Kartal Avukat
Borç ilişkileri, taraflar arasında bir edimin yerine getirilmesini amaçlayan hukuki bağlardır. Ancak bu bağ, sonsuza kadar dava edilebilir ve icra edilebilir bir nitelik taşımaz. Hukuk sistemimizde "hukuki güvenlik" ve "barış" ilkeleri gereği, alacaklının hakkını talep edebilmesi için belirli bir süre öngörülmüştür. Bu süreye zamanaşımı denir. Zamanaşımı süresinin dolması, borcu tamamen ortadan kaldırmaz; ancak alacağın mahkemeler veya icra daireleri aracılığıyla devlet gücüyle tahsil edilmesini imkansız hale getiren bir engel (def'i) oluşturur. Bu yazıda, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) çerçevesinde borç türlerine göre değişkenlik gösteren zamanaşımı süreleri ve bu sürecin işleyişi detaylı olarak incelenmektedir.
Zamanaşımı, alacaklının yasada öngörülen süre içinde hakkını aramaması durumunda, borçluya borcu ödemekten kaçınma yetkisi veren bir savunma aracıdır. önemle belirtilmelidir ki; zamanaşımı bir "hak düşürücü süre" değildir. Hak düşürücü sürelerde hak tamamen sona ererken, zamanaşımında borç bir "Eksik Borç" haline dönüşür.
Zamanaşımı Def’i: Borçlu, mahkemede zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmezse, hakim bunu kendiliğinden (re'sen) dikkate alamaz.
İradi ödeme: Borçlu, zamanaşımı dolmuş bir borcu bilerek veya bilmeyerek öderse, bu ödeme hukuken geçerlidir ve "sebepsiz zenginleşme" gerekçesiyle geri istenemez.
Kanun koyucu, borcun kaynağına ve niteliğine göre iki ana süre belirlemiştir.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
Sözleşmeden doğan alacaklar (özel bir süre öngörülmemişse),
Kredi kartı ve banka kredisi borçları,
Mahkeme kararına (ilama) dayalı alacaklar bu kapsamdadır.
Bazı borç türleri, nitelikleri gereği daha kısa bir süreye tabi tutulmuştur:
Kira Alacakları: Kira bedeli ve buna bağlı yan giderler.
Hizmet Sözleşmeleri: İşçi ve işveren arasındaki ücret ve tazminat dışı belirli alacaklar.
Perakende Satışlar: Gıda, giyim ve gündelik ihtiyaçlara ilişkin alacaklar.
Vekalet ve Komisyon Sözleşmeleri: Avukatlık, doktorluk veya danışmanlık gibi vekalet ilişkisinden doğan ücretler.
Eser Sözleşmeleri: Yüklenicinin (müteahhit) kusuruyla ayıplı ifa halleri hariç olmak üzere, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.
Ticari hayatta kullanılan senet, çek ve bono gibi araçlar, özel kanun hükümlerine tabidir.
Bonolarda (Emre Muharrer Senet): Vade tarihinden itibaren 3 yıldır.
çeklerde ($TTK$ $m. 814$): İbraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıldır.
Ticari Alacaklar: Tacirler arasındaki alım-satım ve hizmet ilişkilerinde, eğer borç $TBK$ $m. 147$ kapsamında (örn: perakende satış) değilse genel süre 10 yıldır.
Zamanaşımı, alacağın muaccel (istenebilir) olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.
Eğer borcun vadesi bir bildirime veya ihtara bağlıysa, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren başlar.
Süre hesaplanırken, sürenin başladığı gün sayılmaz; zamanaşımı ancak sürenin son günü mesai saati bitiminde gerçekleşmiş olur.
Zamanaşımı süresi bazen donar (durma) bazen de sıfırlanarak yeniden başlar (kesilme).
Süre işlerken öyle bir durum ortaya çıkar ki, zamanaşımı olduğu yerde durur; sebep ortadan kalkınca kaldığı yerden devam eder.
Eşler arasındaki borçlarda evlilik devam ettiği sürece,
Velayet altındaki çocukların anne-babalarından olan alacaklarında,
Hizmet ilişkisi boyunca ev hizmetlilerinin işverenlerinden olan alacaklarında,
Alacağı Türk mahkemelerinde ileri sürme imkanının bulunmadığı hallerde (mücbir sebep).
Şu hallerde zamanaşımı tamamen sıfırlanır ve süre baştan başlar:
Borçlunun İkrarı: Borçlunun faiz ödemesi, kısmi ödeme yapması, rehin vermesi veya borcu kabul ettiğini gösteren herhangi bir eylemi.
Alacaklının Girişimi: Alacaklının dava açması, icra takibi başlatması veya iflas masasına başvurması.
Banka borçları ne zaman zamanaşımına uğrar?
Banka kredi ve kredi kartı borçları sözleşmeden doğan alacaklar kategorisinde olduğu için 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir. Ancak takibe geçilmiş borçlarda her bir icra işlemi süreyi yeniden başlatır.
Zamanaşımı dolmuş bir borç için icra takibi açılabilir mi?
Evet, açılabilir. İcra memuru zamanaşımını kendiliğinden gözetemez. Borçlunun, ödeme emrine karşı yasal süresi içinde (7 gün) "zamanaşımı itirazında" bulunması gerekir.
İhtarname göndermek zamanaşımını keser mi?
Hayır. Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname borçluyu temerrüde düşürür ancak zamanaşımını kesmez. Zamanaşımını kesmek için dava açılması veya icra takibi yapılması önem arz etmektedir.
Zamanaşımı süresi sözleşme ile değiştirilebilir mi?
Hayır. TBK $m. 148$ uyarınca, kanunla belirlenen zamanaşımı süreleri sözleşme ile değiştirilemez veya önceden feragat edilemez.
Zamanaşımı, alacaklı için bir risk, borçlu için ise yasal bir korunma yoludur. Ticari ve bireysel borç ilişkilerinde hak kaybına uğramamak adına:
Takip ve Tevsik: Alacakların muacceliyet tarihleri düzenli takip edilmeli ve zamanaşımının dolmasına yakın dönemlerde icra işlemleri ile süre kesilmelidir.
Def'i Kullanımı: Borçlu tarafındaysanız, davanın veya takibin her aşamasında değil, cevap süresi içerisinde zamanaşımı def'ini ileri sürdüğünüzden emin olmalısınız.
Hukuki Destek: Borcun niteliğinin (adi/ticari) tespiti, zamanaşımını kesen sebeplerin varlığı ve karmaşık süre hesaplamaları aşamalarında bir hukukçudan hukuki destek alınması önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: İşbu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her borç ilişkisi; kaynağı, tarafların statüsü ve sözleşme hükümleri doğrultusunda farklı zamanaşımı kurallarına tabi olabilir. Hak kaybına uğramamak ve sürecin yasal kurallara uygun yürütülmesini sağlamak adına bir hukukçudan hukuki destek alınması önerilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.