Kartal Avukat
01.01.2002 tarihinden sonra evlenen çiftler için yasal mal rejimi olan "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi", eşlerin evlilik süresince edindikleri varlıklar üzerinde karşılıklı hak sahibi olmalarını sağlar. Boşanma ile birlikte mal rejiminin tasfiyesi gündeme geldiğinde; bir eşin, diğerinin edindiği malların "Artık Değeri" üzerinden (kural olarak) yarısı oranında parasal bir hak talep etmesine Katılma Alacağı denir.
İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) nezdindeki mal rejimi tasfiyesi davaları; varlıkların tespiti, borçların mahsubu ve net alacak miktarının belirlendiği teknik bir yargılama sürecini kapsamaktadır.
Katılma alacağı, mülkiyetin paylaşılması (tapuda adın yazılması) değil, malın net değeri üzerinden doğan parasal bir alacak hakkıdır. Hesaplama şu formül üzerinden yürütülür:
Edinilmiş Malın Karar Tarihindeki Değeri - (Borçlar + Kişisel Mal Katkıları) = Artık Değer Artık Değer / 2 = Katılma Alacağı
örneğin; evlilik birliği içinde krediyle alınan bir evin mevcut borçları düşülür; eğer evin peşinatı bir eşin kişisel malından (örn: Evlilik öncesi birikim veya miras) karşılanmışsa, bu miktar da tenzil edilir. Kalan net değer ikiye bölünerek alacak miktarı belirlenir.
Katılma alacağı davasında paylaşıma konu olan "Edinilmiş Mallar" şunlardır:
çalışma Karşılığı Edinilenler: Maaş, prim ve ikramiyeler ile edinilen taşınmaz ve araçlar.
Sosyal Güvenlik ödemeleri: Kıdem ve ihbar tazminatı, emekli ikramiyesi veya OYAK ödemeleri.
Kişisel Malların Gelirleri: Miras kalan bir gayrimenkulün (kişisel mal) evlilik süresince elde edilen kira gelirleri.
Miras yoluyla geçen varlıklar, manevi tazminat alacakları ve evlenmeden önceki birikimler "Kişisel Mal" sayılır ve kural olarak tasfiyeye dahil edilmez.
Katılma alacağı oranı kanunen %50 olsa da, kanun koyucu ağır kusurlu eşe yönelik bir yaptırım öngörmüştür. Boşanma davası; Zina (Aldatma) veya Hayata Kast sebeplerine dayalı olarak açılmış ve bu gerekçelerle hükme bağlanmışsa; hakim, kusurlu tarafın artık değer üzerindeki pay oranını hakkaniyete göre azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.
Tasfiye sürecini engellemek amacıyla eşlerin mal varlıklarını devretmesi durumunda, TMK 229. madde uyarınca şu işlemler tasfiye hesabına dahil edilir:
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmalar (bağışlar).
Süresi ne olursa olsun, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler.
Bu varlıklar, sanki hiç satılmamış gibi mevcut piyasa değerleri üzerinden hesaplamaya dahil edilir.
Davayı kazanırsam tapuyu kendi üzerime alabilir miyim? Hayır. Katılma alacağı davası bir mülkiyet davası değil, şahsi alacak (para) davasıdır. Mahkeme tapunun devrine değil, hesaplanan bedelin nakden ödenmesine hükmeder. Ancak taraflar anlaşırsa borcun taşınmaz devriyle ödenmesi mümkündür.
Kredisi devam eden evin paylaşımı nasıl yapılır? Evin karar tarihindeki güncel piyasa değerinden, kalan kredi borcu (faiziyle birlikte) düşülür. Varsa kişisel mal denkleştirmeleri yapıldıktan sonra kalan bakiye ikiye bölünür.
Şirket hisseleri paylaşıma dahil midir? Şirket evlilik birliği içinde edinilmişse veya sermayesi edinilmiş mallardan karşılanmışsa; şirketin öz sermayesi, dağıtılmamış karları ve büyüme değeri üzerinden katılma alacağı talep edilebilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu internet sitesinde paylaşılan içerikler, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut olay, kendi içinde özel şartlar barındırır ve yasal sürelerin takibi hak kaybına uğramamanız açısından kritiktir. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişiklik gösterebilir. Haklarınızı doğru şekilde savunmak ve süreçleri etkin yönetmek adına bir avukattan hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Mal paylaşımı davalarında en çok önem arz eden hususlardan biri, varlıkların hangi tarihteki değerleri üzerinden hesaplamaya dahil edileceğidir. Hukuk sistemimizde bu süreç iki farklı zaman dilimi üzerinden yönetilir:
Mal Rejiminin Sona Erme Anı: Boşanma davasının açıldığı tarih, eşler arasındaki mal rejiminin hukuken sona erdiği tarihtir. Bu tarihten sonra edinilen mal varlıkları (istisnalar hariç) tasfiye ve paylaşım hesabına dahil edilmez.
Değerleme Anı (Karar Tarihi): Paylaşıma konu olan malların (taşınmaz, araç vb.) parasal karşılığı, boşanma davasının açıldığı tarihteki değeri üzerinden değil; tasfiye davasının karar tarihine en yakın (güncel) piyasa sürüm değeri üzerinden belirlenir.
özellikle ekonomik değişimlerin hızlı olduğu dönemlerde, varlıkların davanın bittiği tarihteki yüksek piyasa değeri üzerinden hesaplanması, hak sahibi eşin güncel piyasa koşullarında hak kaybına uğramasını engellemek adına yasal bir gerekliliktir.
Katılma alacağı davalarında hükmedilen bedelin nemalandırılması, alacağın tespitiyle doğrudan ilgilidir:
Faiz Başlangıç Tarihi: Katılma alacağında faiz, davanın açıldığı tarihten itibaren değil, mahkeme kararının verildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bunun temel nedeni, alacak miktarının ancak yargılama sonunda (bilirkişi raporu ve mahkeme takdiri ile) belirgin ve "muaccel" hale gelmesidir.
İstisnai Durumlar: Yargıtay uygulamalarında, "Eklenecek Değer" (mal kaçırma kastıyla yapılan devirler) veya kötü niyetli tasarrufların ispatı durumunda faiz başlangıcına dair farklı değerlendirmeler yapılabilmektedir.
İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) nezdindeki yargılamalarda, dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihinin ve türünün yasal mevzuata uygun şekilde talep edilmesi, yargılama süreci boyunca paranın değerinin korunması ve usul hukukuna uygun bir karar tesisi bakımından elzemdir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.