Kartal Avukat
İş Kazası, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işverenin yürüttüğü iş nedeniyle veya işe gidip geliş yolunda meydana gelen, kişiyi hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olaydır. Hukuki açıdan sadece fabrikada yaşanan olaylar değil; servis yolculuğu, emzirme izni veya iş dışındaki bir görevlendirme sırasındaki kazalar da "İş Kazası" kapsamındadır. 2026 yılı yargı pratiğinde, işverenin sadece "eğitim vermesi" yeterli görülmemekte, bu eğitimin sahada uygulanıp uygulanmadığının denetlenmesi (gözetme borcu) tazminat sorumluluğunun temelini oluşturmaktadır. Hak kaybını önlemek için profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Bir kazanın hukuki statü kazanması için zamanında bildirim hayati önem taşır:
İşveren İçin: Kazayı, yerel kolluk kuvvetlerine (polis/jandarma) derhal; SGK’ya ise kazadan sonraki en geç 3 iş günü içinde bildirmek zorundadır.
İşçi İçin: İşveren bildirim yapmazsa, işçi doğrudan SGK’ya başvurarak "İş Kazası Tespiti" isteyebilir. Bu tespit, tedavi masrafları ve maluliyet maaşı için ön koşuldur.
İş kazası mağduru işçi veya hayatını kaybeden işçinin yakınları şu davaları açabilir:
Maddi Tazminat: İşçinin kaza nedeniyle uğradığı kazanç kaybı, tedavi giderleri ve gelecekteki çalışma gücü kaybı (efor kaybı) hesaplanarak ödenir.
Manevi Tazminat: Kazanın yarattığı bedensel acı ve ruhsal çöküntünün telafisi için hakim tarafından takdir edilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: ölümlü kazalarda, işçinin desteğinden mahrum kalan yakınları (eş, çocuk, anne-baba) tarafından talep edilir.
Mahkeme, tazminata hükmetmeden önce şu iki raporu temel alır:
Kusur Raporu: İş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti; işverenin, işçinin ve varsa üçüncü kişilerin hata oranlarını (örn: %70 işveren, %30 işçi) belirler.
Maluliyet Raporu: SGK Sağlık Kurulu veya Adli Tıp Kurumu tarafından, işçinin vücut bütünlüğündeki kayıp oranı (örn: %15 iş göremezlik) tespit edilir.
Kendi hatamla kaza yapsam da tazminat alabilir miyim? Evet. İş hukukunda "tam kusur" nadiren sadece işçiye verilir. İşveren, kaza riskini öngörmek ve işçinin hata yapmasını engelleyecek bariyerleri (teknik önlemleri) kurmakla yükümlüdür. İşçinin kusuru sadece tazminat miktarından indirim yapılmasına neden olur.
İş kazası davasında zamanaşımı süresi nedir? İş kazası tazminat davalarında zamanaşımı süresi kazadan itibaren 10 yıldır. Ancak kaza bir suç teşkil ediyorsa, ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı süreleri uygulanabilir.
Kartal ve İstanbul Anadolu Yakası'nda davalar nerede açılır? Kartal, Maltepe, Pendik gibi ilçelerdeki uyuşmazlıklar için yetkili yer İstanbul Anadolu İş Mahkemeleridir. Dava açılmadan önce Arabuluculuk süreci zorunludur.
İş kazası davaları, karmaşık teknik raporlar ve aktüeryal hesaplamalar içeren uzun soluklu süreçlerdir. 2026 yılı hukuk vizyonunda, iş kazası sadece bir "kader" değil, büyük oranda önlenebilir bir "sistem hatası" olarak görülmektedir. Kazanın hemen ardından delillerin (fotoğraf, tanık, kaza tutanağı) sabitlenmesi ve hakların takibi için sürecin başından itibaren hukuki destek mekanizmalarının işletilmesi, adaletin tesisi için önem arz eden adımdır.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Her vaka; kusur oranlarına, yaralanmanın derecesine ve işyeri şartlarına göre farklılık gösterir. Hak kaybına uğramamak adına bir hukukçuya danışmanız önem arz eder.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.