Kartal Avukat
Sağlık sigortası sözleşmelerinde yer alan "önceden var olan hastalık" (pre-existing condition) düzenlemesi, sigorta şirketinin üstlendiği rizikoyu belirleyen en temel hükümlerden biridir. Sigortacılık tekniği gereği, poliçe başlangıç tarihinden önce mevcut olan veya teşhisi konulmuş rahatsızlıklar kural olarak kapsam dışı bırakılır. Ancak bu maddenin, sigortalı aleyhine ölçüsüz şekilde genişletilmesi veya her türlü sağlık sorununu bu kapsama sokarak tazminat taleplerinin reddedilmesi, hukuki ihtilafları beraberinde getirmektedir. Hak kaybını önlemek adına sürece dair bir hukuki destek alınması tavsiye edilir.
TTK m. 1435 uyarınca, sigortalı adayı poliçe yapılmadan önce bildiği tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.
Hastalığın Tanımı: önceden var olan hastalık; poliçe imza tarihinden önce tıbbi bir tanı konulmuş, belirtileri ortaya çıkmış veya tedavisi devam eden rahatsızlıkları ifade eder.
Beyan Formu: Sigortacı tarafından sunulan soru formuna verilen yanıtlar, sözleşmenin temelini oluşturur. Eksik veya yanlış beyan, ileride tazminatın ödenmemesine veya poliçenin iptaline neden olabilir.
Sigorta şirketlerinin "önceden var olan hastalık" maddesini dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanması durumunda yargı mekanizmaları devreye girer. Kötüye kullanım teşkil edebilecek durumlar şunlardır:
İlliyet Bağı Yokluğu: Mevcut tedavi talebi ile geçmişteki hastalık arasında tıbbi bir bağ (illiyet bağı) olmamasına rağmen ödemenin reddedilmesi.
Genetik Yatkınlık vs. Mevcut Hastalık: Kişinin sadece genetik olarak yatkın olduğu bir hastalığın, henüz klinik bir tablo oluşturmamışken "önceden var olan hastalık" sayılması hukuken tartışmalıdır.
Kontrol Yükümlülüğü: Sigorta şirketinin, poliçe öncesi sunduğu muayene veya tetkik haklarını kullanmayıp, hasar anında geçmiş kayıtları öne sürerek ödemeyi reddetmesi bazı durumlarda "iyiniyet kuralları" ile çelişebilir.
Tazminat talebi "önceden var olan hastalık" gerekçesiyle reddedilen sigortalılar şu yollara başvurabilir:
Sigorta Şirketine İtiraz: Red kararının gerekçesine karşı tıbbi raporlarla (epikriz, tahlil sonuçları) yazılı itirazda bulunulmalıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonu: Mahkeme yoluna gitmeden önce, daha hızlı ve uzmanlaşmış bir çözüm sunan Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir. Komisyon kararları belirli tutarların üzerinde ilam (mahkeme kararı) niteliğindedir.
Tüketici Mahkemesi: Sigortalı "tüketici" sıfatına sahip olduğu için uyuşmazlığın çözümü için Tüketici Mahkemeleri görevlidir. Dava açmadan önce arabuluculuk sürecine başvurulması dava şartıdır.
Tıbbi Kayıtların İncelenmesi: Sigorta şirketleri genellikle SGK (Medula) ve E-Nabız kayıtları üzerinden geçmiş sorgulaması yapar. Poliçe öncesinde bu kayıtların doğruluğu kontrol edilmelidir.
Muafiyet ve Ek Prim: Bazı durumlarda şirket, hastalığı bilmesine rağmen belirli bir ek prim (sürprim) karşılığında veya o hastalığı kapsam dışı bırakarak poliçeyi onaylayabilir. Bu durumun poliçe özel şartlarında açıkça yazılması gerekir.
Hastalığımı bilmeden beyan etmemişsem ne olur? TTK m. 1439 uyarınca, sigortalının kusuru olmaksızın yapılan eksik beyanlarda sigortacı, rizikonun ağırlığına göre tazminattan indirim yapabilir veya sözleşmeyi devam ettirebilir. Kötü niyetli (bilerek) saklama durumunda ise cayma hakkı doğar.
Poliçeden 5 yıl sonra çıkan bir hastalık için "eskiden vardı" denilebilir mi? Sağlık Sigortası Genel Şartları'ndaki "ömür Boyu Yenileme Garantisi" alan sigortalılar için belirli bir süreden sonra geçmiş hastalık sorgulaması yapılamayacağına dair lehe düzenlemeler bulunmaktadır.
Sigorta şirketi tüm geçmiş kayıtlarıma bakabilir mi? Poliçe imzalanırken verilen muvafakatname ile sigorta şirketleri tıbbi geçmişe erişim yetkisi alır. Ancak bu yetki sadece poliçedeki riziko değerlendirmesi ile sınırlı kullanılmalıdır.
YASAL UYARI (DISCLAIMER): Bu içerik, sağlık sigortası sözleşmelerindeki "önceden var olan hastalık" maddesi ve sigortalı hakları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut bir olaya yönelik hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Sigorta hukuku, poliçe özel şartları ve yargıtay içtihatları son derece teknik detaylar içerdiğinden, olası hak kayıplarının önlenmesi için bir hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.