Kartal Avukat
İflas, borçlunun haczedilebilen tüm mal varlığının (müflis masası) nakde çevrilerek alacaklılara paylaştırıldığı toplu bir tasfiye rejimidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca iflas, kural olarak borçların hukuken "silinmesi" sonucunu doğurmaz; ancak borçlunun hukuki statüsüne (gerçek veya tüzel kişi) göre alacağın tahsil edilebilirliğini kökten değiştirir. İstanbul Anadolu Yakası ve Kartal bölgesindeki ticaret mahkemeleri nezdinde yürütülen iflas dosyalarında, tasfiye sonu işlemleri borç sorumluluğunun devamı açısından belirleyicidir.
Şirketlerin iflası, tüzel kişiliğin sona ermesine yönelik bir süreçtir:
Ticaret Sicilinden Terkin: İflas tasfiyesi kapandıktan sonra şirket ticaret sicilinden silinir. Sicilden silinme ile birlikte şirketin hukuk alemindeki varlığı sona erer.
Muhatapsız Kalma: Tüzel kişiliği sona eren bir şirketin artık borç ödeme kabiliyeti ve alacaklıların başvurabileceği bir "borçlu" sıfatı kalmaz. Bu durum teknik olarak borcun silinmesi değil, borçlunun yok olmasıdır.
Sorumluluğun Devamı: Şirketin mal varlığı borçları karşılamaya yetmese dahi; ortakların ödenmemiş sermaye borçları veya yöneticilerin (Yönetim Kurulu/Müdürler) kusurlu eylemleri nedeniyle "Sorumluluk Davası" (TTK m. 553) yoluyla şahsi varlıklarına gidilebilir.
Gerçek kişilerin (tacir olan şahıslar) iflasında durum şirketlerden farklıdır:
Borç ödemeden Aciz Belgesi (İİK m. 251): Tasfiye sonunda alacağını alamayanlara bu belge verilir. Bu belge ile alacaklı, borçluya karşı ancak borçlunun "yeni mal iktisap etmesi" durumunda tekrar takip yapabilir.
Şahsi Sorumluluk: Şahıs, şirketler gibi sicilden silinerek yok olamayacağı için, hayatta olduğu sürece (ve vefatında mirasçıları üzerinden) borç sorumluluğu, zamanaşımı süreleri dahilinde devam eder.
İflas süreci tamamlansa dahi bazı alacak türleri özel koruma altındadır:
Vergi ve SGK Borçları: Şirketin mal varlığından tahsil edilemeyen kamu alacakları için 6183 sayılı Kanun uyarınca yönetim kurulu üyeleri ve kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarına "asıl borçlu" gibi başvurulabilir.
Kefalet Sorumluluğu: Asıl borçlunun (şirketin) iflas etmesi veya sicilden silinmesi, borca kefil olan üçüncü kişilerin sorumluluğunu sona erdirmez; alacaklı doğrudan kefilden tahsilat talep edebilir.
Hileli ve Taksirli İflas: İflasın kasten veya ağır kusurla (mal kaçırma vb.) meydana geldiği saptanırsa, borçlular Türk Ceza Kanunu kapsamında yargılanır ve hukuki korumalardan yararlanamazlar. Hak kaybının önlenmesi adına hukuki destek tavsiye edilir.
İflas eden şirketin ortakları tüm borçtan sorumlu mudur? Sermaye şirketlerinde (Ltd. ve A.Ş.) ortaklar, sadece taahhüt ettikleri sermaye miktarı kadar sorumludur. Şahıs şirketlerinde (Kollektif vb.) ise ortaklar tüm mal varlıklarıyla borçtan sorumludur.
İflasın kapanmasından sonra gizli kalmış bir mal bulunursa ne olur? Bu durumda "Ek Tasfiye" (İhya) süreci başlatılır. Şirket geçici olarak sicile yeniden kaydedilir, bulunan mal satılır ve alacaklılara dağıtılarak süreç tekrar kapatılır.
İflas kararı alan bir kişi tekrar kredi çekebilir mi? Hukuken engel olmasa da, iflas kaydı sicilde yer aldığı sürece bankaların kredi tahsis süreçlerinde güvenilirlik (kredi notu) engeline takılması muhtemeldir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. İcra ve İflas mevzuatı ile şirketler hukuku uygulamaları her somut olayın özelliklerine ve güncel yargı kararlarına göre farklılık gösterebilir. Hak kaybının önlenmesi adına hukuki destek tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.