Kartal Avukat
İmar planları, mülkiyet hakkının kullanımını kamu yararı adına sınırlandıran ve şehircilik ilkelerini belirleyen anayasal dayanaklı belgelerdir. 3194 sayılı İmar Kanunu’na aykırı olarak inşa edilen yapılar, idari yaptırımların yanı sıra Türk Ceza Kanunu m. 184 kapsamında "İmar Kirliliğine Neden Olma" suçu çerçevesinde cezai sorumluluk da doğurabilir.
Bir yapının ruhsatsız veya ruhsata aykırı olduğu tespit edildiğinde, idare (Belediye veya İl özel İdaresi) m. 32 uyarınca süreci başlatır:
Mühürleme: Yapı tatil zaptı düzenlenerek inşaat derhal durdurulur. Bu zaptın bir nüshası yapıya asılır.
Düzeltme Süresi: Malike aykırılığı gidermesi veya ruhsat alması için en fazla 30 gün süre verilir.
İtiraz: Yapı tatil zaptı bir "icrai işlem" olup, bu aşamada yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açılması stratejik öneme sahiptir.
Eğer aykırılık 30 gün içinde giderilmezse, Belediye Encümeni iki temel karar alır:
Yıkım Kararı (m. 32): Yapının mevzuata uygun hale getirilemeyen kısımlarının yıkılmasına karar verilir.
İmar Para Cezası (m. 42): Aykırılığın niteliğine, alanın büyüklüğüne ve mülkiyetin durumuna göre hesaplanan fahiş tutarlı para cezaları kesilir.
İdarenin tesis ettiği bu işlemlere karşı yargı yolu açıktır. Davalar İdare Mahkemelerinde açılır:
Yıkım Kararının İptali: İdarenin yıkım kararının usul veya esas yönünden (örn: ölçüm hatası, ruhsata uygunluk) hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılır.
Para Cezasına İtiraz: Hesaplanma yöntemindeki hatalar veya tebligat usulsüzlükleri nedeniyle açılır.
İmar Planının İptali: Yapının aykırı duruma düşmesine neden olan yeni imar planı veya plan değişikliğinin "Şehircilik İlkelerine" aykırılığı iddiasıyla açılır. Bu dava kazanılırsa, yapı üzerindeki aykırılık iddiası dayanaksız kalabilir.
Görevli Mahkeme: İmar hukukuna ilişkin tüm iptal ve tazminat davalarında İdare Mahkemeleri görevlidir.
Yetki: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. İstanbul Anadolu yakasındaki (Kartal, Maltepe, Pendik vb.) imar uyuşmazlıkları için yetkili merci İstanbul İdare Mahkemeleridir. (Anadolu yakasındaki işlemler için de yargılama yetkisi İstanbul İdare Mahkemelerindedir).
İmar davaları, hukuk nosyonu ile teknik (mimari/mühendislik) verilerin birleştiği uzmanlık alanlarıdır.
Bilirkişi İncelemesi: Mahkemece atanan heyetin, taşınmaz başında yaptığı ölçümlerin fen kurallarına uygunluğu denetlenmelidir.
Yürütmenin Durdurulması (YD): Yıkım kararlarında YD kararı alınmazsa, dava sürerken yapının yıkılması riski doğar. Bu nedenle "telafisi güç zarar" olgusu güçlü argümanlarla ispatlanmalıdır.
Takip: Sürecin bir hukukçu ile takibi; 60 günlük hak düşürücü sürelerin yönetimi, imar para cezası hesaplamalarındaki teknik hataların tespiti ve usul ekonomisi çerçevesinde mülkiyet hakkının korunması açısından esastır.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, imar planına aykırı yapılar ve idari yargı süreçleri hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. İmar hukukundaki süreler (tebligattan itibaren 60 gün) ve teknik itirazlar son derece kritiktir. Somut olaydaki mülkiyet haklarınızın korunması için bir bir hukukçudan destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.