Kartal Avukat
Adalet mekanizması, yılın büyük bölümünde süren yoğun mesainin ardından her yıl belirli tarihler arasında "ara verme" dönemine girer. Hukuk terminolojisinde "Adli Tatil" olarak adlandırılan bu süreç, aslında tam bir durma hali değil; yargısal faaliyetlerin belirli bir filtrelemeye tabi tutulmasıdır. 2026 yılı itibarıyla dijital yargı (UYAP) süreçleri adli tatilde de kesintisiz işlese de, fiziksel duruşmalar ve yasal süreler bu dönemde özel kurallara bağlanır.
Adli tatilin tarihleri kanunla sabitlenmiştir ve her yıl değişmez:
Başlangıç: 20 Temmuz
Bitiş: 31 Ağustos
Yeni Adli Yıl Açılışı: 1 Eylül
Bu tarihler arasında mahkemeler "nöbetçi" sistemine geçer. HSK tarafından belirlenen nöbetçi hâkim ve savcılar, sadece ivedi ve kanunda sayılan istisnai işleri yürütürler.
Kanun koyucu, gecikmesinde sakınca bulunan veya telafisi güç zararlar doğurabilecek işleri adli tatil kapsamı dışında bırakmıştır:
İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz: Acil koruma kararları.
Nafaka ve Velayet: Aile hukukuna ilişkin ivedi talepler.
İş Davaları: İş sözleşmesi feshinden doğan veya işçilik alacaklarına dair acil dosyalar.
Tahliye Davaları: Kira hukukundan kaynaklanan tahliye işlemleri.
Nüfus Davaları: Soybağı ve nüfus kayıtlarının düzeltilmesi.
Tutuklu İşler: Şüpheli veya sanığın tutuklu olduğu tüm dosyalar adli tatilde de görülür.
Soruşturma Evresi: Savcılıklar, yakalama, gözaltı ve arama gibi işlemlere ara vermeden devam eder.
Katalog Suçlar: Ağır cezalık bazı suçüstü halleri ve ivedi yargılama gerektiren dosyalar.
Adli tatilin önem arz eden konusu yasal sürelerdir. Sürelerin bitimi adli tatile rastlarsa, kanun kişiye ek bir koruma sağlar:
Sürelerin Uzaması: Adli tatile rastlayan süreler, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır (HMK m. 104).
örnek Hesaplama: Bir karara itiraz için son gününüz 5 Ağustos ise, bu süre otomatik olarak 7 Eylül mesai bitimine kadar uzar (1 Eylül + 7 gün).
Dikkat: Adli tatilde görülmeye devam eden (ivedi) işlerde süreler durmaz. Bu ayrımı yapmak, hak kaybı yaşamamak adına hayati önemdedir.
Adli tatil, dava açmaya engel değildir. Vatandaşlar veya avukatlar:
UYAP üzerinden 7/24 dava açabilir, dilekçe sunabilir ve harç ödeyebilirler.
Nöbetçi mahkemeler aracılığıyla acil taleplerini (tedbir, uzaklaştırma vb.) iletebilirler.
Ancak açılan "normal" bir davanın ilk duruşma günü genellikle Eylül ayı sonrasına verilir.
Soru: "Adli tatilde icra takibi başlatabilir miyim?" Cevap: Evet. İcra daireleri adli tatil kapsamında değildir; yıl boyu çalışmaya devam ederler. Maaş haczi, banka haczi veya takip açılışı gibi işlemler adli tatilde de yapılabilir. Sadece bazı satış ve icra duruşmaları ertelenebilir.
Soru: "Boşanma davası duruşmam 25 Temmuz'da, ne yapmalıyım?" Cevap: Boşanma davaları genel kural olarak adli tatilde görülmez. Mahkeme muhtemelen bu duruşmayı resen Eylül ayına ertelemiştir. Ancak yine de e-Devlet veya avukatınız aracılığıyla duruşma zaptını kontrol etmenizde fayda vardır.
Soru: "Sürenin uzaması her dava için geçerli mi?" Cevap: Hayır. İdari Yargı (Vergi ve İdare Mahkemeleri) süreleri ile Hukuk/Ceza mahkemesi süreleri arasında ufak usul farkları olabilir. Ayrıca "ivedi işler" kategorisindeki davalarda süreler aynen işler, uzama olmaz.
Adli tatil, yargı mensupları için bir dinlenme dönemi olsa da hak arama hürriyeti kesintiye uğramaz. 2026 yılı standartlarında; hangi sürenin donacağını, hangisinin işlemeye devam edeceğini bilmek, telafisi imkansız hak kayıplarını (davanın süreden reddi gibi) önleyen tek yoldur. Kartal ve çevre adliyelerindeki nöbetçi sisteminde acil işlerin takibi ve sürelerin milimetrik hesaplanması için bir taraf vekili desteği, hukuki güvenliğinizin en büyük sidir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Adli tatil uygulamaları ve sürelerin hesaplanması her davanın türüne göre farklılık gösterebileceğinden, mutlaka bir avukata danışılmalıdır.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.