Kartal Avukat
Bir şirketin mahkemece iflasına karar verilmesi, şirketin tüm mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin İflas Masası'na geçmesi anlamına gelir. Alacaklılar için bu süreçten sonra önem arz eden aşama, alacaklarının varlığını ve miktarını yasal süreler içinde ispat ederek masaya kaydettirmektir. İflas tasfiyesi, alacaklıların eşitliği (par condicio creditorum) ilkesine dayansa da, kanun koyucu bazı alacak türlerine (işçi alacakları, rehinli alacaklar vb.) mutlak bir öncelik tanımıştır.
İflas masasında toplanan paradan alacaklıların hangi sırayla ödeme alacağı, İİK m. 206 uyarınca belirlenir. Bu sıralama, tahsilat ihtimalini doğrudan etkiler:
Rehinli Alacaklar: Rehinli (veya ipotekli) malın satış bedelinden öncelikle bu alacaklılar pay alır. Artan kısım masaya kalır.
Birinci Sıra: İşçilerin, iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde doğmuş ihbar, kıdem ve ücret alacakları ile aile hukukundan doğan nafakalar.
İkinci Sıra: Velayet ve vesayet nedeniyle borçluya emanet edilen mallar üzerindeki alacaklar.
üçüncü Sıra: Diğer kanunlarda (örn: Vergi kanunları) imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar.
Dördüncü Sıra (Adi Alacaklar): Yukarıdaki sıralara girmeyen tüm ticari ve şahsi alacaklar. Masada para kalması durumunda, bu gruptaki alacaklılara garameten (oranları ölçüsünde) dağıtım yapılır.
İflas kararı ilan edildikten sonra alacaklılar için hukuki takvim işlemeye başlar:
Alacakların Bildirilmesi: Alacaklılar, ilan tarihinden itibaren bir ay içinde ellerindeki tüm belgelerle (fatura, senet, mahkeme ilamı vb.) iflas dairesine başvurarak alacaklarını kaydettirmelidir.
Alacaklılar Toplantısı: Masanın yönetimi ve tasfiye şekli (adi veya şümullü tasfiye) hakkında kararların alındığı, alacaklıların oy hakkı olduğu toplantılardır.
Sıra Cetvelinin İlanı: İflas idaresi, bildirilen alacakları inceleyerek kabul veya reddeder ve bir sıralama listesi oluşturur.
Sıra Cetveline İtiraz: Alacağı reddedilen veya sırası yanlış belirlenen alacaklı, ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde ticaret mahkemesinde dava açabilir.
İptal Davası (İİK m. 277 vd.): Borçlu şirketin, iflasından önce mal kaçırmak amacıyla yaptığı şüpheli bağışların, ucuz satışların veya belirli alacaklıları kayırma işlemlerinin iptal edilerek malların masaya geri getirilmesi davasıdır.
İstihkak Davası: Masaya ait olmadığı halde (örn: emaneten şirkette bulunan bir makine) iflas masasına alınan malların iadesi için açılan davadır.
Tasfiye sonunda masadaki varlıklar nakde çevrilir. öncelikle iflas masasının masrafları (ilan, depo, koruma masrafları) ödenir. Ardından kesinleşen Sıra Cetveli'ne göre ödemeler yapılır. çoğu ticari iflasta, dördüncü sıradaki alacaklıların alacaklarının tamamını tahsil edememesi durumunda kendilerine bir "Aciz Belgesi" verilir; bu belge ileride borçlunun yeni mal edinmesi halinde takip yapma hakkı sağlar.
Şirket iflas ettiğinde müdürlere dava açabilir miyim? Şirketin iflası, kural olarak müdürlerin şahsi mal varlığını etkilemez. Ancak müdürlerin kanuna veya ana sözleşmeye aykırı eylemleriyle (örn: sermayeyi haksız yere tüketme) şirketi zarara uğrattığı ispat edilirse, Türk Ticaret Kanunu uyarınca "Sorumluluk Davası" açılabilir.
Alacağımı bildirmek için süre geçerse ne olur? Bir aylık süre geçtikten sonra da alacak bildirilebilir (Geç bildirim). Ancak bu durumda alacaklı, o ana kadar yapılmış masrafları ödemek zorunda kalabilir ve daha önce yapılmış dağıtımlardan pay talep edemez.
Konkordato ile İflas arasındaki fark nedir? Konkordato, borçlu şirketin iflas etmeden borçlarını yapılandırarak ticari faaliyetine devam etmesini amaçlayan bir "anlaşma" sürecidir. İflas ise şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği ve tüm mal varlığının satıldığı son aşamadır.
YASAL UYARI (DISCLAIMER): Bu içerik, şirket iflasında alacaklı hakları ve yasal süreçler hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut bir olaya yönelik hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. İcra ve İflas hukuku, teknik sıra cetvelleri ve dar itiraz süreleri içerdiğinden, olası hak kayıplarının önlenmesi için bir hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.