Kartal Avukat
Apartman, site veya iş hanı gibi toplu yapılarda; bahçe, çatı, sığınak, asansör boşluğu ve merdiven sahanlığı gibi alanlar "ortak yer" kabul edilir. Kat Mülkiyeti Kanunu m. 16 uyarınca, her malik bu alanları kullanma hakkına sahiptir; ancak bu kullanım diğer maliklerin haklarını kısıtlayamaz ve mimari projeye aykırı olamaz.
7445 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca, kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur.
Süreç: Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa "Anlaşmazlık Tutanağı" alınır ve dava bu tutanakla açılır.
İstisna: Hakimin müdahalesinin istendiği çok acil durumlar dışında bu yol tüketilmeden mahkemeye gidilemez.
Aşağıdaki haller "ortak alanın işgali" olarak değerlendirilir:
Haksız İşgal: Ortak bahçeye çit çekerek şahsi bahçeye dönüştürmek veya çatı katına depo yapmak.
Projeye Aykırılık: Ortak alana kalıcı bir yapı (duvar, baraka, sundurma) inşa etmek.
Huzur Bozan Kullanım: Merdiven boşluğuna geçişi engelleyecek şekilde eşya istiflemek.
KMK Ek Madde 1 uyarınca, bu kanunun uygulanmasından doğan tüm uyuşmazlıklarda Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Davacı: Her bir kat maliki tek başına veya site yönetimi (kat malikleri kurulu yetkisiyle) dava açabilir.
Davalı: Ortak alanı haksız yere kullanan veya projeye aykırı değişikliği yapan kat maliki ya da kiracıdır.
Mahkeme mutlaka yerinde Keşif ve Bilirkişi İncelemesi yapar. Bilirkişi (mimar/mühendis), kullanımın onaylı mimari projeye aykırı olup olmadığını raporlar.
Müdahalenin Men'i (Durdurulma): Haksız kullanımın yasaklanması.
Eski Hale İade: İzinsiz yapılan yapının yıkılması ve alanın projeye uygun hale getirilmesi için borçluya süre verilmesi.
Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı): Ortak alanı tek başına kullanan taraftan, diğer maliklerin mahrum kaldığı kullanım bedelinin (kira değeri üzerinden) tahsili. Not: Ecrimisil taleplerinde genel mahkemeler yetkili olabilir; talebin içeriğine göre değerlendirilir.
Yönetim Planı: Bazı ortak alanlar yönetim planı ile belirli maliklere özgülenmiş olabilir (örn: Giriş katın bahçe kullanım hakkı). Davadan önce yönetim planı titizlikle incelenmelidir.
Rıza Şartı: Ortak alanlarda inşaat yapılabilmesi için kural olarak kat maliklerinin 4/5 çoğunlukla karar alması gerekir. Bu karar yoksa yapılan her işlem geçersizdir.
Tahliye ve İcra: Mahkeme kararında verilen süreye rağmen eski hale iade yapılmazsa, karar icra dairesi aracılığıyla ve masrafları borçludan alınarak zorla yerine getirilir.
Ortak alan davaları, sadece teknik bir uyuşmazlık değil, uzun vadeli komşuluk ilişkilerini de etkileyen bir süreçtir.
Delil Tespiti: Dava öncesi mahkemeden "Delil Tespiti" istenerek durumun fotoğraflandırılması ve belgelenmesi stratejik bir adımdır.
Hak Kaybının önlenmesi: Hatalı mahkemede açılan davalar zaman kaybına; eksik iddialar ise davanın reddine yol açar.
Takip: Sürecin bir hukukçu ile takibi; arabuluculuk görüşmelerinin yönetimi, mimari projenin doğru analizi ve usul ekonomisi çerçevesinde mülkiyet haklarının korunması açısından esastır.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, kat mülkiyeti uyuşmazlıkları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. KMK'daki süreler ve zorunlu arabuluculuk prosedürleri teknik detaylar barındırır. Somut olaydaki haklarınızın korunması için bir bir hukukçudan destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.