancak bu dava haciz işlemlerini kendiliğinden durdurmaz.
Sözlü olarak "bu borç benim değil" demek yeterli mi?
İcra müdürlüğüne gidip tutanak tutulmadığı sürece sözlü beyanlar geçersizdir. İtirazın yazılı yapılması veya icra zaptına geçirilmesi zorunludur.
İcra dairesi başka şehirdeyse ne yapılmalı?
Bulunduğunuz yerdeki (örn: Kartal) icra dairesi aracılığıyla, asıl icra dairesine gönderilmek üzere "muhabere" kanalıyla itiraz edebilirsiniz.
İcra dosyasında ödeme emrine itiraz, saniyelerle ifade edilen hak düşürücü sürelerin ve usul kurallarının doğru yönetilmesini gerektiren teknik bir süreçtir. 7 günlük veya 5 günlük sürelerin kaçırılması, borçlu olunmasa dahi mülkiyetin haciz tehdidi altına girmesine neden olabilir. 2026 yılı yargı dünyasında dijitalleşen takip sistemleri (e-tebligat, UYAP) sayesinde süreçler çok daha şeffaf ancak hataya yer bırakmayacak kadar ciddidir. Hak kaybına uğramamak ve adli süreci yasal kurallara uygun yönetmek adına hukuki destek alınması önerilir.
İşbu içerik, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaylara uygulanacak kesin bir hukuki mütalaa niteliği taşımamaktadır. İcra ve iflas hukuku uygulamaları; takibin türüne, tebligat durumuna ve güncel yargı içtihatlarına göre değişkenlik gösterebilir. Hak kaybına uğramamak ve yasal süreleri kaçırmamak adına hukuki destek alınması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.