Kartal Avukat
Bireysel veya ticari kredi borçlarının ekonomik dalgalanmalar neticesinde muaccel (ödenebilir) hale gelmesi ancak ifa edilememesi, borçlu üzerinde ciddi bir cebri icra baskısı yaratır. Borcun yasal takip sürecine intikal etmesi, sadece malvarlığı üzerinde haciz riski doğurmakla kalmaz, aynı zamanda fahiş temerrüt faizleri ve icra masrafları ile borç yükünün geometrik olarak artmasına neden olur. Kredi borcu yapılandırması, bu mali krizin aşılması amacıyla borcun yeniden vadelendirilmesini sağlayan bir sözleşme revizyonudur. Kartal ve İstanbul Anadolu Yakası genelinde, İstanbul Anadolu Adliyesi icra dairelerinin yoğunluğu göz önüne alındığında, yapılandırma sürecinin yasal zemin üzerinde ve doğru stratejiyle yürütülmesi finansal geleceğin korunması açısından kritiktir.
Yapılandırma, mevcut kredi sözleşmesinin şartlarının (vade, faiz, taksit miktarı) tarafların karşılıklı irade beyanıyla değiştirilmesidir. Hukuken bu işlem bir "Yenileme" (Tecdid) veya mevcut borcun şartlarında iyileştirme olarak kabul edilebilir.
BDDK 2026 Güncel Mevzuatı: Bankalar, 2024 sonunda yürürlüğe giren ve 2026 yılındaki güncel uygulamalarla desteklenen kararlar uyarınca, kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçlarını belirli şartlar dahilinde 60 aya kadar yapılandırma imkanına sahiptir.
Temerrüt Faizi Sınırı: Yapılandırma esnasında uygulanacak faiz oranları, Merkez Bankası ve BDDK tarafından belirlenen referans oranları aşamaz. Bu sınırların denetimi, borçlunun haksız faiz yükü altında kalmasını önlemek adına hayati önem taşır.
Borçlular için iki ana yol mevcuttur:
| Yapılandırma Türü | Uygulama Zamanı | Temel Şartlar |
| Banka İle Uzlaşma (İdari) | Yasal takip öncesi veya esnası | Bankanın rızası önem arz etmektedir. Vade 60 aya kadar uzayabilir. |
| Yasal Taksitlendirme (İİK m. 111) | İcra takibi kesinleştikten sonra | Bankanın rızası gerekmez. Borcun 1/4'ü peşin, kalan 3 taksitte ödenmelidir. |
| Varlık Yönetim Şirketi İle Sulh | Borç temlik edildikten sonra | Bankadan borcu devralan şirketle yapılan yüksek indirimli pazarlıklardır. |
Yapılandırma süreci, sadece bankaya gidip dilekçe vermek değildir; bir "sulh protokolü" yönetimidir.
Güncel Borç Dökümünün Alınması: Anapara, akdi faiz, temerrüt faizi ve varsa icra masrafları kalem kalem ayrıştırılmalıdır.
Mali Yeterlilik Analizi: Borçlunun sürdürülebilir ödeme gücü tespit edilmelidir. ödenemeyecek bir yapılandırma protokolü, borcu daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir.
Protokol Metninin İncelenmesi: Bankalar tarafından hazırlanan standart sözleşmelerdeki ağır maddeler (örn: Yetkisiz yetki şartları, fahiş cezai şartlar) denetlenmelidir.
İbraname ve Dosya Kapatma: Yapılandırma bittiğinde veya borç ödendiğinde, bankadan mutlaka "Borcu Yoktur" (İbra) belgesi alınmalı ve icra müdürlüğüne sunularak hacizlerin kaldırılması sağlanmalıdır.
Borç Kartal'daki icra dairelerinde bir dosyaya dönüşmüşse, yapılandırma süreci daha teknik bir hal alır.
Hacizlerin Durdurulması: Yapılandırma protokolüne "taksitler ödendiği sürece haciz işlemlerinin durdurulacağı" yönünde hüküm eklenmesi gerekir. Aksi takdirde banka hem taksit alıp hem de haciz işlemlerine devam edebilir.
Taahhüdü İhlal Riski: İcra dairesinde verilen ödeme taahhütleri ihlal edildiğinde, alacaklının şikayeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsi gündeme gelebilir. Bu nedenle taahhütlerin yasal geçerlilik şartlarına (miktarın netliği, faiz hesabı vb.) uygunluğu mutlaka kontrol edilmelidir.
Banka yapılandırma talebini reddedebilir mi?
Evet. İdari yapılandırma bankanın takdirindedir. Ancak borçlu, İcra ve İflas Kanunu madde 111 uyarınca yasal şartları (1/4 peşin, 3 taksit) yerine getirirse bankanın rızasına bakılmaksızın taksitlendirme hakkına sahiptir.
Yapılandırma faizi çok yüksek, itiraz edilebilir mi?
Yapılandırma bir sözleşmedir; taraflar özgür iradesiyle imzalar. Ancak uygulanan faiz oranı BDDK'nın belirlediği tavan oranların üzerindeyse, "aşırı yararlanma" veya "kanuna aykırılık" nedeniyle iptali veya uyarlanması istenebilir.
Borcum Varlık Yönetim Şirketi'ne (VYS) satılmış, ne yapmalıyım?
Bu durumda banka ile değil, borcu devralan VYS ile muhatapsınızdır. VYS'ler borcu iskontolu devraldığı için genellikle bankadan daha esnek yapılandırma ve anapara indirimi sunabilirler.
Kredi borcu yapılandırması, finansal bir dar boğazdan çıkış bileti olabileceği gibi, hatalı kurgulandığında borcun kartopu gibi büyümesine de neden olabilir.
Tevsik: Yapılan tüm ödemeler banka kanalıyla yapılmalı ve dekontlarda "Yapılandırma Protokolü uyarınca ödeme" ibaresi yer almalıdır.
Alternatifler: Yapılandırma reddedilirse; "Borç Transferi", "Konkordato" veya "İtirazın İptali Davası" gibi yan yollar değerlendirilmelidir.
Hukuki Destek: Yapılandırma sözleşmelerindeki teknik detayların analizi, haksız faizlerin ayıklanması ve icra dosyasındaki hacizlerin kaldırılması süreçlerinde bir hukukçudan hukuki destek alınması hak kayıplarının önlenmesi açısından önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: İşbu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her kredi dosyası; borcun miktarı, faiz oranları, teminat durumu ve güncel BDDK kararları doğrultusunda farklı yasal prosedürlere tabi olabilir. Hak kaybına uğramamak ve sürecin yasal kurallara uygun yürütülmesini sağlamak adına bir hukukçudan hukuki destek alınması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.