Kartal Avukat
Ticaret hukuku ve sözleşmeler disiplini, güven ve süreklilik esasına dayanan ticari hayatın temel taşıdır. İstanbul’un ticaret, sanayi ve lojistik merkezlerinden biri olan Kartal bölgesinde faaliyet gösteren işletmeler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde kurgulanan sözleşmelerle haklarını güvence altına almaktadır. Ticari bir uyuşmazlığın ikame edilmesi, sadece bir anlaşmazlık değil; "basiretli bir iş adamı" gibi davranma yükümlülüğünün ve yasal sürelerin takibinin mütemmim cüzüdür (ayrılmaz parçasıdır).
Ticari sözleşmeler, tarafların hür iradeleriyle oluşturdukları ve saniyeler içinde ahde vefa (pacta sunt servanda) ilkesi gereği bağlı kaldıkları yasal metinlerdir. Kartal’daki sanayi ve hizmet sektöründe en sık başvurulan sözleşme tipleri şunlardır:
Alım-Satım ve Tedarik Sözleşmeleri: Malın teslimi ve bedelin ödenmesi borçlarını düzenler.
Acente ve Distribütörlük Sözleşmeleri: Ticari temsil ve satış ağlarının yasal sınırlarını çizer.
Eser ve İnşaat Sözleşmeleri: özellikle kentsel dönüşüm sürecindeki Kartal’da, yüklenici ve iş sahibi arasındaki teknik detayları belirler.
Ticari Kira Sözleşmeleri: İş yeri ve fabrika kiralamalarında TBK çatılı iş yeri hükümlerine tabidir.
Gizlilik ve Rekabet Etmeme Sözleşmeleri: Ticari sırların korunması ve pazar payının muhafazası için kurgulanır.
Sözleşmenin ihlali, sadece borcun ödenmemesi değil; ayıplı ifa veya geç teslimat gibi durumları da kapsar. Kartal bölgesinde yoğunlaşan ticari uyuşmazlıkların temel nedenleri şunlardır:
Borçlunun Temerrüdü: Borcun muaccel (ödenebilir) olmasına rağmen ifa edilmemesi. Bu durumda usulüne uygun bir ihtarname keşide edilmesi yasal takip öncesi kritiktir.
Ayıplı Mal ve Hizmet: Teslim edilen malın sözleşmedeki nitelikleri taşımaması. Ticari satışlarda alıcı, malı teslim aldıktan sonra makul süre içinde muayene etmek ve kusurları tevsik ederek bildirmekle yükümlüdür.
Mücbir Sebep İddiaları: Beklenmedik durumlar nedeniyle sözleşmenin ifasının imkansızlaşması veya aşırı güçleşmesi.
Haksız Fesih: Sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın veya ihbar sürelerine uyulmadan sona erdirilmesi sonucu doğan tazminat talepleri.
Ticari uyuşmazlıkların çözümünde hız ve gizlilik, mali istikrar için hayati önem taşır. 2026 yılı itibarıyla izlenen güncel yollar şunlardır:
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve TTK uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda mahkemeye gitmeden önce arabuluculuk kurumuna başvurulması zorunludur. Arabuluculuk son tutanağı düzenlenmeden açılan davalar, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Bu süreç, tarafların uzlaşması durumunda mahkeme kararı ilam niteliğinde belge sağlar.
Uzlaşma sağlanamaması halinde uyuşmazlık, İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) bünyesindeki Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde görülür. Bu yargılamada ticari defterlerin incelenmesi ve teknik bilirkişi raporları hükme esas alınır.
Taraflar, sözleşmelerine koyacakları bir "tahkim şartı" ile uyuşmazlıklarını mahkeme yerine hakem heyetleri vasıtasıyla çözebilirler. Tahkim, özellikle ticari sırların korunması gereken durumlarda tercih edilen hızlı bir yöntemdir.
Sözleşme henüz imzalanmadan önce yapılacak bir risk analizi, ilerideki yüksek maliyetli davaları engeller. Dikkat edilmesi gereken temel hususlar:
Yetki Şartı: Anlaşmazlık halinde hangi yer mahkemelerinin (örn: İstanbul Anadolu) yetkili olduğu netleşmelidir.
Cezai Şart: Sözleşmeye aykırılık durumunda ödenecek tazminat miktarı önceden belirlenerek caydırıcılık sağlanmalıdır.
Delil Sözleşmesi: Hangi belgelerin (e-posta, dijital kayıtlar) mahkemede delil sayılacağı kararlaştırılabilir.
Tevsik Zorunluluğu: Tüm süreçlerin yazılı olarak belgelenmesi, ispat hukuku açısından mütemmim cüzdür.
Ticari sözleşmelerde faiz oranı nasıl belirlenir? Tacirler arası işlerde temerrüt halinde avans faizi (ticari faiz) talep edilebilir. Sözleşmede daha yüksek bir oran serbestçe kararlaştırılabilir.
Sözleşme feshinde ihbar süresi nedir? TTK m. 18/3 uyarınca, tacirler arası fesih veya temerrüt ihtarlarının noter aracılığıyla, iadeli taahhütlü mektupla veya KEP üzerinden yapılması ispat bakımından önem arz etmektedir.
Kartal Adliyesi'nde ticari davalar ne kadar sürer? Delillerin toplanma hızı ve bilirkişi raporlarına bağlı olarak genellikle 12-24 ay arasında sonuçlanabilmektedir.
Ticari uyuşmazlıklar, bir tebligat veya madde yazımı hatasının ağır maddi kayıplara dönüştüğü teknik bir sahadır. Kartal bölgesindeki işletmelerin, ticari geleceğini teminat altına alması için sözleşme hazırlığı, arabuluculuk ve dava süreçlerini titizlikle yönetmesi gerekir. 2026 yılı yargı içtihatları ışığında bilinçli yasal adımlar atılması, ticari istikrarın anahtarıdır. Hak kaybına uğramamak ve süreci yasal kurallara uygun yönetmek adına hukuki destek alınması önerilir.
İşbu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olaylara uygulanacak kesin bir hukuki mütalaa niteliği taşımamaktadır. Ticaret hukuku ve sözleşme süreçleri; uyuşmazlığın türüne, tarafların sıfatına ve güncel mevzuat değişikliklerine göre değişkenlik gösterebilir. Hak kaybına uğramamak ve yasal süreleri kaçırmamak adına süreci bir hukukçu ile yönetmeniz ve hukuki destek almanız önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.