Kartal Avukat
Tıbbi malpraktis, hekimin veya sağlık kuruluşunun bilgisizliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği nedeniyle tıp biliminin güncel standartlarına aykırı uygulama yapması ve bu hatalı eylem sonucunda hastanın zarar görmesidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu çerçevesinde yürütülen bu davalarda, iddia edilen kusurun ispatlanması davanın temelini oluşturur. İstanbul Anadolu Adliyesi gibi yoğun işlem hacmine sahip merkezlerde görülen malpraktis davalarında, delillerin eksiksiz ve mevzuata uygun sunulması hak arama hürriyeti açısından kritiktir.
Bir tıbbi uygulama hatası iddiasının mahkemece kabul edilebilmesi için üç temel unsurun bir arada bulunması ve delillerle kanıtlanması gerekir:
Kusur: Hekimin veya sağlık personelinin tıp standartlarına aykırı hareket etmesi (özen yükümlülüğünün ihlali).
Zarar: Hastanın bedensel veya ruhsal bir bütünlük kaybına uğraması.
İlliyet Bağı: Oluşan zararın doğrudan doğruya hatalı tıbbi uygulamadan kaynaklandığının ispatı.
Malpraktis yargılamasında teknik veriler ve kayıtlar "kesin delil" veya "takdiri delil" niteliğinde değerlendirilir:
Tıbbi Kayıtlar (Epikriz ve Ameliyat Notları): Hastanede yapılan tüm işlemlerin dökümü olan epikriz raporları, rıza formları (Aydınlatılmış Onam), hemşire gözlem notları ve laboratuvar sonuçları davanın en önemli yazılı delilleridir.
Bilirkişi İncelemesi (Adli Tıp Kurumu): Tıbbi uygulamanın bir "hata" mı yoksa öngörülebilir bir "komplikasyon" mu olduğunun tespiti için mahkemece Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin ilgili kürsülerinden rapor alınır.
Tanık Beyanları: Tedavi sürecine şahitlik eden diğer sağlık personeli veya hasta yakınlarının beyanları, olayın oluş şeklini aydınlatmaya yarayan yardımcı delillerdir.
Uzman Görüşü (HMK m. 293): Taraflar, iddialarını desteklemek amacıyla uzman bir hekimden aldıkları bilimsel mütalaayı mahkemeye sunabilirler.
Hasta ve hasta yakınlarının, Hasta Hakları Yönetmeliği uyarınca tıbbi kayıtlarının bir örneğini isteme hakkı mevcuttur.
Resmi Başvuru: Sağlık kuruluşuna yazılı başvuruda bulunarak dosyanın tamamı talep edilmelidir.
Mahkeme Aracılığıyla Temin: Belgelerin verilmemesi veya eksik verilmesi durumunda, dava aşamasında mahkeme kanalıyla ilgili kurumdan kayıtların celbi istenir.
Dijital Kayıtlar: e-Nabız sistemi üzerinden geçmiş tetkik ve raporların kontrolü, delil listesinin oluşturulmasında kolaylık sağlar.
Malpraktis iddialarında sürecin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olan yaygın durumlar şunlardır:
Zamanaşımı Sürelerinin Kaçırılması: Haksız fiil sorumluluğuna dayalı davalarda öğrenmeden itibaren 2 yıl ve her halde 10 yıllık sürelerin takibi önem arz etmektedir.
Onam Formlarının İhmali: Operasyon öncesi risklerin hastaya yeterince anlatılmadığının ispatı (Aydınlatılmış onam eksikliği), hekimin kusursuz olsa dahi sorumlu tutulmasına yol açabilir.
Eksik Dosya Sunumu: Tedavinin sadece bir kısmına ilişkin kayıtların sunulması, bilirkişi incelemesinin hatalı yapılmasına neden olabilir.
Tıbbi malpraktis davaları, tıp ve hukuk disiplinlerinin kesiştiği, teknik terimlerin ve karmaşık bilirkişi raporlarının belirleyici olduğu davalardır. Kusur ve komplikasyon arasındaki ince çizginin tespiti, tazminat miktarının (maddi/manevi) doğru hesaplanması ve adli tıp raporlarına yapılacak itirazların bilimsel temele oturtulması aşamalarında hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Hangi mahkemede dava açılmalıdır? Davalının niteliğine göre değişir; özel hastaneler ve serbest hekimler aleyhine Tüketici Mahkemesi'nde; kamu hastaneleri ve devlet üniversitesi hastaneleri aleyhine ise İdare Mahkemesi'nde Tam Yargı Davası açılmalıdır.
Komplikasyon durumunda tazminat alınabilir mi? Kural olarak komplikasyon (beklenen risk) durumunda hekimin sorumluluğu doğmaz; ancak bu komplikasyonun yönetilememesi veya hastanın bu risk konusunda önceden bilgilendirilmemesi (onam eksikliği) halinde tazminat söz konusu olabilir.
Dava ne kadar sürer? Bilirkişi raporlarının alınması ve tıbbi dosyanın Adli Tıp Kurumu tarafından incelenme süreci nedeniyle malpraktis davaları ortalama 2 ile 4 yıl arasında sonuçlanmaktadır.
Ameliyat öncesi imzalanan formlar hekimi her durumda korur mu? Hayır. İmzalanan formlar hekimi tıbbi uygulama hatasından (kusurdan) kurtarmaz; sadece standart riskler (komplikasyonlar) hakkında hastanın bilgilendirildiğini kanıtlar.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Tıbbi malpraktis mevzuatı ve yargı kararları her somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Hak kayıplarının önlenmesi ve sürecin mevzuata uygun yürütülmesi adına hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.