Kartal Avukat
Türk Medeni Kanunu uyarınca, boşanma hükmünün kesinleşmesiyle evlilik birliği sona ererken, eşlerin ekonomik birlikteliğinin sonlandırılması için Mal Rejimi Tasfiyesi sürecinin işletilmesi gerekir. Bu süreç, eşlerin evlilik süresince edindikleri mal varlıklarının (aktifler) ve borçların (pasifler) tespiti ile yasal mal rejimi olan "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi" kurallarına göre paylaştırılmasını kapsar.
İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) yetki alanındaki mal rejimi davaları; tasfiye hesabının yapılması, alacak kalemlerinin tespiti ve mal kaçırma girişimlerine karşı yasal tedbirlerin alınması gibi teknik detaylar içeren aşamalardan oluşur.
Mal rejimi tasfiyesi, eşlerin tabi olduğu yasal rejime göre birbirlerinden alacaklı olup olmadıklarının belirlendiği, hesaplama odaklı bir davadır. Genellikle boşanma davasının kesinleşmesi, bu dava için bir "Bekletici Mesele" kabul edilir.
Dava kapsamında ileri sürülebilecek üç temel alacak kalemi şunlardır:
Katılma Alacağı: Eşin, diğer eşin evlilik birliği içinde edindiği mallar üzerindeki (kural olarak %50) hakkıdır. Bu, mülkiyetin kendisine değil, malın net değeri üzerinden doğan şahsi bir para alacağına ilişkindir.
Değer Artış Payı Alacağı: Bir eşin, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına (örn: Tadilat masrafı veya kredi ödemesi) kendi kişisel malından yaptığı katkının geri istenmesidir.
Katkı Payı Alacağı: 01.01.2002 tarihinden önce (Mal Ayrılığı Rejimi döneminde) edinilen mallara yapılan maddi katkının ispatlanarak talep edilmesidir.
Tasfiye davasının önem arz eden aşaması, mahkemece atanan bilirkişilerce yapılan teknik hesaplamadır. Bu hesaplamada sadece mevcut mallar değil, hukuka aykırı şekilde elden çıkarılan varlıklar da dikkate alınır:
TMK 229 - Eklenecek Değerler: Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın yapılan olağan dışı bağışlar veya süresi ne olursa olsun mal kaçırmak kastıyla yapılan devirler; bu mallar sanki hiç satılmamış gibi tasfiye hesabına (eklenecek değer olarak) dahil edilir.
Denkleştirme: Kişisel mallardan edinilmiş mallara veya tam tersi yönde yapılan kaymalar (örn: Miras kalan paranın aile konutunun kredisinde kullanılması) hesaplanarak denkleştirme işlemi uygulanır.
Uygulamada sıkça karşılaşılan kredili konut veya araçların paylaşımı, belirli bir oranlama sistemine tabidir:
Artık Değer Hesabı: Malın karar tarihindeki sürüm değerinden (Rayiç Bedel), kalan kredi borcu (faizleriyle birlikte) düşülür. Kalan bakiye "Artık Değer"dir ve ikiye bölünür.
Oranlama Metodu: Peşinatın veya ara ödemelerin bir kısmının kişisel maldan karşılanması durumunda, bu katkının malın toplam değerine oranı hesaplanarak ilgili tarafa iadesi sağlanır.
Boşanma davası sürerken mal varlıkları satılabilir mi? Hukuken bir engel olmasa da, satış işlemi "Mal Kaçırma" iddiasına dayanak oluşturabilir. Hak kaybının önlenmesi amacıyla, dava dilekçesi ile birlikte mahkemeden taşınmazlar ve araçlar üzerine "İhtiyati Tedbir" konulması talep edilebilir.
Miras kalan mallar paylaşıma girer mi? Hayır. Miras yoluyla intikal eden varlıklar, manevi tazminat alacakları ve karşılıksız kazandırmalar (bağışlar) "Kişisel Mal" sayılır ve tasfiyeye dahil edilmez. Ancak bu malların evlilik süresince elde edilen kira veya faiz gelirleri "Edinilmiş Mal" kabul edilerek paylaşıma konu olur.
Aldatma (Zina) durumunda mal paylaşımı değişir mi? Evet. TMK 236/2 uyarınca; boşanma davası Zina veya Hayata Kast sebebiyle açılmış ve kabul edilmişse, hâkim kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu internet sitesinde paylaşılan içerikler, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut olay, kendi içinde özel şartlar barındırır ve yasal sürelerin takibi hak kaybına uğramamanız açısından kritiktir. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişiklik gösterebilir. Haklarınızı doğru şekilde savunmak ve süreçleri etkin yönetmek adına bir avukattan hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Mal rejimi tasfiyesi davaları, hukuk bilgisinin yanı sıra ileri düzeyde matematiksel hesaplama (aktüerya) bilgisi gerektiren teknik süreçlerdir. Mahkeme, uyuşmazlığın çözümü için dosyayı bir Hesap Bilirkişisine tevdi eder.
İnceleme Kapsamı: Bilirkişi; tapu kayıtlarını, banka hesap hareketlerini, kredi geri ödeme tablolarını ve varlıkların edinilme tarihlerini analiz ederek detaylı bir rapor hazırlar. Bu rapor; kişisel mal savunmalarının, denkleştirme alacaklarının ve üFE artış oranlarının doğru uygulanıp uygulanmadığını gösterir.
Teknik İtirazın önemi: Bilirkişi raporları, karmaşık mal rejimi kurallarının yanlış yorumlanması veya hesap hatası barındırması ihtimali nedeniyle her zaman denetime tabidir. Rapora yönelik yapılacak teknik ve hukuki itirazlar, tasfiye hesabının yasal mevzuata uygun şekilde düzeltilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından davanın kaderini belirleyen usuli bir aşamadır.
Eşlerden birinin adına kayıtlı olan şirket hisseleri veya ticari işletmelerin tasfiyeye dahil edilip edilmeyeceği, bu varlıkların edinilme kaynağına bağlıdır.
Tasfiyeye Dahil Unsurlar: Eğer ticari girişim evlilik birliği içinde ve edinilmiş mallar (maaş, sermaye veya emek) ile kurulmuşsa, şirket hisseleri paylaşım kapsamına girer. Bu süreçte sadece şirketin başlangıç sermayesi değil; dağıtılmamış karlar, yedek akçeler ve şirketin büyüme değeri de "edinilmiş mal" statüsünde tasfiye hesabına dahil edilir.
Mali İnceleme: Şirket değerlemesi süreçlerinde; işletmenin bilançoları, ticari defterleri ve banka kayıtları üzerinden yapılan incelemeler, ticari gelirin tasfiye hesabına doğru yansıtılması bakımından kritik önem taşır.
İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) nezdindeki ticari uyuşmazlıkları içeren mal rejimi davalarında, mali verilerin hukuk normlarına uygun şekilde analiz edilmesi, mülkiyet haklarının korunması ve hakkaniyetli bir paylaşım tesisi için temel teşkil eder.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.