Kartal Avukat
Ticari hayatta mal ve hizmet devrinin hızı, ödeme disiplini ile doğrudan ilişkilidir. İşletmeler arası ticaretin temelini oluşturan sözleşmeler, faturalar ve kıymetli evraklar, zamanında tahsil edilemediğinde şirketlerin finansal sürdürülebilirliğini tehdit eder. Türk Ticaret Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde şekillenen ticari alacak tahsil rejimi; alacaklıya ihtarname çekilmesinden zorunlu arabuluculuğa, dava ikamesinden icra takibi ve haciz işlemlerine kadar uzanan çok katmanlı bir yasal koruma sağlar. 2026 yılı güncel hukuk dinamiklerinde, "basiretli tacir" standardı uyarınca alacakların takibi, hem şekil şartlarına hem de hak düşürücü sürelere sıkı sıkıya bağlıdır.
Ticari alacak, iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir faaliyet sonucunda doğan, para ile ölçülebilir her türlü istem hakkıdır. Alacağın kaynağına göre uygulanacak usul yasaları ve ispat araçları değişkenlik gösterir.
Fatura ve Cari Hesap Alacakları: Mal veya hizmet teslimine dayalı, ticari defterlerle ispatlanan alacaklar.
Kambiyo Senetleri: çek, bono ve poliçe gibi kayıtsız şartsız ödeme vaadi içeren kıymetli evraklar.
Sözleşme Kaynaklı Tazminatlar: Cezai şart, kar yoksunluğu ve sözleşmenin ihlali nedeniyle doğan alacaklar.
Alacağın tahsili için yargı yoluna başvurmadan önce borçlunun temerrüde düşürülmesi ve arabuluculuk sürecinin yönetilmesi, davanın neticesi için kritiktir.
Borcun vadesi gelmiş olmasına rağmen ödeme yapılmaması durumunda, borçluya noter aracılığıyla gönderilecek bir ihtarname ile borçlu temerrüde düşürülür. İhtarname, alacağa işleyecek olan ticari avans faizinin başlangıç tarihini belirlemesi açısından hayati ispat aracıdır.
Ticari uyuşmazlıklarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarında dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması yasal bir zorunluluktur. Arabuluculuk masasında varılan anlaşma, "ilam niteliğinde belge" vasfını kazanarak doğrudan icra edilebilir.
Uyuşmazlığın niteliğine ve eldeki delillere göre alacaklı taraf şu davaları ikame edebilir:
Alacağın miktarının net olmadığı veya karşı tarafın borcun varlığına kökten itiraz ettiği durumlarda, mahkemece alacağın tespiti ve ödenmesine karar verilmesi amacıyla açılır.
Alacaklı tarafından başlatılan icra takibine borçlunun haksız yere itiraz etmesi durumunda açılır. Davanın kazanılması halinde borçlu, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilebilir.
Borçlu tarafın, aslında borçlu olmadığını iddia etmesi (Menfi Tespit) veya haksız yere ödediği tutarı geri istemesi (İstirdat) amacıyla açılan davalardır.
Görevli Mahkeme: Ticari uyuşmazlıklarda uzmanlık mahkemesi olan Asliye Ticaret Mahkemesi.
Deliller: Ticari defterler (HMK m. 222 uyarınca usulüne uygun tutulmuşsa kesin delildir), banka kayıtları, faturalar, irsaliyeler ve KEP üzerinden yapılan yazışmalar.
Ticari Faiz: Tacirler arası işlemlerde, temerrüt tarihinden itibaren T.C.M.B. Avans Faizi oranı talep edilebilir.
Zamanaşımı:
Genel Süre: Sözleşmeye dayalı alacaklarda 10 yıl (TBK m. 146).
özel Süreler: Kira, perakende satış, nakliye ve konaklama gibi belirli hizmetlerde 5 yıl (TBK m. 147).
Kambiyo Senetleri: Bonoda 3 yıl, çekte ise 3 yıllık zamanaşımı süreleri (TTK m. 814) geçerlidir.
Fatura tek başına alacağı ispat etmek için yeterli midir? Faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi, sadece fatura içeriğinin kabul edildiği karinesini doğurur. Ancak alacağın varlığı için malın veya hizmetin teslim edildiğinin (sevk irsaliyesi, hizmet tutanağı vb.) ispatı önem arz etmektedir.
Borçlu mallarını kaçırıyorsa ne yapılabilir? Alacaklı, davanın başında mahkemeden borçlunun taşınır ve taşınmaz malları üzerine İhtiyati Haciz kararı verilmesini talep ederek alacağını güvence altına alabilir.
Senetsiz alacaklar için icra takibi yapılabilir mi? Evet. "İlamsız İcra Takibi" yoluyla herhangi bir belgeye dayanmadan takip başlatılabilir; ancak borçlunun basit bir itirazıyla takibin duracağı unutulmamalıdır.
Ticari alacakların tahsili, sadece hukuki bilgi değil, aynı zamanda stratejik bir zaman yönetimi gerektirir. İhtar süreci, arabuluculuk masası ve mahkeme aşamaları, alacağın likit (belirlenebilir) hale getirilmesi için birbirini tamamlayan unsurlardır.
Belge Disiplini: Tüm teslimatların ve ödeme mutabakatlarının yazılı belgelerle tevsik edilmesi ispat aşamasında hayatidir.
İhtiyati Tedbir: Borçlunun malvarlığı durumuna göre ihtiyati haciz yolunun etkin kullanımı, tahsilat şansını artırır.
Hukuki Destek: Zamanaşımı sürelerinin takibi, zorunlu arabuluculuk sürecinin yönetimi ve karmaşık ticari dava stratejileri aşamalarında bir hukukçudan hukuki destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: İşbu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her ticari dosya; alacağın kaynağı, miktarı, tarafların statüsü ve delil durumuna göre farklı yasal prosedürlere tabi olabilir. Hak kaybına uğramamak adına bu alanda çalışan bir hukukçudan destek alınması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.