Kartal Avukat
Kentsel dönüşüm süreci, arsa sahipleri ile yüklenici (müteahhit) firmalar arasında kurulan ve mülkiyet devri ile inşaat yapım borcunu içeren karmaşık bir hukuki ilişkiye dayanır. Bu ilişkinin temel belgesi olan Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, her iki tarafa da ağır sorumluluklar yükler. Ancak uygulamada; finansal yetersizlikler, teknik hatalar veya kötü niyetli yaklaşımlar nedeniyle inşaatların durması, eksik teslim edilmesi veya ruhsata aykırı yapılması gibi uyuşmazlıklar sıklıkla görülmektedir. Taşınmazın yenilenme sürecinde karşılaşılan bu engelleri aşmak için yasal hakların ve yargısal yolların doğru zamanda kullanılması hayati önem taşır.
İnşaatın sözleşmede kararlaştırılan tarihte bitirilmemesi veya iskan alınarak anahtar tesliminin yapılmaması, yüklenicinin temerrüdü anlamına gelir.
Gecikme (Kira) Tazminatı: Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, teslim tarihinin aşılması durumunda yüklenici, gecikilen her ay için arsa sahibine rayiç kira bedeli tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür.
Sözleşmenin Feshi ve Tahliye: 6306 sayılı Kanun'da yapılan yeni düzenlemeler uyarınca; inşaatın durması veya yüklenicinin işe başlamaması durumunda, maliklerin salt çoğunluğu (%50+1) ile sözleşmenin feshi için idari başvuru yapılabilir. Bu yol, yıllarca süren mahkeme süreçlerine alternatif olarak sürecin hızlanmasını sağlar.
Projeye aykırı olarak dairelerin sözleşmede vaat edilen metrekareden küçük yapılması, inşaat hukukunda "Ayıplı İfa" veya "Eksik İş" olarak nitelendirilir.
Net ve Brüt Alan Denetimi: Uyuşmazlıkların çoğu, sözleşmede alanın "net" mi yoksa "brüt" mü olduğu belirtilmemesinden kaynaklanır. Hukuken esas olan, bağımsız bölümün içindeki kullanılabilir "net alan"dır.
Bedel İndirimi Talebi: Eğer dairede metrekare kaybı mevcutsa, arsa sahibi eksilen kısmın piyasa değeri üzerinden Bedel İndirimi veya tazminat davası açabilir. Bu aşamada mahkeme aracılığıyla yapılacak bir Delil Tespiti ispat hukuku açısından kritiktir.
Yüklenici, inşaatı sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Teknik Şartname standartlarına uygun yapmak zorundadır.
Açık ve Gizli Ayıp: Teslim anında gözle görülebilen eksiklikler (açık ayıp) teslim tutanağına şerh düşülerek bildirilmelidir. Kullanımla ortaya çıkan (örn: İzolasyon sorunları, tesisat sızıntıları) gizli ayıplar ise ortaya çıkar çıkmaz yükleniciye ihbar edilmelidir.
Eksiklerin Giderilmesi: Arsa sahibi, eksik işlerin bedelini talep edebileceği gibi; işin başkasına yaptırılarak masraflarının yükleniciden tahsil edilmesini de isteyebilir.
Yüklenicinin işi tamamen bırakması ve inşaatın belirli bir seviyede (örn: %70 ve üzeri) kalması durumunda sözleşmeyi feshetmek her zaman ekonomik bir çözüm olmayabilir.
Yetki Talebi: Türk Borçlar Kanunu m. 113 uyarınca malikler, mahkemeden alacakları izinle inşaatı bizzat veya başka bir firma aracılığıyla yüklenici nam ve hesabına tamamlayabilirler.
Masrafların Karşılanması: Tamamlama giderleri için mahkemece yükleniciye ait bağımsız bölümlerin satışına izin verilerek finansman sağlanabilir. Bu yöntem "Nama İfa" olarak adlandırılır.
Binanın fiziksel olarak bitmesi, hukuken teslim edildiği anlamına gelmez. İskan belgesinin alınması, yüklenicinin asli edimidir.
İdari ve Mali Riskler: İskan alınmayan binalarda kat mülkiyeti kurulamaz (kat irtifakında kalınır) ve şantiye tarifesi üzerinden yüksek faturalar ödenir.
Tazminat Hakkı: İskan belgesi alınana kadar geçen sürede arsa sahiplerinin uğradığı değer kaybı ve yüksek abonelik giderleri yükleniciden tazminat olarak talep edilebilir.
Müteahhit iflas ederse tapum tehlikeye girer mi? APKİS noterde "düzenleme şeklinde" yapılmışsa ve tapuya şerh edilmişse, arsa payınız yüklenicinin şahsi borçlarına karşı belirli ölçüde korunur. Ancak yüklenici iflas ederse, inşaatın tamamlanması için mahkeme kanalıyla yeni bir yol haritası (fesih veya nama ifa) çizilmelidir.
Daireyi teslim alırken tutanağa imza atmalı mıyım? Eğer eksiklikler varsa, tutanağa "Eksik ve ayıplı işler nedeniyle talep ve dava haklarım saklıdır" şeklinde bir ihtirazi kayıt düşmeden imza atmamalısınız. Şerh düşülmeden alınan teslimat, mevcut durumu kabul ettiğiniz karinesini doğurur.
Yarım kalan inşaat için belediye müdahale edebilir mi? Eğer inşaat güvenlik riski taşıyorsa veya ruhsat süresi dolmuşsa belediye idari yaptırım uygulayabilir. Ancak özel hukuk sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve teslim uyuşmazlıkları belediyenin değil, hukuk mahkemelerinin görev alanındadır.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, kentsel dönüşüm süreçlerinde yaşanan inşaat uyuşmazlıkları ve hukuki çözüm yolları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İnşaat ve Gayrimenkul Hukuku; ispat yükü yönetimi, teknik bilirkişi analizleri ve hak düşürücü sürelerin takibi gibi teknik detaylar içeren bir alandır. Yanlış kurgulanan bir ihtarname veya usulsüz bir fesih işlemi, haklıyken ağır tazminat yükleri altına girilmesine yol açabilir. Bu nedenle, kentsel dönüşüm uyuşmazlıklarında bir hukukçu rehberliğinde yürütülen süreçlerle hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.