Kartal Avukat
İcra dairesinden gelen bir tebligat, borçlu için yasal bir sürecin başladığını gösterir. Ancak gönderilen bu tebligat (ödeme emri), borcun gerçek miktarını yansıtmıyor olabilir veya borç zaten ödenmiş olabilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK), borçluya bu tür hatalı işlemlere karşı koyma ve takibi durdurma hakkı tanımıştır.
Genel haciz yoluyla takiplerde (ilamsız takip), borçluya gönderilen ödeme emrine karşı iki temel itiraz yolu vardır:
Borca İtiraz: Borcun hiç doğmadığı, ödendiği, zamanaşımına uğradığı veya borç miktarının yanlış olduğu iddialarını kapsar.
İmzaya İtiraz: Takibe dayanak gösterilen senet (çek, bono vb.) üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia eden borçlunun başvurduğu yoldur. İmzaya itirazın "ayrıca ve açıkça" belirtilmesi önem arz etmektedir.
Yetkiye İtiraz: Takibin başlatıldığı icra dairesinin coğrafi olarak yetkisiz olduğu iddiasıdır.
İcra hukukunda süreler "kesin" olup telafisi güç kayıplara neden olabilir:
7 Günlük Süre: ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ilgili icra dairesine itiraz edilmelidir.
Nereye Yapılır? İtiraz, takibin başlatıldığı icra dairesine şahsen veya başka bir yerdeki icra dairesi aracılığıyla (muhabere yoluyla) yapılabilir.
Sonuç: Süresinde yapılan itiraz, icra takibini kendiliğinden (başka bir karara gerek kalmaksızın) durdurur. Bu aşamadan sonra alacaklı, mahkemeye başvurup itirazı bertaraf etmeden haciz işlemi yapamaz.
Takip durduktan sonra alacaklı, alacağını tahsil etmek için iki yoldan birini seçer:
İtirazın İptali Davası (Genel Mahkemeler): Alacaklı 1 yıl içinde bu davayı açabilir. Mahkeme borçluyu haksız bulursa, borçlu aleyhine en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilir.
İtirazın Kaldırılması (İcra Mahkemesi): Eğer alacaklının elinde İİK m. 68’de sayılan belgeler (noter senedi, imzalı ikrar vb.) varsa, daha hızlı bir yol olan icra mahkemesine başvurabilir.
Eğer takip bir mahkeme kararına (ilam) dayanıyorsa, "itiraz" kurumu işletilmez. Bu durumda borçlu, borcun itfa edildiğini (ödendiğini) veya ertelendiğini ileri sürerek icra mahkemesinden "İcranın Geri Bırakılması" talep etmelidir.
İstanbul Anadolu Adliyesi, icra müdürlüklerinin ve icra mahkemelerinin en yoğun olduğu merkezlerden biridir. Tebligat usulsüzlükleri durumunda açılacak "şikayet" davaları ile süresinde yapılmayan itirazlar için başvurulacak "gecikmiş itiraz" prosedürleri, bölge mahkemelerinin yerleşik uygulamalarına tabidir.
Soru: 7 günlük süreyi kaçırdım, ne yapabilirim? Cevap: Eğer süreyi elinizde olmayan ağır bir hastalık veya doğal afet gibi bir nedenle kaçırdıysanız, engelin kalkmasından itibaren 3 gün içinde "Gecikmiş İtiraz" yoluna başvurabilirsiniz. Aksi halde takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
Soru: "Borcum yoktur" diyerek dilekçe vermek yeterli mi? Cevap: İlamsız takiplerde genel olarak yeterlidir. Ancak imzaya itiraz edecekseniz bunu dilekçede mutlaka ayrıca belirtmelisiniz.
Soru: İtiraz edersem hapis cezası alır mıyım? Cevap: Hayır, icra takibine itiraz etmek anayasal bir hak arama yoludur. Ancak haksız olduğunuz ortaya çıkarsa "icra inkar tazminatı" gibi maddi yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz.
İcra hukuku, şekil şartlarının ve sürelerin hayati önem taşıdığı bir alandır. Bir günle kaçırılan itiraz süresi, aslında borçlu olmadığınız bir meblağı ödemek zorunda kalmanıza veya mallarınızın haczine yol açabilir. İtiraz dilekçesinin hukuki gerekçelerle zenginleştirilmesi ve alacaklının açacağı olası davalara karşı savunma stratejisinin belirlenmesi için bir hukukçu rehberliğinde hareket edilmesi önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki itiraz süreçleri hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. İcra süreçleri takibin türüne ve dayanağına göre büyük farklılıklar gösterir. Hak kaybına uğramamanız için bir bir hukukçudan destek almanız önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.