Kartal Avukat
Boşanma süreci, eşler arasındaki hukuki bağı sona erdirse de, ana ve babanın çocuklarına karşı olan sorumlulukları devam eder. Geleneksel Türk aile hukukunda velayetin taraflardan birine verilmesi (münferit velayet) esas iken, modern yargı pratikleri "Ortak Velayet" modelini merkeze almaktadır. 2026 yılı itibarıyla Aile Mahkemeleri, ebeveynlerin iş birliği kapasitesini ve çocuğun üstün yararını baz alarak, boşanma sonrasında da ebeveynlik haklarının eşit şekilde kullanılmasının önünü açmaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) ortak velayeti doğrudan yasaklayan bir hüküm bulunmamakla birlikte, bu kurum asıl gücünü uluslararası sözleşmelerden almaktadır.
7 No’lu Ek Protokol: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek bu protokolün 5. maddesi, eşlerin evlilik süresince ve evliliğin sona ermesi durumunda çocukları ile olan ilişkilerinde eşit hak ve sorumluluklara sahip olduğunu belirtir.
Anayasa m. 90: Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların farklı hükümler içermesi halinde, antlaşma hükümleri esas alınır. Yargıtay, bu hükümden yola çıkarak ortak velayeti iç hukukta uygulanabilir kılmıştır.
Ortak velayet bir hak olduğu kadar, ebeveynlerin omuzlarına binen yoğun bir iletişim sorumluluğudur. Mahkemeler bu kararı verirken şu kriterleri sorgular:
Ortak velayet, tarafların çocukla ilgili kararlarda (eğitim, sağlık, ikametgah) sürekli iletişimde olmasını gerektirir. Birbirine karşı şiddet uygulayan, iletişim kanalları tamamen kapalı olan veya çocuk üzerinden çekişme yaşayan ebeveynler için ortak velayet kararı verilmesi çocuğun yararına aykırı kabul edilir.
Hakim, kararını vermeden önce Sosyal İnceleme Raporu (SİR) talep eder. Psikolog ve pedagoglar eşliğinde hazırlanan bu rapor; çocuğun yaşı, gelişim düzeyi ve ebeveynleri ile olan bağı incelenerek ortak velayetin çocuk üzerinde yaratacağı psikolojik etkiyi ölçer.
Ortak velayet, çocuğun her hafta bir ebeveynden diğerine taşındığı "göçebe" bir yaşam anlamına gelmemelidir. çocuğun bir ana ikametgahı belirlenmeli ve eğitim/sağlık gibi süreklilik arz eden hizmetlere erişimi riske atılmamalıdır.
Ortak velayete hükmedilmiş olması, diğer hukuki kurumları şu şekilde etkiler:
İştirak Nafakası: Ortak velayette de çocuğun giderlerine katılım borcu devam eder. Taraflar, çocuğun bakım ve eğitim giderlerini gelirleri oranında paylaşırlar. Genellikle çocuğun yanında kaldığı ebeveyn bu giderleri yönetirken, diğeri nakdi katkı sağlar.
Kişisel İlişki Tesisi: çocuğun her iki ebeveynle de nitelikli zaman geçirmesi için bir "Ebeveynlik Planı" oluşturulur. Bayramlar, tatiller ve özel günlerin dağılımı bu planda netleştirilir.
Karar Mekanizması: önemli ameliyatlar, yurt dışı çıkışları veya okul seçimleri gibi konularda her iki ebeveynin de imzası aranır.
Mahkeme, aşağıdaki durumlarda ortak velayet talebini "kamu düzeni" ve "çocuk güvenliği" gerekçesiyle reddedebilir:
Taraflar arasında kronikleşmiş husumet ve çatışma olması.
Ebeveynlerden birinin bağımlılık, ihmal veya istismar geçmişinin bulunması.
Ebeveynlerin birbirlerinden çok uzak şehirlerde veya ülkelerde yaşaması (eğitim hayatını aksatabileceği için).
çocuğun görüşünün alınabileceği yaşta (genellikle 8 yaş ve üzeri) ortak velayeti istemediğini beyan etmesi.
Soru: Anlaşmalı boşanmada ortak velayet kararı almak daha mı kolaydır? Cevap: Evet. Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların çocukla ilgili tüm detaylarda uzlaştığını beyan etmesi, hakimin ortak velayet kararı vermesi için bir kanıttır.
Soru: Ortak velayet kararı daha sonra tek taraflı velayete dönüştürülebilir mi? Cevap: Evet. Şartların değişmesi, ebeveynlerden birinin sorumluluklarını yerine getirmemesi veya taraflar arasındaki iletişimin çocuğun psikolojisini bozacak düzeye gelmesi durumunda "Velayetin Değiştirilmesi" davası açılarak münferit velayete dönülebilir.
Soru: Ortak velayette çocuk yurt dışına nasıl çıkarılır? Cevap: Her iki ebeveynin de noter onaylı muvafakatnamesi veya mahkemeden alınacak özel bir izin gereklidir. Velayet paylaşıldığı için tek başına karar alma yetkisi yoktur.
Ortak velayet, boşanmanın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini minimize eden, ebeveynlik bilincini diri tutan çağdaş bir hukuk enstrümanıdır. Ancak bu sürecin kağıt üzerinde kalmaması için tarafların "Ebeveynlik Sözleşmesi" niteliğinde detaylı bir protokol hazırlaması stratejik öneme sahiptir. Kartal ve İstanbul genelindeki Aile Mahkemeleri, bu protokollerin niteliğine göre karar tesis etmektedir. Hak kaybı yaşamamak ve çocuğun geleceğini sağlam temeller üzerine kurmak adına bir hukukçu rehberliğinde "Kişiselleştirilmiş Velayet Protokolü" oluşturulması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, Türk Medeni Kanunu ve ilgili uluslararası sözleşmeler çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Ortak velayet kararı ve uygulama esasları; tarafların sosyo-ekonomik durumuna, çocuğun psikolojik ihtiyacına ve mahkemenin takdirine göre her somut olayda özel olarak değerlendirilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.