Kartal Avukat
Vasiyetname yoluyla miras paylarını değiştirmek isteyen bir kişi için önem arz eden kavramlar "Saklı Pay" ve **"Tasarruf Nisabı"**dır. Vasiyetçi, sadece saklı paylar dışında kalan kısım (tasarruf nisabı) üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir.
Saklı pay, vasiyetçinin iradesiyle dahi ortadan kaldıramayacağı, belirli yakınlıktaki mirasçılara kanunen ayrılmış dokunulmaz paydır. 2026 yılı itibarıyla geçerli olan saklı pay oranları şunlardır:
Altsoy (çocuklar/Torunlar) için: Yasal miras payının yarısı (%50).
Anne ve Baba için: Yasal miras payının dörtte biri (%25).
Sağ Kalan Eş için: Altsoy veya ana-baba ile birlikte mirasçıysa yasal payının tamamı, diğer hallerde yasal payının dörtte üçü (%75).
önemli Not: Kardeşlerin saklı pay hakkı 2007 yılında yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Vasiyetçi, kardeşlerine hiç miras bırakmayabilir.
Tasarruf nisabı, toplam terekeden saklı paylar çıkarıldıktan sonra kalan kısımdır. Vasiyetçi bu kısım üzerinde şu değişiklikleri yapabilir:
Vasiyet Alacaklısı Atama: Mirasçı olmayan bir üçüncü kişiye veya bir vakfa belirli bir mal bırakabilir.
Mirasçı Atama: Yasal mirasçısı olmayan birini "mirasçı" olarak belirleyebilir.
Payları Artırma: Bir yasal mirasçının saklı payını korumak kaydıyla, diğer mirasçının payından alıp ona verebilir.
Vasiyetçi, yasal mirasçının saklı payını normal şartlarda azaltamaz. Ancak TMK m. 510 uyarınca şu "ağır" hallerde mirasçıyı saklı payından da mahrum bırakabilir:
Mirasçının, vasiyetçiye veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi.
Mirasçının, aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal etmesi.
Eğer vasiyetçi, saklı payları ihlal ederek bir dağıtım yapmışsa, vasiyetname kendiliğinden geçersiz olmaz.
Dava Şartı: Saklı payı zedelenen mirasçı, vasiyetçinin ölümünden sonra Tenkis Davası açmalıdır.
Sonuç: Mahkeme, vasiyetçinin tasarrufunu saklı pay sınırına çekene kadar indirir (tenkis eder). Vasiyetnamenin geri kalanı geçerliliğini korur.
"Tüm malımı eşime bırakıyorum" şeklinde bir vasiyet geçerli mi? Eğer vasiyetçinin çocukları (altsoyu) varsa, bu vasiyetname çocukların saklı payını ihlal eder. çocuklar dava açarak kendi saklı paylarını alabilirler. Eğer vasiyetçinin hiçbir saklı paylı mirasçısı yoksa (çocuğu, eşi, ana-babası yoksa), malının tamamını dilediği kişiye bırakabilir.
Vasiyetnamede payları rakamla belirtmek zorunda mıyım? Hayır, belirli mal varlıklarını (örn: "Şu ev kızımın, şu araba oğlumun olsun") özgüleyerek de paylaştırma yapabilirsiniz. Ancak bu paylaşımın yine saklı pay oranlarını koruması gerekir.
Mirastan feragat sözleşmesi ile paylar değişebilir mi? Evet. Mirasçı, vasiyetçi hayattayken noter huzurunda "Mirastan Feragat Sözleşmesi" imzalarsa, vasiyetçi bu mirasçının payı üzerinde de serbestçe tasarruf etme hakkı kazanır.
YASAL UYARI (DISCLAIMER): Bu içerik, vasiyetname ile miras paylarının düzenlenmesi ve yasal sınırlar hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut bir olaya yönelik hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Miras hukuku; teknik saklı pay hesaplamaları, tenkis oranları ve sıkı hak düşürücü süreler içerdiğinden, olası hak kayıplarının önlenmesi için bir hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.