Kartal Avukat
İşçi ve işveren arasındaki hukuki ilişkide, uyuşmazlıkların merkezini çoğunlukla çalışma sürelerinin tespiti ve bu sürelere bağlı ücret alacaklarının tahsili oluşturur. 4857 sayılı İş Kanunu ile düzenlenen bu haklar, işçinin ekonomik varlığını, işverenin ise işletme maliyetlerini doğrudan etkiler. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, bu tür alacak iddialarıyla ilgili mahkemeye başvurmadan önce dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması yasal bir zorunluluktur. İstanbul Anadolu Yakası'ndaki uyuşmazlıklar açısından, Kartal yerleşkesinde bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi bünyesindeki arabuluculuk merkezleri, bu sürecin yönetiminde temel merci konumundadır.
2018 yılından itibaren hukuk sistemimize giren zorunlu arabuluculuk, iş davalarının hızlandırılması ve yargı yükünün azaltılması amacını taşır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve ücret alacağı gibi taleplerde arabuluculuğa başvurulmadan dava ikame edilmesi (açılması) durumunda, dava usulden reddedilir.
Başvuru ve Yetki: Arabuluculuk başvurusu, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır.
Süre Yönetimi: Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hallerde bu süre en fazla 1 hafta uzatılabilir.
Zamanaşımı: Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu andan itibaren, alacaklar için öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi durur.
İş hukukunda haftalık çalışma süresi kural olarak 45 saattir. Bu süreyi aşan çalışmalar "fazla çalışma" (mesai) olarak adlandırılır ve saatlik ücretin %50 zamlı ödenmesini gerektirir.
Fazla Mesai: Haftalık 45 saati aşan çalışmalar.
Hafta Tatili: İşçinin 7 günlük zaman dilimi içinde kesintisiz en az 24 saat dinlendirilmemesi ve bu sürede çalıştırılması.
UBGT (Ulusal Bayram ve Genel Tatil): Resmi tatillerde yapılan çalışmaların ek ücreti.
Gece çalışması: Saat 20.00 ile 06.00 arasındaki çalışmaların haftalık 7,5 saati aşması durumu.
İspat Yükü: Fazla çalışma yapıldığını iddia eden işçi, bu iddiasını tanık beyanı, giriş-çıkış kayıtları veya iş yeri iç yazışmalarıyla ispat etmekle yükümlüdür. İşveren ise bu çalışmaların karşılığının ödendiğini, banka kayıtları veya imzalı bordro tahakkukları ile kanıtlamalıdır.
ücret, işçinin emeğinin karşılığı olup anayasal güvence altındadır. ücretin eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi, işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle fesih (TMK m. 24) yetkisi verir.
ödenmeyen Aylık ücret: Net veya brüt ücret farkları.
Prim ve İkramiye: Sözleşmeden veya iş yeri uygulamasından doğan ek ödemeler.
Yıllık İzin ücreti: Sözleşme feshedildiğinde, hak kazanılıp kullanılmayan izinlerin paraya tahvil edilmesi.
Kötüniyet Tazminatı: İş güvencesi kapsamında olmayan işçilerin sözleşmelerinin dürüstlük kuralına aykırı feshinde talep edilen tazminat.
Not: 2022 yılı itibarıyla AGİ uygulaması kaldırıldığından, güncel alacak kalemleri arasında yer almamaktadır; ancak eski dönemlere ait bakiye alacaklar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Arabuluculuk görüşmelerinin sonunda iki temel ihtimal ortaya çıkar:
Anlaşma Durumu: Taraflar alacak miktarı ve ödeme takvimi üzerinde uzlaşırsa bir anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge, avukatlar ve arabulucu tarafından imzalandığında mahkeme ilamı (kararı) niteliği kazanır. İlam niteliğindeki bu belge ile borcun ödenmemesi durumunda doğrudan icra takibi başlatılabilir.
Anlaşamama Durumu: Taraflar uzlaşamazsa arabulucu tarafından son tutanak düzenlenir. Bu tutanak, İş Mahkemesi'nde açılacak davanın en temel ekidir.
Kartal yerleşkesinde bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi, iş yoğunluğu bakımından Türkiye'nin en büyük adli merkezlerinden biridir. Maltepe, Pendik ve Kartal gibi sanayi ve ticaretin yoğun olduğu bölgelerdeki uyuşmazlıklar bu merkezde toplanır.
Bilirkişi İncelemesi: Arabuluculukta anlaşılamayıp dava aşamasına geçildiğinde, mahkeme dosyayı hesaplama uzmanı bir bilirkişiye gönderir. Bilirkişi; bordrolar, banka dökümleri ve tanık ifadelerini harmanlayarak bir rapor hazırlar.
Hukuki Yardım: Arabuluculuk masası, tarafların serbest iradesiyle haklarından vazgeçebildiği veya karşılıklı taviz verdiği bir alandır. Bu süreçte hak edilen alacakların doğru hesaplanması (brüt-net farkı, vergi kesintileri vb.) ve protokolün hukuki tekniklere uygun yazılması adına bir avukat rehberliğinde hareket edilmesi, ileride telafisi güç zararların oluşmasını engeller.
çalışma süreleri ve ücret alacakları, iş hukukunun en teknik ve hesaplama odaklı uyuşmazlık alanlarıdır. 2026 yılı yargı sisteminde, mahkeme öncesi sunulan arabuluculuk imkanı, taraflara zaman ve maliyet tasarrufu sağlasa da; sürecin "ispat kuralları" ve "yasal süreler" ışığında yönetilmesi önem arz etmektedir. Hak kaybına uğramamak, zamanaşımı def'i ile karşılaşmamak ve arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi gibi teknik güvenceleri eklemek için bir bir hukukçudan destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 4857 sayılı İş Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Her somut uyuşmazlık; iş sözleşmesinin içeriğine, çalışma koşullarına ve delil durumuna göre yargı makamlarınca özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması için bir avukat ile çalışılması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.