Kartal Avukat
Hukuk sistemimizde "hak, uyuyanları değil, uyanıkları korur." Bir hakkın varlığı kadar, o hakkın kanunla belirlenen süreler içinde talep edilmesi de hayatidir. Zamanaşımı, bir hakkın özünü ortadan kaldırmaz ancak o hakkın mahkeme yoluyla istenebilme (dava edilebilme) kabiliyetini elinden alır. 2026 yılı yargılama pratiklerinde, arabuluculuk başvurusunun bu süreleri "dondurması", birçok hak kaybının önüne geçen önem arz eden "can simidi" niteliğindedir.
6325 sayılı Kanun m. 16/2 uyarınca, arabuluculuk süreci zamanaşımı ve hak düşürücü süreler üzerinde "durdurucu" etkiye sahiptir:
Sürenin Durması: Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu andan itibaren saat işlemeyi bırakır.
Sürenin Başlaması: Süreç "son tutanak" ile bittiğinde, saat kaldığı yerden işlemeye devam eder.
örnek: 5 yıllık zamanaşımı süresinin bitmesine 10 gün kala arabulucuya başvurulursa, süreç bittikten sonra dava açmak için sadece 10 gün kalmış olur.
İş ve Tüketici Davalarında +2 Hafta: Arabuluculuk son tutanağından itibaren 2 hafta içinde dava açılması, hak düşürücü sürelerin korunması açısından hayati önemdedir.
Uyuşmazlığın türüne göre kanunun öngördüğü genel süreler şunlardır:
| Uyuşmazlık Türü | Zamanaşımı Süresi | Dayanak Kanun |
| İşçilik Alacakları (Kıdem, İhbar, ücret) | 5 Yıl | TBK ve İş Kanunu |
| Kira Alacakları | 5 Yıl | TBK m. 147 |
| Haksız Fiil (Tazminat) | 2 Yıl (öğrenme) / 10 Yıl (Olay) | TBK m. 72 |
| Sözleşmeye Aykırılık (Genel) | 10 Yıl | TBK m. 146 |
| Trafik Kazası (Maddi Zarar) | 2 Yıl | KTK m. 109 |
Haklarınızın takibi sırasında şu iki kavramın farkını bilmek stratejiktir:
Zamanaşımı: Karşı taraf mahkemede "süre geçti" diyerek itiraz (def'i) etmedikçe hakim bunu kendiliğinden gözetemez.
Hak Düşürücü Süre: Hakkın özüyle ilgilidir. Karşı taraf itiraz etmese bile hakim, sürenin geçtiğini görürse davayı doğrudan reddeder. Arabuluculuk süreci, her iki türdeki süreyi de durdurarak koruma sağlar.
Arabuluculuk görüşmeleri bittiğinde düzenlenen "Son Tutanak", dava açma süresinin miladıdır.
Tutanağın imza tarihinden itibaren işçilik alacaklarında 2 haftalık süre içinde dava açılmazsa, arabuluculuk başvurusunun sağladığı "süre durdurma" avantajı tehlikeye girebilir.
Hüküm verilmiş bir arabuluculuk anlaşma belgesi (anlaşma sağlandıysa), zamanaşımını tamamen sona erdirir; çünkü o artık bir mahkeme ilamı gücündedir ve ilamların zamanaşımı 10 yıldır.
Soru: "Arabuluculukta anlaştık ama karşı taraf ödemiyor. Zamanaşımı nedir?"
Cevap: Eğer arabuluculukta anlaştıysanız ve elinizde imzalı tutanak varsa, bu artık bir "ilam" hükmündedir. İlamların icrasındaki zamanaşımı süresi 10 yıldır.
Soru: "Hangi durumlarda zamanaşımı kesilir (sıfırdan başlar)?"
Cevap: Borçlunun borcu ikrar etmesi (kabul etmesi), faiz ödemesi veya icra takibi başlatılması durumunda zamanaşımı "kesilir" ve süre sıfırdan işlemeye başlar. Arabuluculuk ise süreyi kesmez, sadece "durdurur."
Soru: "Dava açtım ama zamanaşımını yanlış hesaplamışım, düzeltilebilir mi?"
Cevap: Zamanaşımı bir usul kuralıdır. Eğer davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmadıysa süreç devam edebilir. Ancak hak düşürücü bir süre ise (örn: İşe iade davasındaki 1 aylık süre) düzeltilmesi mümkün değildir.
Zamanaşımı, teknik bir savunma aracıdır ve çoğu zaman davanın esasına girilmeden davanın reddine neden olur. 2026 yılı hukuk sisteminde, arabuluculuk bürosuna yapılan başvurunun tarih ve saatini gösteren "barkodlu sistemler" sayesinde ispat uyuşmazlıkları azalmıştır. Hak kaybına uğramamak, 2 haftalık kritik dava açma süresini kaçırmamak ve zamanaşımını kesen özel halleri (icra takibi vb.) doğru analiz etmek adına hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, TBK ve 6325 sayılı Kanun çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Her uyuşmazlık türünün (aile, iş, ticaret, eşya hukuku) kendine özgü zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri bulunmaktadır. hukuki destek alınması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.