Kartal Avukat
Bir kişinin vefatı ile birlikte sahip olduğu taşınmazlar, mirasçılarına bir bütün olarak geçer. Ancak bu geçiş süreci, tapuda kendiliğinden her mirasçının payının ayrılması anlamına gelmez. Miras hukuku uyarınca, mirasçılar arasında evin nasıl bölüştürüleceği ya da nakde çevrileceği hususu belirli prosedürlere bağlıdır.
Mirasçılar, evin paylaşımı konusunda üç ana yol izleyebilirler. Bu yolların seçimi, mirasçıların arasındaki uzlaşmaya veya mahkeme kararına dayanır.
Tüm mirasçıların evin geleceği konusunda (satılması, bir mirasçıya devri veya kiraya verilmesi) oybirliği ile karar vermesidir.
Trampa veya Satış: Mirasçılar evi kendi aralarında birine devredebilir veya üçüncü bir kişiye satarak bedelini payları oranında bölüşebilirler.
Miras Taksim Sözleşmesi: Mirasçılar kendi aralarında yazılı bir sözleşme yaparak, evin kimin mülkiyetine geçeceğini belirleyebilirler. Bu sözleşmenin geçerliliği için tüm mirasçıların imzasının bulunması önem arz etmektedir.
Mirasçılardan biri dahi paylaşmaya yanaşmazsa, diğer mirasçılar Sulh Hukuk Mahkemesi'nde bu davayı açabilir.
Zorunlu Arabuluculuk: 2026 yılı itibarıyla, ortaklığın giderilmesi davası açmadan önce arabulucuya başvurulması yasal bir zorunluluktur. Arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamazsa dava yoluna gidilir.
Aynen Taksim: Eğer ev fiziksel ve imar yönünden bölünmeye müsaitse (örneğin müstakil girişli iki daire), mahkeme evin bölünerek paylaştırılmasına karar verebilir.
Satış Suretiyle Paylaşma: Evin bölünmesi mümkün değilse (genellikle apartman dairelerinde), mahkeme evin icra yoluyla (açık artırma) satılmasına ve bedelin mirasçılara dağıtılmasına hükmeder.
Miras kalan evde başlangıçta elbirliği mülkiyeti (iştirak) vardır. Bu durumda tek bir mirasçı kendi payını satamaz veya üzerinde ipotek kuramaz.
Mirasçılar tapu müdürlüğüne veya mahkemeye başvurarak mülkiyeti paylı mülkiyete çevirebilirler.
Paylı mülkiyete geçildiğinde, her mirasçının hissesi (örn: 1/4) tapu kaydında netleşir ve bu aşamadan sonra mirasçı kendi payı üzerinde tasarruf hakkı kazanır.
Miras kalan evde mirasçılardan biri diğerlerinin rızası olmadan oturuyorsa, diğer mirasçılar ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talep edebilirler.
Kural olarak, mirasçılar birbirlerine "ihtarname" çekerek evin kullanımına izin vermediklerini beyan etmelidirler (intifadan men koşulu).
İhtarnameye rağmen evden çıkmayan veya kira bedeli ödemeyen mirasçıya karşı tazminat davası açılabilir.
Miras bırakan sağlığında veya vasiyetname ile evi bir başkasına bağışlamış olsa dahi, yasal mirasçıların saklı pay hakları korunur.
Eğer evin devri, eş veya çocukların saklı payını ihlal ediyorsa, bu mirasçılar tenkis davası açarak evin değerinden kendi paylarına düşen kısmın iadesini isteyebilirler.
Hissedarlardan biri evin satılmasına engel olabilir mi? Evet, elbirliği mülkiyetinde satış için oybirliği gerekir. Ancak bir mirasçı bile satışı istemiyorsa, diğer mirasçılar mahkeme yoluyla (İzale-i Şüyu) evin zorunlu satışını isteyebilirler.
Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) olmadan paylaşım yapılır mı? Hayır. Kimin mirasçı olduğu ve pay oranları resmi olarak mirasçılık belgesi ile tespit edilmeden tapuda hiçbir işlem yapılamaz.
Evin veraset ve intikal vergisi ödenmeden paylaşım olur mu? Tapuda tescil işlemlerinin yapılabilmesi için ilgili vergi dairesinden "ilişik kesme belgesi" (verginin ödendiğine dair belge) alınması zorunludur.
YASAL UYARI (DISCLAIMER): Bu içerik, miras hukuku ve taşınmaz paylaşımı süreçleri hakkında kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut bir olaya yönelik hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Miras hukukundaki hak düşürücü süreler ve ortaklığın giderilmesi usulleri telafisi güç mülkiyet kayıplarına yol açabilir. Hak kaybına uğramamak adına bir avukattan hukuki destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.