Kartal Avukat
Bir taşınmaz (arsa, konut, iş yeri) veya taşınır mal üzerinde birden fazla kişinin pay sahibi olması durumunda, ortaklar arasında malın kullanımı veya paylaşımı konusunda uyuşmazlıklar çıkabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca her paydaş, mülkiyet birliğinin sona erdirilmesini isteme hakkına sahiptir. Hukuk literatüründe "İzale-i Şuyu" olarak da bilinen Ortaklığın Giderilmesi Davası, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu olan malların paydaşlar arasında paylaştırılmasını veya satılarak bedelinin bölüştürülmesini sağlar. 2026 yılı yargı ikliminde, bu davalar hem ekonomik verimlilik hem de miras uyuşmazlıklarının çözümü için temel bir araçtır.
7445 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme neticesinde, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci zorunlu hale gelmiştir. * Usul: Paydaşlardan biri, mahkemeye başvurmadan önce adliyelerdeki arabuluculuk bürosuna başvurmalıdır.
Sonuç: Taraflar arabuluculuk masasında malın paylaşımı veya satışı konusunda uzlaşırsa, hazırlanan tutanak mahkeme ilamı niteliği taşır ve dava sürecine gerek kalmadan çözüm sağlanır. Uzlaşma sağlanamaması durumunda ise "son tutanak" ile dava açma hakkı doğar.
Mahkeme, uyuşmazlığı çözüme kavuştururken öncelikle malın fiziksel olarak bölünüp bölünemeyeceğini incelemekle yükümlüdür.
Taşınmazın yüzölçümü, imar durumu ve paydaş sayısı uygunsa; mahkeme malın ortaklar arasında fiziksel olarak bölünmesine karar verir. Eğer bölünen parçaların değerleri eşit değilse, eksik kalan kısım için nakdi bir bedel (ivaz) ilavesi ile dengeleme yapılır.
Taşınmazın fiziksel olarak bölünmesi mümkün değilse veya bölünme malın değerinde önemli bir kayba yol açacaksa, mahkeme taşınmazın icra/satış memurluğu aracılığıyla satılmasına karar verir.
İhale: Satış kural olarak genel (herkese açık) açık artırma usulüyle yapılır. Ancak tüm paydaşlar oy birliğiyle rıza gösterirse, satışın sadece ortaklar arasında yapılmasına da karar verilebilir.
Paylaşım: Satıştan elde edilen bedel; masraflar, vergiler ve harçlar düşüldükten sonra paydaşlara hisseleri oranında dağıtılır.
Ortaklığın giderilmesi davaları, tüm paydaşların davaya dahil edilmesi zorunluluğu (mecburi dava arkadaşlığı) nedeniyle teknik bir titizlik gerektirir. Süreç genellikle 12 ila 24 ay arasında sonuçlanmakla birlikte şu unsurlar süreyi uzatabilir:
Paydaş Sayısı ve Tebligat Süreçleri: Miras ortaklıklarında mirasçıların çokluğu ve bazılarının yurt dışında olması tebligat aşamasını uzatır.
Kıymet Takdiri ve Bilirkişi İncelemesi: Taşınmazın güncel piyasa değerinin tespiti ve aynen taksimin mümkün olup olmadığının teknik analizi.
Mülkiyet Uyuşmazlıkları (Bekletici Mesele): Eğer taşınmazın mülkiyeti üzerinde başka bir dava (tapu iptal vb.) varsa, ortaklığın giderilmesi davası o dosyanın sonucunu beklemek zorundadır.
İstanbul’un Anadolu Yakası’ndaki (Kartal, Maltepe, Pendik, üsküdar vb.) taşınmazlar için görevli merci İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemeleridir.
Bölgesel Dinamikler: özellikle Kartal bölgesindeki kentsel dönüşüm alanlarında, hissedarlar arasındaki anlaşmazlıklar bu davaların yoğunlaşmasına neden olmaktadır.
Maliyetler: Dava açılırken maktu harç ödenir; ancak satış sonunda taşınmazın bedeli üzerinden nispi harç ve KDV (satış yöntemine göre) alınmaktadır.
Soru: "Hissedarlardan biri satışı istemezse ne olur?" Cevap: Ortaklığın giderilmesi davasında çoğunluk aranmaz. Sadece bir hissedarın talebi, mahkemenin ortaklığı sona erdirmesi için yeterlidir.
Soru: "Miras kalan evi biz kendi aramızda satabilir miyiz?" Cevap: Evet. Arabuluculuk aşamasında veya dava sürerken tüm paydaşlar bir araya gelip satış protokolü imzalayabilirler. Bu, en hızlı ve az maliyetli yoldur.
Soru: "Dava masraflarını kim öder?" Cevap: Dava başında harç ve giderleri davayı açan taraf yatırır; ancak davanın sonunda tüm yargılama giderleri payları oranında tüm paydaşlara paylaştırılır.
Ortaklığın giderilmesi süreci, mülkiyet hakkının en temel koruma kalkanlarından biridir. 2026 yılı hukuk dünyasında, zorunlu arabuluculuk mekanizması sayesinde birçok uyuşmazlık mahkeme aşamasına gelmeden çözülse de; dava sürecine girildiğinde kıymet takdiri ve tebligat yönetimi davanın kaderini belirlemektedir. Hak kaybına uğramamak, taşınmazın değerinin altında satılmasını engellemek ve özellikle şufa (önalım) haklarını gözetmek adına bir hukukçu rehberliğinde süreç yönetimi yapılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Her uyuşmazlık; tapu kaydı, paydaş sayısı ve taşınmazın imar durumuna göre her vakada yargı makamlarınca özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.