Kartal Avukat
Boşanma süreci, sadece aile birliğinin sona ermesi değil, aynı zamanda evlilik süresince edinilen varlıkların hukuki tasfiyesini de kapsayan çok boyutlu bir aşamadır. 2026 yılı hukuk uygulamalarında, mal paylaşımı (mal rejimi tasfiyesi) davaları için "arabuluculuk" bir seçenek olmaktan çıkıp, çoğu kalem için zorunlu bir "dava şartı" haline gelmiştir. İstanbul Anadolu Yakası (Kartal, Pendik, Maltepe) gibi yerleşim yoğunluğunun ve mal varlığı değerlerinin yüksek olduğu bölgelerde, mahkemelerin iş yükü göz önüne alındığında arabuluculuk, taraflara esnek ve gizli bir çözüm sahası sunar.
Türk Medeni Kanunu uyarınca, boşanma davasının kendisi (evlilik birliğinin sona erdirilmesi) kamu düzenini ilgilendirdiği için arabuluculuğa elverişli değildir. Ancak boşanmanın mali sonuçları olan mal paylaşımı alacakları için durum farklıdır:
Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı: Bu talepler ticari nitelikte alacak davası mantığına dayandığı için dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması yasal bir zorunluluktur.
Dava Şartı Yokluğu: Arabuluculuk sürecine başvurmadan açılan mal paylaşımı davaları, mahkeme tarafından "dava şartı yokluğu" nedeniyle usulden reddedilir.
Arabuluculuk, yargılamanın aksine tarafların masada aktif rol aldığı bir müzakere sürecidir:
Başvuru: Taraflardan biri, adliyelerdeki Arabuluculuk Bürolarına başvurur. Kartal bölgesi için İstanbul Anadolu Adliyesi Arabuluculuk Bürosu yetkilidir.
Müzakereler: Uzman bir arabulucu eşliğinde taraflar taşınmazlar, araçlar, şirket hisseleri ve nakit varlıkların paylaşımını tartışır.
İcra Edilebilirlik Şerhi: Anlaşma sağlandığında hazırlanan tutanak, mahkemeden "İcra Edilebilirlik Şerhi" alınması durumunda mahkeme ilamı (kararı) gibi hüküm doğurur ve doğrudan icraya konulabilir.
özellikle Kartal ve çevresindeki aile mahkemelerinin yoğun dosya sirkülasyonu düşünüldüğünde arabuluculuğun avantajları şunlardır:
Gizlilik: Mahkeme duruşmalarının aksine arabuluculuk görüşmeleri gizlidir. Tarafların ticari sırları veya özel hayat detayları dosyaya girmeden çözülür.
Maliyet: Bilirkişi ücretleri, harçlar ve uzun yargılama giderlerinden tasarruf sağlanır.
Kontrol: Kararı bir hakim değil, taraflar bizzat verir. örneğin; bir tarafın evi alıp diğer tarafa nakit ödeme yapması gibi mahkemenin vermesi güç olan esnek çözümler üretilebilir.
Mal paylaşımı, aktüeryal hesaplamalar ve vergi hukukunu da içeren teknik bir konudur. Bu nedenle, sürecin aile hukuku ve mal rejimleri konusunda uzmanlık eğitimi almış bir arabulucu tarafından yönetilmesi, protokolün ileride iptal edilmemesi (irade fesadı iddiaları vb.) için kritiktir.
Soru: "Arabuluculukta anlaşırsak tekrar dava açabilir miyiz?" Cevap: Hayır. Arabuluculuk tutanağı imzalandıktan ve kesinleştikten sonra, tutanağa konu olan aynı uyuşmazlık hakkında tekrar dava açılamaz.
Soru: "Karşı taraf arabuluculuk davetine gelmezse ne olur?" Cevap: Davete mazeretsiz katılmayan taraf, dava sonunda haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamını ödemekle yükümlü tutulabilir. Ayrıca ilk toplantıya gelmeyen taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez.
Soru: "Ziynet eşyaları (altınlar) için de arabuluculuk şart mı?" Cevap: Ziynet eşyası alacağı (eşya iadesi) davası için arabuluculuk zorunlu değildir ancak taraflar isterse bu konuyu da ihtiyari olarak masaya getirebilirler.
Boşanma sonrası mal rejimi tasfiyesi, tarafların gelecekteki ekonomik hayatlarını belirleyen önem arz eden aşamadır. 2026 yılı yargı reformları, bu uyuşmazlıkların mahkemelerden ziyade uzlaşı masasında çözülmesini teşvik etmektedir. Hak kaybı yaşamamak, mal varlıklarının değerlemesini (rayiç değer/güncel değer) doğru yapmak ve hukuken icra edilebilir bir protokol hazırlamak adına sürecin; hem medeni hukuk mevzuatına hem de arabuluculuk usulüne hakim bir taraf vekili rehberliğinde yönetilmesi hukuki güvenliğin gereğidir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 6325 sayılı Kanun çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Mal varlığının türü ve tarafların talepleri her somut uyuşmazlığın sonucunu değiştirebilir. hukuki danışmanlık ve temsil alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.