Kartal Avukat
Boşanma kararı, eşler arasındaki evlilik birliğini sona erdirse de, çocuklara karşı olan "bakım ve eğitim" yükümlülüğü aslen devam eder. 2026 yılı aile hukuku uygulamalarında, çocuğun boşanmadan önceki yaşam standartlarının korunması ve eğitim hayatının kesintiye uğramaması "çocuğun üstün yararı" ilkesinin temelini oluşturur. İstanbul Anadolu Yakası (Kartal, Pendik, Ataşehir) gibi özel okul ve ek kurs talebinin yoğun olduğu bölgelerde, bu giderlerin iştirak nafakasıyla ilişkisi veya nafaka artırım davaları hukuki sürecin merkezindedir.
Hukuki süreçte eğitim giderleri, çocuğun yaşına ve eğitim düzeyine göre iki farklı kategoriye ayrılır:
İştirak Nafakası (TMK m. 328/1): Velayeti kendisinde olmayan eşin, ergin (reşit) olmayan çocuğun eğitim ve bakım masraflarına gücü oranında katılmasıdır. Okul taksitleri, servis ve kırtasiye masrafları bu kapsamdadır.
Yardım Nafakası (TMK m. 328/2): çocuk 18 yaşını doldurmuş (ergin) olsa dahi, eğitimi devam ediyorsa (üniversite, yüksek lisans), ana ve babanın bakım borcu eğitim sona erene kadar devam eder. Bu durumda ergin çocuk bizzat "Yardım Nafakası" davası açabilir.
Her yıl değişen okul ücretleri, sınav hazırlık kursları (LGS/YKS) veya yurt dışı eğitim masrafları "olağanüstü gider" olarak nitelendirilebilir. Mahkeme bu giderleri takdir ederken şu basamakları izler:
Yaşam Standardı Analizi: çocuğun boşanma öncesi hangi standartta eğitim aldığına bakılır.
Mali Güç Oranı: Giderlerin 50/50 paylaşımı zorunlu değildir. Mahkeme, tarafların gelirleri arasında uçurum varsa (örneğin bir taraf asgari ücretli, diğeri üst düzey yöneticiyse), ödemeyi gelirle orantılı (%70 - %30 gibi) paylaştırabilir.
özel Okul Şerhi: Eğer çocuk boşanma aşamasında zaten özel okulda ise, bu eğitimin devamlılığı asıldır. Ancak çocuk devlette okurken bir tarafın rızası olmadan diğer tarafça özele verilmesi durumunda, karşı tarafın bu masraftan sorumlu tutulup tutulmayacağı tartışmalıdır.
Enflasyonist ortam ve eğitimin kademe atlaması (ortaokuldan liseye geçiş vb.), mevcut nafakanın yetersiz kalmasına yol açar.
Dava Şartları: Mevcut nafakanın ihtiyaçları karşılamaması veya tarafların mali durumunda belirgin bir değişim (maaş artışı, iflas vb.) olması gerekir.
Artış Oranı: Genellikle mahkemeler nafakanın her yıl üFE/TüFE oranında artırılmasına karar verir. Ancak eğitim kademesi değiştiğinde (örn: Devlet okulundan üniversiteye geçiş), bu oranların ötesinde bir artış talep edilebilir.
Yetki: Kartal bölgesindeki uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Aile Mahkemeleri'dir.
Gelecekteki ihtilafları önlemek adına protokolde şu ifadelerin yer alması önerilir:
"özel okul ücreti, servis, kitap ve kırtasiye giderlerinin tamamı/yarısı her yıl eğitim dönemi başında ödenmek üzere baba/anne tarafından karşılanacaktır."
"çocuğun üniversite eğitimi tamamlanana kadar masraflar devam edecektir."
"Yıllık artış oranı net bir veriye (örn: TüFE) bağlanacaktır."
Soru: "Eski eşim nafaka ödüyor ama çocuğun özel okul taksitine karışmıyor, ne yapabilirim?" Cevap: Eğer boşanma kararında özel okul masrafına dair ayrı bir hüküm yoksa ve iştirak nafakası bu masrafa yetmiyorsa, "Nafakanın Artırılması" davası açmanız gerekir. Nafaka iştirak tutarı, eğitim giderlerini de kapsayacak şekilde revize edilebilir.
Soru: "çocuğum 18 yaşını geçti, üniversite masraflarını babasından isteyebilir mi?" Cevap: Evet, ancak bu durumda velayet sona erdiği için davayı çocuk bizzat babasına karşı "Yardım Nafakası" talebiyle açmalıdır.
Soru: "Nafaka borçlusu işsiz kalırsa eğitim giderlerini ödemekten kurtulur mu?" Cevap: İşsizlik nafaka yükümlülüğünü tamamen kaldırmaz; ancak borçlu "Nafakanın Azaltılması" davası açabilir. Mahkeme, işsiz kalınsa dahi çocuğun asgari eğitim ihtiyaçlarını gözetecektir.
Eğitim giderleri, iştirak nafakasının en dinamik ve değişken kalemidir. 2026 yılı yargı kararlarında, özellikle özel okul ücretlerindeki fahiş artışlar, nafaka artırım davalarında "hakkaniyetli dengeleme" yapılması gerekliliğini doğurmuştur. Hak kaybı yaşamamak, giderleri fatura ve makbuzlarla belgelendirmek ve artış oranlarını hukuki zemine oturtmak adına sürecin; Aile Hukuku mevzuatına ve güncel Yargıtay ilke kararlarına hakim bir taraf vekili rehberliğinde yönetilmesi hukuki güvenliğin gereğidir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, TMK hükümleri çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Tarafların gelir durumu, çocuğun yaşı ve eğitim türü her somut uyuşmazlığın sonucunu değiştirebilir. hukuki danışmanlık ve temsil alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.