Kartal Avukat
Zamanaşımı, bir hakkın veya alacağın kanunla belirlenen süre içerisinde talep edilmemesi sonucunda, o hakkın dava edilebilme veya icra yoluyla zorla tahsil edilebilme niteliğini kaybetmesidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca zamanaşımı, borcu tamamen sona erdirmez; ancak borçluya "borcu ödemekten kaçınma" hakkı (def'i) tanır. İstanbul Anadolu Yakası ve Kartal bölgesindeki icra müdürlüklerinde yürütülen takiplerde, dosyanın uzun süre işlemsiz bırakılması "takip zamanaşımı" riskini doğurabilir.
Hukuk sistemimizde zamanaşımı süreleri, alacağın dayanağına göre farklılık gösterir:
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Sözleşmeden doğan genel alacaklar, fatura borçları ve mahkeme ilamına dayanan alacaklar bu kapsama girer.
Aşağıdaki alacaklar için kanun daha kısa bir süre öngörmüştür:
Kira bedelleri ve anapara faizleri.
Otel, lokanta ve benzeri yerlerdeki konaklama/tüketim bedelleri.
Perakende satışlar ve mesleki hizmet bedelleri (Avukatlık, mimarlık vb.).
Bir ortaklık sözleşmesine dayanan ve ortaklar arasındaki alacaklar.
Ticari hayatta sık kullanılan senet ve çeklerde süreler çok daha kısadır:
çek: İbraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıldır.
Bono (Senet): Vade tarihinden itibaren 3 yıldır.
(Not: İcra hukukunda alacak türlerinin zamanaşımı hiyerarşisi benzer bir teknik ayrım içerir).
Zamanaşımı, alacağın muaccel (ödenebilir) olduğu tarihte başlar. Ancak bazı durumlarda süre durur (işlemez):
Durma Halleri: Borçlu üzerinde alacaklının dava açamayacağı bir hukuki engel (örn: Evlilik devam ederken eşler arası alacaklar) varsa süre işlemez; engel kalkınca kaldığı yerden devam eder.
Kesilme Halleri (TBK m. 154): Alacaklı icra takibi başlatırsa, dava açarsa veya borçlu borcun bir kısmını ödeyerek borcu ikrar ederse zamanaşımı kesilir. Kesilen zamanaşımı, yapılan son işlemden itibaren sıfırdan tekrar başlar.
(Not: İcra takip ve zamanaşımı süreçleri benzer bir idari/yargısal hiyerarşi ile takip edilir).
Takip başladıktan sonra dosyanın "takipsiz" bırakılması en sık karşılanan hatadır. İİK m. 71 uyarınca, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı tarafından 1 yıl boyunca hiçbir işlem (haciz talebi, sorgulama vb.) yapılmazsa dosya işlemden kaldırılır. Bu durum zamanaşımını durdurmaz; eğer alacağın ana zamanaşımı süresi dolarsa borçlu "İcranın Geri Bırakılması" talebiyle mahkemeye başvurabilir. Hak kaybının önlenmesi adına hukuki destek tavsiye edilir.
Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden dikkate alınır mı? Hayır. Zamanaşımı bir "def'i"dir. Borçlu tarafından icra dairesine veya mahkemeye süresinde ileri sürülmelidir. Aksi takdirde mahkeme davayı görmeye, icra dairesi tahsilata devam eder.
İlamlı icrada (mahkeme kararı) zamanaşımı ne kadardır? İlama dayanan takiplerde zamanaşımı süresi, son işlem tarihinden itibaren 10 yıldır. 10 yıl boyunca hiçbir işlem yapılmayan ilamlı takiplerde borçlu zamanaşımı itirazında bulunabilir.
Zamanaşımına uğramış bir borç ödenirse geri alınabilir mi? Hayır. Zamanaşımı borcu ortadan kaldırmaz, sadece "eksik borç" haline getirir. Borçlu zamanaşımına uğramış bir borcu bilerek veya bilmeyerek öderse, bunu "sebepsiz zenginleşme" gerekçesiyle geri isteyemez.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Borçlar hukuku ve icra mevzuatı her somut olayın özelliklerine ve alacak türüne göre farklılık gösterebilir. Hak kaybının önlenmesi adına hukuki destek tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.