Kartal Avukat
Sigorta hukuku; sigortacı ile sigortalı arasındaki sözleşmesel ilişkileri, rizikoların gerçekleşmesi halinde ödenecek tazminatları ve rücu süreçlerini düzenleyen karmaşık bir disiplindir. 2026 yılı itibarıyla, dijital poliçeler ve değişen tazminat hesaplama yöntemleri (bedeni hasar, destekten yoksun kalma vb.), uyuşmazlıkların çözümünde teknik uzmanlığı zorunlu kılmaktadır. Sigorta davalarında önem arz eden adım, davanın "görevli" yargı merciinde açılmasıdır; zira yanlış mahkeme seçimi davanın usulden reddine ve ciddi zaman kaybına yol açar.
Sigorta uyuşmazlıklarında mahkeme türü, tarafların sıfatına ve sigorta branşına göre belirlenir:
6102 sayılı TTK uyarınca sigorta hukuku "mutlak ticari dava" grubuna girer. Trafik kazalarından doğan maddi tazminat, yangın, kasko, nakliyat ve sorumluluk sigortaları gibi uyuşmazlıklarda asıl görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir.
Mahkeme yargılamasına alternatif olarak kurulan bu sistem, sigorta şirketinin üye olması kaydıyla (çoğu şirket üyedir) uyuşmazlıkları 4-8 ay gibi kısa sürede sonuçlandırır. 5.000 TL üzerindeki kararlar için itiraz, belirli tutar üzerindeki kararlar için temyiz yolu açıktır.
Eğer sigorta sözleşmesi, bir kişinin ticari veya mesleki olmayan amaçlarıyla (bireysel sağlık sigortası, konut sigortası vb.) yapılmışsa ve karşı taraf "tüketici" sıfatını haizse, uyuşmazlık Tüketici Mahkemelerinde görülür.
İş kazalarından kaynaklanan ve SGK rücu davaları ile bağlantılı olan, işveren sorumluluk sigortası kapsamındaki davalarda İş Mahkemeleri yetkilidir.
Sigorta davaları sadece mahkeme seçimi ile değil, aynı zamanda sıkı usul kurallarıyla yönetilir:
Zorunlu Başvuru Şartı: Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, trafik kazası tazminatları için dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması ve 15 günlük cevap süresinin beklenmesi zorunludur.
Zorunlu Arabuluculuk: Ticari uyuşmazlıklarda (Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanında) dava açmadan önce arabulucuya gitmek bir dava şartıdır.
Zaman Aşımı: Sigorta sözleşmelerinden doğan istemler, kural olarak rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 2 yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Ancak trafik kazalarında (ölüm ve yaralanma varsa) ceza zaman aşımı süreleri (8-15 yıl) uygulanabilir.
Sigorta yargılaması büyük ölçüde dosya üzerinden ve bilirkişi incelemesiyle yürür. En önemli deliller şunlardır:
Poliçe ve Zeyilnameler: Teminat kapsamını ve limitlerini gösterir.
Kaza veya Olay Yeri Tespit Tutanağı: Kusur dağılımının temelidir.
Ekspertiz ve Aktüer Raporları: Maddi zararın ve destekten yoksun kalma tazminatının matematiksel hesaplamaları.
Epikriz Raporları ve Adli Tıp Kayıtları: Bedeni hasar iddialarında maluliyet oranının belirlenmesi için önem arz etmektedir.
İstanbul Anadolu Adliyesi, bünyesinde çok sayıda ihtisaslaşmış Asliye Ticaret Mahkemesi barındırması sebebiyle sigorta uyuşmazlıkları için ana merkez konumundadır.
Yetki: Sigorta şirketinin merkezinin veya şubesinin bulunduğu yer ya da kazanın/rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi yetkilidir.
Bilirkişi Altyapısı: Anadolu Adliyesi'ndeki davalarda, aktüerya ve sigorta teknikçisi bilirkişi listeleri oldukça geniştir; bu da teknik incelemelerin derinleşmesini sağlar.
Soru: "Sigorta şirketi ödemeyi reddetti, doğrudan dava açabilir miyim?" Cevap: Trafik sigortası (ZMSS) ise önce şirkete yazılı başvurmalısınız. Diğer sigorta türlerinde doğrudan arabuluculuğa veya mahkemeye başvurulabilir; ancak önce ihtarname çekmek temerrüt faizi başlangıcı için avantajlıdır.
Soru: "Mahkeme mi yoksa Tahkim mi daha mantıklı?" Cevap: Tahkim çok daha hızlıdır (ortalama 6 ay). Mahkemeler ise (ortalama 2-3 yıl) daha geniş bir tanık dinleme ve araştırma imkanı sunar. Düşük tutarlı ve net belgeli işlerde genellikle Tahkim tercih edilir.
Soru: "Kendi kusurumla yaptığım kazada tazminat alabilir miyim?" Cevap: Kendi kaskonuzdan (limitler dahilinde) alabilirsiniz; ancak karşı tarafın trafik sigortasından alabilmek için kusurunuzun olmaması veya az olması gerekir.
Sigorta hukuku, "hak düşürücü süreler" ve "görevli mahkeme" hatalarını affetmeyen bir alandır. 2026 yılı itibarıyla, Yargıtay'ın tazminat hesaplama yöntemlerindeki (TRH 2010 tabloları vb.) güncellemeleri takip etmek davanın miktarını doğrudan etkiler. Hak kaybına uğramamak, poliçe genel şartlarındaki istisnaları analiz etmek ve Sigorta Tahkim Komisyonu gibi hızlı yolları değerlendirmek adına bir hukukçu rehberliğinde süreç yönetimi yapılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, Türk Ticaret Kanunu, Sigortacılık Kanunu ve İcra İflas Kanunu çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Sigorta uyuşmazlıkları; poliçe türüne, rizikonun niteliğine ve kusur oranlarına göre her vakada yargı makamlarınca veya tahkim hakemlerince özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.