Kartal Avukat
Miras hukuku, bir kimsenin vefatı ile başlayan ve terekenin intikali ile devam eden süreçte hak sahiplerine çeşitli dava yolları tanır. Ancak bu hakların kullanımı, hukuk güvenliği ve kamu düzeni gereği belirli zaman dilimlerine hapsedilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) bünyesinde düzenlenen bu sürelerin takibi, bir hakkın yargı önünde talep edilebilirliği açısından kritiktir. İstanbul Anadolu Adliyesi gibi işlem hacmi yüksek merkezlerde, süresinde açılmayan davalar "süre aşımı" nedeniyle esasa girilmeksizin reddedilmektedir.
Miras uyuşmazlıklarında iki tür süre karşımıza çıkar:
Zamanaşımı: Borcu ortadan kaldırmaz ancak karşı tarafa borcu ödemekten kaçınma hakkı (def'i) verir. Mahkemece kendiliğinden gözetilmez; tarafların ileri sürmesi gerekir.
Hak Düşürücü Süre: Geçmesiyle birlikte hakkın özü sona erer. Hakim, bu sürenin geçip geçmediğini davanın her aşamasında kendiliğinden dikkate almak zorundadır.
Mirasçılar tarafından ikame edilecek davalarda kanuni süreler davanın niteliğine göre değişkenlik gösterir:
Mirasçılar, mirası kayıtsız şartsız reddetmek istiyorlarsa, miras bırakanın ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
Miras bırakanın saklı payları ihlal eden tasarruflarının yasal sınıra çekilmesi için açılır.
Süre: Mirasçıların saklı paylarının ihlal edildiğini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl.
üst Sınır: Her halde vasiyetnamelerin açıldığı veya diğer tasarruflarda mirasın geçtiği tarihten itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır.
Ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya şekil noksanlığı nedenleriyle açılan bu davalarda süreler şöyledir:
öğrenme Tarihinden İtibaren: 1 yıl.
Kesin Süre: İyi niyetli davalılara karşı 10 yıl, kötü niyetli davalılara karşı 20 yıl.
Miras bırakanın sağlığında yaptığı muvazaalı (göstermelik) taşınmaz devirlerine karşı açılan tapu iptal ve tescil davaları, Yargıtay içtihatları uyarınca herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Bu davalar her zaman açılabilir.
Tereke malını elinde bulunduran kişiye karşı açılan bu davada süreler; davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve malın başkasınca el konulduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde 10 yıldır. Kötü niyetli zilyede karşı süre 20 yıldır.
Miras hukukunda süreler kural olarak mirasın açılmasıyla (ölüm anı) başlar. Ancak vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflarda süre, tasarrufun usulüne uygun olarak açılıp ilgililere tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Adli tatil günleri (20 Temmuz - 31 Ağustos), hak düşürücü süreleri durdurmaz; ancak sürenin son günü adli tatile rastlarsa, süre tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.
Miras uyuşmazlıkları; karmaşık veraset silsileleri, tereke tespit tutanakları ve bilirkişi incelemeleri içeren teknik bir alandır. Sürelerin yanlış hesaplanması veya başlangıç tarihinin hatalı tespiti, mutlak haklı olunan durumlarda dahi davanın usulden reddine yol açabilir. Bu nedenle, hak arama takviminin mevzuata uygun kurgulanması ve sürelerin titizlikle takibi aşamalarında hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) almak için bir süre sınırı var mı? Hayır. Mirasçılık sıfatının tespiti için noterden veya mahkemeden her zaman belge talep edilebilir.
Zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davada ne olur? Eğer karşı taraf "zamanaşımı def'i" ileri sürerse mahkeme davayı reddeder. Ancak karşı taraf bu itirazda bulunmazsa yargılamaya devam edilir (hak düşürücü süreler hariç).
Mirasın paylaşımı davası ne zaman açılmalıdır? Miras ortaklığı devam ettiği sürece "ortaklığın giderilmesi" davası her zaman açılabilir; bu dava türünde zamanaşımı işlemez.
Babamın borçları için reddi miras süresini kaçırdım, ne yapabilirim? Eğer terekenin borca batıklığı ölüm tarihinde açıkça belliyse, "mirasın hükmen reddi" davası süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Miras mevzuatı ve hak düşürücü süreler her somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebileceğinden, hak kayıplarının önlenmesi adına hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.