Kartal Avukat
Hukuk sisteminin temelini oluşturan sözleşme ilişkileri, tarafların karşılıklı irade beyanları ile bir hukuki sonuç doğurmak üzere kurulan bağlardır. Ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında düzenlenen bu ilişkiler; edimin ifa edilmemesi, eksik ifası veya sözleşme maddelerinin yorumlanmasındaki farklılıklar nedeniyle uyuşmazlığa dönüşebilir. Geleneksel yargılama süreçlerinin yoğunluğu ve maliyeti, günümüzde tarafları alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine yöneltmektedir. Arabuluculuk, bu noktada uyuşmazlıkların mahkeme dışı, gizli ve hızlı bir şekilde çözümlenmesini sağlayan en etkili yasal enstrümandır.
Sözleşme uyuşmazlıkları, genellikle ahde vefa (pacta sunt servanda) ilkesinin zedelenmesi ile ortaya çıkar. Bir sözleşmenin kurulmasından sona ermesine kadar geçen süreçte, tarafların borçlarını dürüstlük kuralına uygun şekilde yerine getirmemesi (ifa etmemesi) uyuşmazlığın temelini oluşturur.
Modern ticari hayatta ve günlük yaşamda uyuşmazlık konusu olan başlıca sözleşmeler şunlardır:
Satış Sözleşmeleri: Malın teslim edilmemesi veya ayıplı mal teslimi durumları.
Kira Sözleşmeleri: Tahliye talepleri, kira bedelinin tespiti veya uyarlanması (7445 s.K. uyarınca artık dava şartı arabuluculuk kapsamındadır).
Hizmet ve İş Sözleşmeleri: ücret alacakları, kıdem ve ihbar tazminatları.
Ticari Alım-Satım Sözleşmeleri: Şirketler arası mal tedariki ve ödeme vadeleri.
Eser Sözleşmeleri: İnşaat, yazılım veya tasarım işlerinde işin teslim süresi ve kalitesi.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, sistemi iki ana kategoriye ayırır. Uyuşmazlığın türüne göre arabulucuya gitmek bir zorunluluk (dava şartı) olabileceği gibi, tarafların kendi isteğiyle (iradi) başvurduğu bir yöntem de olabilir.
2026 yılı itibarıyla, aşağıdaki uyuşmazlık türlerinde doğrudan dava açılması mümkün değildir; öncelikle arabuluculuk süreci tamamlanmalıdır:
Ticari Davalar: Alacak ve tazminat talepli tüm ticari uyuşmazlıklar.
İş Davaları: İşçi ve işveren arasındaki tazminat ve işe iade talepleri.
Tüketici Davaları: Belirli bir parasal sınırın üzerindeki tüketici uyuşmazlıkları.
Kira ve Komşuluk Hukuku: Kira bedeli, tahliye, kat mülkiyeti ve komşuluk hakkından doğan uyuşmazlıklar.
Arabuluculuk bürolarına yapılan başvurudan sonra atanan arabulucu, tarafları davet eder.
İş ve Ticari Uyuşmazlıklar: Süreç kural olarak 3 hafta içinde tamamlanır; zorunlu hallerde 1 hafta uzatılabilir.
Gizlilik İlkesi: Arabuluculuk görüşmelerinde sunulan beyanlar, belgeler ve ikrarlar; uyuşmazlığın mahkemeye taşınması durumunda delil olarak kullanılamaz. Bu durum tarafların daha esnek ve dürüst bir pazarlık yapmasını sağlar.
Arabuluculuk sürecinin sonunda tarafların uzlaşması halinde bir anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belgenin bir yanı, hukuki bağlayıcılığıdır.
Taraflar ve avukatları ile arabulucu tarafından imzalanan tutanak, mahkemeden alınacak bir icra edilebilirlik şerhi ile "ilam" (mahkeme kararı) niteliği kazanır. Şayet taraflar süreci avukatları ile birlikte imza altına almışlarsa, bu belge herhangi bir şerhe gerek kalmaksızın doğrudan icra takibine (İİK kapsamında) konu edilebilir. Bu durum, yıllar sürebilecek bir davanın sonucunu birkaç haftada elde etmek anlamına gelir.
Arabuluculuk, bir "pazarlık" sürecidir. Ancak bu pazarlık, hukuki sınırların dışına taşmamalıdır. Bir tarafın cezai şart, gecikme faizi veya munzam zarar gibi haklarından vazgeçip vazgeçmeyeceği tamamen iradi olsa da, bu kararların sonuçlarını öngörmek teknik bilgi gerektirir.
Sözleşme Analizi: İmzalanmış olan asıl sözleşmedeki hakların ve borçların (temerrüt şartları vb.) doğru yorumlanması.
Usul Ekonomisi: Arabuluculuk ücret tarifesi, yargılama giderleri ve harç avantajlarının hesaplanması.
İmza Yetkisi ve Temsil: Şirketler veya vekiller için yetki belgelerinin doğruluğunun denetimi.
Son Tutanak Yazımı: Anlaşma maddelerinin net, yoruma kapalı ve icra edilebilir şekilde kaleme alınması.
Kartal, Maltepe ve Ataşehir gibi ticari hacmin ve yerleşim yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde, sözleşme uyuşmazlıkları genellikle İstanbul Anadolu Adliyesi Arabuluculuk Büroları nezdinde çözümlenmektedir. özellikle kira ve ticari sözleşme yoğunluğunun bulunduğu bu yargı çevresinde, arabuluculuk süreci yerel mahkemelerin iş yükünü azaltırken taraflar için de usul ekonomisi (zaman ve maliyet tasarrufu) sağlamaktadır.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa ne olur? Arabuluculuk son tutanağı "anlaşamama" olarak düzenlenir. Bu tutanağın aslı veya onaylı örneği, açılacak olan dava dilekçesine eklenmek zorundadır. Aksi halde dava "dava şartı yokluğu" nedeniyle usulden reddedilir.
Arabuluculuk ücretini kim öder? Anlaşma halinde arabuluculuk ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde ödenir. Anlaşamama durumunda ise ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; ancak bu tutar ileride davayı kaybeden taraftan yargılama gideri olarak tahsil edilir.
Kira uyuşmazlıklarında arabulucuya gitmeden tahliye davası açabilir miyim? Hayır. 7445 sayılı Kanun gereği, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda arabuluculuk bir "dava şartı"dır. Doğrudan açılan davalar reddedilecektir.
Sözleşme uyuşmazlıkları, taraflar arasındaki ticari veya kişisel güveni sarsan süreçlerdir. Arabuluculuk, bu uyuşmazlıkları gizlilik içinde, tarafların karşılıklı kazanımı (kazan-kazan ilkesi) ile sonuçlandırır. 2026 yılı hukuk ikliminde, yargının hızı ve dijitalleşen icra süreçleri göz önüne alındığında, arabuluculuk masasında doğru strateji ile yer almak en rasyonel hukuki tercihtir. Hak kaybı yaşamamak ve süreci yasal güvenceler altında tamamlamak adına bir hukukçu rehberliğinde hareket edilmesi önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Her sözleşme uyuşmazlığı; metnin içeriğine, edimlerin ifa durumuna ve tarafların özel koşullarına göre farklılık gösterir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.