Kartal Avukat
Valilikler, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu uyarınca il sınırları içerisinde kamu düzenini korumak, genel idareyi yürütmek ve kanunların uygulanmasını sağlamakla yetkili en üst idari mercilerdir. Valilikler tarafından tesis edilen kararlar, bireylerin hukuk dünyasında doğrudan sonuç doğuran kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler niteliğindedir. Ancak hukuk devleti ilkesi gereği, idarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabidir. Valilik kararlarının anayasaya, kanunlara ve hukukun genel ilkelerine aykırı olması durumunda, bu kararların İdare Hukuku çerçevesinde iptal edilmesi veya bu kararlar nedeniyle doğan zararların tazmin edilmesi mümkündür.
Bir valilik kararının hukuken geçerli kabul edilebilmesi için beş temel unsur yönünden sakatlanmamış olması gerekir. Yargısal denetim (İdare Mahkemeleri), kararı şu kriterler üzerinden inceler:
Yetki Unsuru: Kararın, kanunen yetkilendirilmiş makam veya kişi tarafından imzalanıp imzalanmadığı.
Şekil Unsuru: İşlemin tesis edilirken kanunda öngörülen usul ve biçim şartlarına (örn: Yazılı olması, gerekçe içermesi) uyulup uyulmadığı.
Sebep Unsuru: İdareyi bu kararı almaya iten hukuki veya fiili gerekçelerin (örn: Somut bir güvenlik tehdidi) gerçeği yansıtıp yansıtmadığı.
Konu Unsuru: Kararın yarattığı hukuki sonucun kanuna uygunluğu.
Amaç Unsuru: İşlemin tesis edilmesinde salt kamu yararı güdülüp güdülmediği.
özellikle toplantı ve gösteri yürüyüşü yasakları, işyeri kapatma kararları veya sokağa çıkma kısıtlamaları gibi temel hakları etkileyen kararlarda, idarenin sahip olduğu takdir yetkisi; ölçülülük ilkesi ve demokratik toplum düzeninin gerekleri ışığında denetlenir.
Hukuka aykırı olduğu düşünülen bir valilik kararına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu (İYUK) uyarınca iki temel dava türü ikame edilebilir:
İdari işlemin, yukarıda sayılan unsurlardan herhangi biri yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan davadır. İptal davası sonucunda mahkeme işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmederse, işlem tesis edildiği tarihten itibaren tüm sonuçlarıyla birlikte hukuk aleminden silinir.
Dava Açma Süresi: Kararın ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 günlük hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.
Valilik kararı veya bir idari eylem nedeniyle kişinin malvarlığında bir eksilme (maddi zarar) meydana gelmişse veya kişilik hakları zedelenmişse (manevi zarar), bu zararların tazmini için açılan davadır. İptal davası ile birlikte veya iptal davası sonuçlandıktan sonra açılabilir.
İdari davalarda dava açılması, kural olarak işlemin uygulanmasını durdurmaz. örneğin, valilik tarafından verilen bir işyeri kapatma kararına dava açılmış olması, o işyerinin mühürlenmesini engellemez. Bu noktada mağduriyetin önlenmesi için yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.
İYUK m. 27 uyarınca YD kararı verilebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması (örn: İşletmenin faaliyetine devam edememesi sonucu iflas riski).
İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması.
Mahkemece yürütmenin durdurulması kararı verildiği takdirde, dava sonuçlanana kadar işlemin uygulanması askıya alınır.
Dava açmadan önce, kararın kaldırılması veya değiştirilmesi için valiliğe bir dilekçe ile başvurulabilir. Bu başvuru, 60 günlük dava açma süresini durdurur.
İdare 30 gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır (zımni ret).
Red cevabının gelmesi veya 30 günlük sürenin dolmasıyla birlikte duran 60 günlük süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
İstanbul Anadolu Yakası'nın idari merkezi olan Kartal'daki İdare Mahkemeleri, bölgedeki idari işlem yoğunluğu nedeniyle bu tür başvurularda yetkili yargı mercileri arasında yer almaktadır.
Valilik kararını tebliğ aldığımda ne yapmalıyım? Kararın tebliğinden itibaren 60 günlük süreyi geçirmeksizin işlemin hukuka aykırılık yönlerini belirleyerek iptal davası hazırlığına başlanmalıdır.
Yasaklama kararlarına karşı dava açmak mümkün mü? Evet. Valiliğin belirli bir bölgede toplantı, gösteri veya etkinlik yasaklamasına ilişkin genel nitelikli kararları, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunduğu ölçüde yargı denetimine tabidir.
Valilik kararı nedeniyle maddi zararım oluştu, ne yapabilirim? Zararın öğrenilmesinden itibaren tam yargı davası açılarak, idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde tazminat talep edilebilir.
Dava açma süresini kaçırırsam ne olur? İdari yargıda süreler kamu düzenine ilişkindir. 60 günlük süre geçtikten sonra açılan davalar, işlemin içeriğine bakılmaksızın mahkemece süre aşımı nedeniyle reddedilir.
Valilikler tarafından tesis edilen idari işlemler, kamu hizmetlerinin yürütülmesi ve toplumsal düzenin sağlanması açısından gereklidir; ancak bu işlemlerin hukuk devleti sınırları içinde kalması elzemdir. Anayasa ile güvence altına alınan hakların valilik kararlarıyla ihlal edilmesi durumunda, yargı yoluyla bu ihlallerin giderilmesi anayasal bir haktır.
İdari yargılama usulü; hak düşürücü sürelerin titizliği, dilekçe formatının karmaşıklığı ve "yürütmenin durdurulması" gibi stratejik taleplerin doğru kurgulanmasını gerektiren teknik bir alandır. Hak kaybına uğramamak ve sürecin yasal prosedürlere uygun yürütülmesini sağlamak adına bir hukukçudan hukuki destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: İşbu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her idari dosya; işlemin niteliği, dayandığı kanun maddesi, tebliğ tarihi ve somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Hak kaybına uğramamak ve sürecin yasal prosedürlere uygun yürütülmesini sağlamak adına bu alanda çalışan bir hukukçudan hukuki destek alınması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.