Kartal Avukat
Sağlık hizmetlerinde "Acil Servis", zamanla yarışılan, hataya veya gecikmeye tahammülün olmadığı en kritik alandır. Bir kalp krizi, beyin kanaması veya trafik kazası vakasında; müdahalenin 10 dakika gecikmesi, hastanın hayatını kaybetmesine veya ömür boyu felç kalmasına neden olabilir.
Ancak ne yazık ki İstanbul’un yoğun nüfuslu Kartal ve Anadolu Yakası bölgesindeki hastanelerde; personel yetersizliği, yanlış önceliklendirme (triyaj hatası) veya özel hastanelerin "önce ödeme/provizyon onayı" ısrarı nedeniyle hastalar sedyelerde bekletilmektedir. Hukukumuzda, acil durumdaki bir hastanın tıbbi gerekçeler dışında bekletilmesi, ağır bir Hizmet Kusuru veya Malpraktis (Hekim Hatası) olarak kabul edilir. Kartal Sağlık Hukuku Avukatı olarak, acil serviste ihmal edilen hastaların ve yakınlarının tazminat haklarını detaylandırıyoruz.
Acil serviste her bekleme, tazminat sebebi değildir. Tıpta "Triyaj" (Seçme/Ayırma) sistemi uygulanır.
Kırmızı Alan: Hayati tehlikesi olanlar (Kalp durması, ağır kanama). Bekletilemez, anında müdahale şarttır.
Sarı Alan: Hayati tehlikesi olmayan ancak tıbbi müdahale gerekenler (Karın ağrısı, kesikler). Belirli bir süre bekleyebilir.
Yeşil Alan: Ayaktan hastalar (Grip, boğaz ağrısı). En uzun bekleme buradadır.
Hukuki İhlal: Eğer hasta göğüs ağrısı (Kalp krizi riski) ile gelmişse ve kendisine "Kırmızı" kod verilmesi gerekirken "Yeşil" kod verilip "Sıranı bekle" denildiyse; bu bir Triyaj Hatasıdır ve tazminat sorumluluğu doğurur.
Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği ve Başbakanlık Genelgeleri çok nettir: "Acil haldeki hastaya, sosyal güvencesine veya ödeme gücüne bakılmaksızın derhal müdahale edilmelidir."
Bir özel hastane;
"Önce vezneye ödeme yapın",
"Sigortadan provizyon onayı gelmeden doktora haber veremeyiz",
"Senet imzalamazsanız ameliyata almayız" diyerek acil hastayı bekletirse, bu eylem hem suçtur (TCK - Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali) hem de tazminat sebebidir. Hastane yönetimi, gecikmeden doğan zarardan %100 sorumludur.
Devlet hastanelerinde (Şehir Hastaneleri, Eğitim Araştırma Hastaneleri) yaşanan gecikmelerde genellikle "Doktor yoktu", "Tomografi bozuktu" veya "Personel yetersizdi" savunması yapılır.
Hukukta buna "Organizasyon Kusuru" denir. İdare (Sağlık Bakanlığı), acil servisi 24 saat kesintisiz işleyecek şekilde organize etmek zorundadır.
Cihaz bozuksa yenisini koymak,
Doktor izinliyse nöbetçi atamak,
Yoğunluk varsa sevk sistemini (112) işletmek zorundadır. Bunlar yapılmadığı için hasta zarar görürse, İdare Mahkemesi'nde Tam Yargı Davası açılır.
Acil servis davalarında hastaneler sıkça şu savunmayı yapar: "Hasta zaten çok kötü durumdaydı, biz hemen müdahale etsek de ölecekti. Gecikmenin ölüme etkisi yok."
Hukukumuzda (ve Yargıtay kararlarında) gelişen "Şans Kaybı" doktrini bu savunmayı çürütür.
Prensip: Hasta %100 kurtulacak olmasa bile, erken müdahale ile %30 veya %50 yaşama şansı varken, gecikme nedeniyle bu şans elinden alınmışsa; hastane bu "kaybedilen şans" oranında tazminat öder. Yani hastanın "belki yaşayabilirdi" ihtimali, tazminatın konusudur.
Acil serviste ihmal iddiasıyla açılacak davalarda süreç şöyledir:
Kamera Kayıtları: Hastanın hastaneye giriş saati ile doktora göründüğü saat arasındaki farkı kanıtlar. (Hemen talep edilmelidir, silinebilir).
HTS Kayıtları: 112 aramaları veya yakınlarının hastane içindeki telefon trafiği.
Tıbbi Kayıtlar: Hastaya verilen triyaj kodu ve müdahale notları.
Mahkeme, dosyayı Adli Tıp Kurumu'na gönderir. Kurul; "Gecikme var mı? Gecikme ile ölüm/sakatlık arasında illiyet bağı var mı?" sorularını yanıtlar.
Maddi Tazminat: Ölüm halinde "Destekten Yoksun Kalma Tazminatı" (Mirasçılara), sakatlık halinde tedavi giderleri ve iş gücü kaybı.
Manevi Tazminat: Hastanın çektiği acı veya yakınlarının duyduğu üzüntü için.
Olay: Kartal'da göğüs ağrısı ve sol kolda uyuşma şikayetiyle özel bir hastanenin acil servisine başvuran (A)'ya, EKG çekilmeden ve troponin testi yapılmadan "Gaz sancısıdır, üşütmüşsün" denilerek ağrı kesici iğne yapılmış ve eve gönderilmiştir. Hasta 2 saat sonra evde kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.
Hukuki Süreç:
Dava: Aile, Tüketici Mahkemesi'nde hastane ve doktora karşı maddi/manevi tazminat davası açmıştır.
Bilirkişi: Adli Tıp raporunda; "Göğüs ağrısı ile gelen hastada EKG çekilmemesi ve kardiyak enzimlere bakılmaması, tıp biliminin standartlarına aykırıdır (Malpraktis). Erken teşhis edilseydi hastanın yaşama şansı yüksekti" denilmiştir.
Karar: Mahkeme, doktoru ve hastaneyi müteselsilen kusurlu bulmuş, aileye rekor seviyede tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
Devlet hastanesinde 5 saat bekledim, dava açabilir miyim? Eğer tıbbi durumunuz "Sarı" veya "Yeşil" alansa ve hayati riskiniz yoksa, yoğunluk nedeniyle bekleme makul görülebilir. Ancak bekleme sonucunda durumunuz ağırlaştıysa (Örn: Apandisit patladıysa), bu bir hizmet kusurudur, dava açılabilir.
Özel hastane acilde para istedi, ödedim. Geri alabilir miyim? Evet. "Acil hal" devam ederken (stabil olana kadar) alınan tüm ücretler yasa dışıdır. SGK'ya şikayet ederek hastaneye ceza kestirebilir ve ödediğiniz parayı Tüketici Hakem Heyeti yoluyla geri alabilirsiniz.
Dava açma süresi nedir?
Kamu Hastaneleri: Olayı öğrendikten sonra 1 yıl içinde İdareye Başvuru yapılmalıdır.
Özel Hastaneler: Tüketici mahkemesinde zamanaşımı 5 yıldır.
Doktor "Personel yoktu ben ne yapayım" diyor? Doktorun şahsi kusuru yoksa bile, hastane yönetiminin "Organizasyon Kusuru" vardır. Personel eksikliğinin faturası hastaya kesilemez.
Acil servis kapısından giren her hasta, canını sağlık sistemine emanet eder. "Çok yoğunuz", "Sıra var" veya "Para onayı bekliyoruz" gibi gerekçeler, insan hayatından daha değerli değildir. İhmal edilen her saniye, hukuki bir sorumluluktur.
Bu tür davalar, tıbbi ve hukuki bilginin harmanlanmasını gerektirir.
Kartal Avukat olarak, Sağlık Hukuku alanındaki ; hastane kamera kayıtlarının celbi, Adli Tıp süreçlerinin takibi ve tazminat davalarında yanınızdayız. Kaybedilen sağlığın veya canın telafisi olmasa da, adaletin tecellisi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Web Sitemiz üzerinde yer alan içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır ve spesifik hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Ziyaretçiler, web sitemiz üzerinden edindikleri bilgileri hukuki tavsiye olarak kabul etmemeli ve bu bilgilere dayanarak hukuki işlem başlatmamalıdır. Bu doğrultuda avukatkartal.com.tr , web sitesinde ki içeriklerden ve bilgilerden doğabilecek herhangi bir zarar veya kayıptan sorumlu tutulamaz.
Hukuki yardım veya danışmanlık hizmeti almak isteyen ziyaretçilerin, direkt bir avukat ile iletişime geçmeleri tavsiye edilir. Avukatkartal.com.tr