Kartal Avukat
Bir kişinin vefatı ile birlikte bıraktığı tüm haklar, borçlar ve malvarlığı unsurları bir bütün olarak terekeyi oluşturur. Miras hukuku sürecinde en çok karşılaşılan sorunlardan biri, murisin (vefat eden kişinin) sağlığında edindiği ancak çeşitli sebeplerle tapu siciline yansımamış taşınmazların durumudur. Tapuda yer almayan veya mirasçılardan gizlenen bu varlıkların tespiti, yasal mirasçıların mülkiyet haklarını korumak adına kritik bir adımdır.
Miras bırakanın mal varlığına dahil olmasına rağmen resmi kayıtlarda yer almayan unsurlar genellikle şu şekillerde karşımıza çıkar:
Zilyetlik Yoluyla Elde Edilen Yerler: Tapusuz olup, murisin uzun yıllar kullanımında bulunan ve mülkiyet karinesine dayanan taşınmazlar.
Harici Satış Sözleşmeleri: Noter huzurunda veya elden yapılan satış vaadi sözleşmeleri ile satın alınmış ancak tescili henüz tamamlanmamış yerler.
İmar Barışı ve Yapı Kayıt Belgeli Yapılar: Arsa tapuda başkasına ait görünse de, üzerindeki binanın muris tarafından yapıldığına dair yapı kayıt belgeleri.
üçüncü Kişiler Adına Kayıtlı (Muvazaalı) Mallar: Mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla güvene dayalı olarak başkasının üzerine tescil edilen taşınmazlar.
Tapuda kayıtlı olmayan veya terekeden kaçırılan malların hukuki statüsünü netleştirmek için Miras Hukuku ve Eşya Hukuku kapsamında şu davalar ikame edilebilir:
Mirasçıların ilk başvurması gereken yol, Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde açılacak olan terekenin tespiti davasıdır. Bu dava bir "tespit" niteliğinde olup, murisin banka hesapları, araçları ve tapuda görünmeyen zilyetliğindeki taşınmazları mahkeme kanalıyla kayıt altına alınır.
Eğer taşınmaz tapuda kayıtlı ancak muris tarafından ölmeden önce "bağış" olmasına rağmen "satış" gibi gösterilerek bir mirasçıya veya üçüncü kişiye devredilmişse, bu danışıklı işlemin (muvazaa) iptali için açılır. Bu davalar genellikle Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür.
Mirasçıların saklı paylarını ihlal eden tasarrufların (tapusuz malların başkasına bırakılması gibi) dengelenmesi amacıyla açılan davalardır.
Tapuda kaydı olmayan bir malın murise ait olduğunu ispatlamak için hukuk sistemimizde "serbest delil sistemi" geçerlidir. Mahkemeye sunulabilecek kritik deliller şunlardır:
Resmi Kurum Kayıtları: Belediye emlak vergisi beyannameleri, elektrik ve su abonelikleri.
Teknik Kanıtlar: Eski tarihli hava fotoğrafları, uydu görüntüleri ve fen bilirkişisi raporları.
Tanık Beyanları: Taşınmazın muris tarafından yapıldığını veya kullanıldığını bilen komşu ve çevre tanıkları.
Yazılı Belgeler: Muris tarafından imzalanmış harici satış sözleşmeleri, ödeme makbuzları ve aile içi yazışmalar.
İstanbul'un Kartal, Maltepe, Pendik ve Sultanbeyli gibi ilçelerinde geçmişten gelen hisseli parselasyon ve tapu tahsis belgesi gibi süreçler, miras uyuşmazlıklarının merkezini oluşturmaktadır. özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde, tapuda görünmeyen yapıların hak sahipliği tartışmaları İstanbul Anadolu Adliyesi ticaret ve hukuk mahkemelerinde yoğun şekilde görülmektedir. Bu bölgelerdeki davalarda "yapının aidiyeti" tespiti, miras paylaşımında adil bir sonuç alınması için ön koşuldur.
Tapusuz bir ev miras kalır mı? Evet, tapusuz yapılar üzerindeki "zilyetlik hakkı" miras yoluyla geçer ve bu hakkın tespiti mahkemeden talep edilebilir.
Zamanaşımı süresi nedir? Tereke tespiti her zaman istenebilir; ancak muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davalarında hak düşürücü süreler işlemin niteliğine göre değişmekle birlikte, öğrenme tarihinden itibaren dikkatle takip edilmelidir.
Diğer mirasçılar mal kaçırırsa ne yapılır? Mirasın açılmasından sonra ortaya çıkan mal kaçırma durumlarında "terekeye iade" ve Türk Ceza Kanunu kapsamında ilgili şikayet yolları mevcuttur.
Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Miras hukuku süreci, her somut olayın kendine özgü şartları (terekenin borca batık olması, vasiyetname varlığı vb.) nedeniyle farklılık gösterebilir. Hak kaybına uğramamak adına süreç boyunca bir avukattan hukuki destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.