Kartal Avukat
Konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmeleri, bireylerin barınma ve ticari faaliyetlerini sürdürme haklarını düzenleyen en temel sözleşme türlerinden biridir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında düzenlenen kira ilişkileri, hem kiraya verenin mülkiyet hakkını hem de kiracının sosyal ve ekonomik güvencesini koruma altına almaktadır.
İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) yetki alanındaki kira uyuşmazlıkları; kira bedelinin piyasa rayicine uyarlanması, tahliye sebeplerinin oluşup oluşmadığının tespiti ve arabuluculuk müzakereleri gibi aşamalardan oluşur.
Türk hukuk sisteminde kira sözleşmesinin süresinin dolması, kiracının taşınmazdan tahliyesi için tek başına yeterli bir sebep değildir. Tahliyenin gerçekleştirilebilmesi için TBK’da sınırlı sayıda sayılan (numerus clausus) haklı sebeplerden birinin varlığı ve mahkeme huzurunda ispatı önem arz etmektedir.
Tahliye Taahhütnamesi: Kiracının, taşınmazın tesliminden sonraki bir tarihte, taşınmazı belirli bir günde boşaltacağına dair verdiği yazılı irade beyanıdır. Tarih şartlarına uygun bir taahhütname, doğrudan icra takibine konu edilebilir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye: Kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut veya iş yeri ihtiyacı varsa açılan davadır. İhtiyacın "gerçek, samimi ve zorunlu" olması esastır.
Temerrüt (Kira Borcunun ödenmemesi): Kira bedelinin vadesinde ödenmemesi durumunda, kiracıya noter kanalıyla veya icra dairesi aracılığıyla 30 günlük ödeme süresi tanınır. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa tahliye davası ikame edilebilir.
İki Haklı İhtar: Bir kira yılı içerisinde kira bedelinin farklı aylarda iki kez geciktirilmesi ve buna istinaden iki ayrı haklı ihtarın çekilmesi durumunda, kira dönemi sonunda tahliye talep edilebilir.
On Yıllık Uzama Süresi: On yıllık uzama süresi dolan sözleşmelerde, kiraya veren herhangi bir sebep göstermeksizin, her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi feshedebilir.
Kira bedellerinin güncel ekonomik koşullara uyarlanması için açılan "Kira Tespit Davası", belirli sürelere bağlıdır:
5 Yılın Altındaki Sözleşmeler: Kira artış oranı, bir önceki kira yılındaki TüFE (Tüketici Fiyat Endeksi) 12 aylık ortalamasını geçemez.
5 Yılı Dolduran Sözleşmeler: 5 yıl tamamlandıktan sonra, TüFE sınırına bakılmaksızın kiranın bölgedeki emsal rayiç değerlere yükseltilmesi istenebilir. Mahkeme; binanın yaşı, konumu ve emsal kira bedellerini dikkate alarak bilirkişi raporu ışığında yeni bedeli belirler.
01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenleme ile kira uyuşmazlıklarında (ilamsız icra takipleri dışındaki tahliye, tespit ve tazminat talepleri) Arabulucuya başvurmak bir dava şartıdır.
Taraflar, tarafsız bir arabulucu huzurunda anlaşmaya varırlarsa; düzenlenen tutanak mahkeme ilamı niteliğindedir.
Anlaşma sağlanamaması durumunda, hazırlanan "son tutanak" ile birlikte Aile veya Sulh Hukuk Mahkemeleri nezdinde dava açma hakkı doğar.
Yeni satın aldığım evdeki kiracıyı çıkarabilir miyim? Taşınmazı yeni edinen kişi, tapu tescil tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya ihtar çekerek ihtiyacını bildirmelidir. Bu durumda, iktisap tarihinden itibaren 6 ay sonra tahliye davası açma hakkı doğar.
Tahliye davası ne kadar sürede sonuçlanır? Yargılama süreci mahkemenin yoğunluğuna ve delillerin toplanma hızına göre değişmekle birlikte, ilk derece mahkemesi aşaması ortalama 12-18 ay sürebilmektedir. Ancak geçerli bir tahliye taahhütnamesine dayalı icra takipleri daha kısa sürede sonuçlanabilmektedir.
Kiracı mülke zarar verirse ne yapılmalıdır? Kiracı, kiralananı özenle kullanma yükümlülüğü altındadır. Taşınmaza verilen olağan dışı zararlar durumunda, tahliye sebebi oluşabileceği gibi zarar tazmini için tazminat davası da açılabilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu internet sitesinde paylaşılan içerikler, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut olay, kendi içinde özel şartlar barındırır ve yasal sürelerin takibi hak kaybına uğramamanız açısından kritiktir. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişiklik gösterebilir. Haklarınızı doğru şekilde savunmak ve süreçleri etkin yönetmek adına bir avukattan hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Kiracının taşınmazı belirli bir tarihte boşaltmayı üstlendiği Yazılı Tahliye Taahhütnamesi, Türk Borçlar Kanunu uyarınca geçerliliği sıkı şekil şartlarına bağlanmış bir belgedir. Yargılama aşamasında taahhütnamenin iptaline yol açan en yaygın hata, belgenin kira sözleşmesi ile aynı tarihte imzalanmış olmasıdır.
Serbest İrade Kriteri: Yargıtay yerleşik içtihatlarında, kira sözleşmesiyle eş zamanlı imzalanan taahhütnamelerin, kiracının konutu kiralayabilmek adına baskı altında verdiği beyanlar olduğu kabul edilmektedir.
Makul Süre Şartı: Taahhütnamenin hukuken geçerli sayılabilmesi için, kira sözleşmesinin imzasından ve taşınmazın tesliminden sonraki bir tarihte (makul bir süre sonra) düzenlenmiş olması esastır. Belge üzerindeki düzenleme tarihi ile tahliye tarihinin netliği, icra edilebilirlik ve davanın reddedilme riskinin minimize edilmesi açısından temel kriterdir.
Kira ilişkisinden doğan tahliye, kira tespiti, uyarlama ve alacak davalarında yetkili mahkemenin tayini, usul hukuku açısından davanın ilk aşamasını oluşturur.
Yetkili Merci: Kira sözleşmesine konu olan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi veya sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi yetkilidir. Bu kapsamda; Kartal, Pendik, Maltepe, Tuzla, Kadıköy, üsküdar ve çevre ilçelerdeki gayrimenkul uyuşmazlıkları için yetkili merci İstanbul Anadolu Sulh Hukuk Mahkemeleridir.
Yargılama Süreci ve Keşif: Kira tespit ve tahliye davalarında sıklıkla başvurulan "mahallinde keşif" ve bilirkişi incelemeleri, taşınmazın bulunduğu bölgedeki mahkeme kalemleri ve yerel uygulama pratikleri ile doğrudan ilişkilidir. Tebligat süreçlerinin ve usuli sürelerin takibi, yargılamanın makul sürede sonuçlanması ve usul ekonomisinin sağlanması bakımından önem arz eder.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.