Kartal Avukat
Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği bir sözleşmedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca, kefilin sorumluluğu "fer'i" nitelikte olup asıl borca bağlıdır. İstanbul Anadolu Yakası ve Kartal bölgesindeki ticari ve bireysel kredilerde, kefillere yönelik başlatılan icra takipleri, kefalet türüne (adi veya müteselsil) göre farklı usuli savunmaları beraberinde getirir.
(Not: Kefalet türleri arasındaki sorumluluk hiyerarşisi benzer bir teknik ayrım içerir).
Kefilin icra takibi karşısındaki konumu, imzaladığı sözleşmedeki kefalet türüne göre belirlenir:
Adi kefalette alacaklı, borçluyu takip etmeden doğrudan kefile gidemez. Kefil, mahkemede veya icra dairesinde "Tartışma Def'i" ileri sürerek; alacaklının önce asıl borçluya başvurmasını, onun mallarını haczettirmesini ve borcun tahsil edilemediğinin belgelenmesini (aciz vesikası) talep edebilir.
Eğer kefil, "müteselsil kefil" sıfatıyla imza atmışsa, alacaklı asıl borçluya gitmeden veya onun mallarını paraya çevirmeden doğrudan kefile icra takibi başlatabilir. Günümüzde banka kredileri ve ticari sözleşmelerin büyük çoğunluğu müteselsil kefalet esasına dayanır.
(Not: İcra takip ve itiraz süreçleri kefiller için de benzer bir hiyerarşi ile işler).
Kefalet nedeniyle ödeme emri tebliğ alındığında şu hususlar denetlenmelidir:
Kefaletin Geçerlilik Şartları: Kefalet sözleşmesinin; kefilin el yazısıyla "azami miktar", "kefalet tarihi" ve "müteselsil" ibaresini içermesi zorunludur. Ayrıca evli kişilerde eşin yazılı rızası bulunmayan kefaletler (bazı ticari istisnalar hariç) geçersizdir.
ödeme Emrine İtiraz (İİK m. 62): Borcun miktarında hata varsa veya asıl borçlu borcu ödemişse, tebliğden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edilmelidir.
Def'i ve İtirazların İleri Sürülmesi: Kefil, asıl borçluya ait olan tüm def'ileri (örn: Zamanaşımı, borcun ödenmiş olması, takas) alacaklıya karşı ileri sürme hakkına ve yükümlülüğüne sahiptir.
(Not: İcra hukukunda 7 günlük itiraz süresi kefiller için de hak düşürücü niteliktedir).
Borcu ödeyen kefil, ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Yani kefil, artık alacaklı konumuna geçer ve;
Asıl borçluya karşı "Rücu Davası" açabilir.
Alacaklının asıl borçlu lehine sahip olduğu rehin, ipotek veya diğer güvencelerden yararlanabilir.
ödediği asıl borcun yanı sıra, işlem işlemiş faiz ve masrafları da borçludan talep edebilir.
Kartal bölgesindeki icra müdürlüklerinde görülen dosyalarda, kefilin maaş haczine veya mal varlığı hacizlerine karşı "haczedilemezlik" veya "meskeniyet" iddiaları genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Kefalet limitinin aşılıp aşılmadığı ve faiz yükünün yasal sınırlarda olup olmadığı bilirkişi incelemeleriyle netleştirilir. Hak kaybının önlenmesi adına hukuki destek tavsiye edilir.
Eşimin haberi olmadan kefil oldum, icra durdurulabilir mi? TBK m. 584 uyarınca eşin yazılı rızası alınmadan yapılan kefaletler kural olarak geçersizdir. Bu durumda icra mahkemesinde dava açılarak takibin iptali veya kefaletin geçersizliği talep edilebilir.
Asıl borçlu konkordato ilan ederse kefilin durumu ne olur? Asıl borçlunun konkordato mühleti alması, kural olarak müteselsil kefile karşı takip yapılmasını engellemez. Ancak alacaklının konkordato projesine rıza gösterirken kefilin haklarını saklı tutması gerekir.
Kefil olduğum borç ne zaman zamanaşımına uğrar? Kefilin sorumluluğu, asıl borcun zamanaşımına uğramasıyla sona erer. Ayrıca şahsi kefaletlerde, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yıl geçmesiyle kefilin sorumluluğu kendiliğinden sona erer (uzatılmadığı takdirde).
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Borçlar hukuku ve icra mevzuatı her somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Hak kaybının önlenmesi adına hukuki destek tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.