Kartal Avukat
Boşanma süreci, sadece duygusal bir ayrılık değil; aynı zamanda eşlerin evlilik birliği süresince edindikleri maddi varlıkların hukuki olarak bölüştürüldüğü karmaşık bir süreçtir. Bu süreçte uyuşmazlıkların merkezinde genellikle "Aile Konutu" yer alır. Eşlerin yaşam merkezini oluşturan bu taşınmazın akıbeti, seçilen mal rejimi, evin edinilme zamanı ve çocukların velayeti gibi pek çok değişkene bağlı olarak belirlenir. 2026 yılı güncel yargı pratiklerinde, mülkiyet hakkı ile sosyal adaleti dengeleyen mal rejiminin tasfiyesi hükümleri, tarafların ekonomik geleceğini doğrudan etkilemektedir.
Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 194 uyarınca aile konutu; eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdikleri, acı ve tatlı günlerini paylaştıkları mekan olarak tanımlanır. Aile konutu, tapu kaydı sadece bir eşin üzerine olsa dahi, diğer eşin rızası olmadan satılamaz, devredilemez veya üzerindeki haklar (rehin, ipotek vb.) sınırlandırılamaz.
Boşanma davası ikame edildiğinde (açıldığında) veya henüz dava açılmadan önce, evin tapu kaydına "Aile Konutu Şerhi" konulması stratejik bir adımdır. Bu şerh, taşınmazın maliki olan eşin, diğer eşin rızasını almadan evi üçüncü kişilere devretmesini yasal olarak engeller. Şayet şerh konulmamışsa ve ev iyi niyetli bir üçüncü kişiye satılmışsa, bu satışın iptali oldukça güçleşmektedir.
Türkiye’de 1 Ocak 2002 tarihinden sonra evlenen veya bu tarihten sonra mal rejimi sözleşmesi yapmayan çiftler için yasal olarak "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi" geçerlidir.
Evin paylaşımında önem arz eden soru şudur: "Ev hangi kaynakla alındı?"
Edinilmiş Mal: Evlilik birliği süresince, eşlerin çalışmaları karşılığında elde ettikleri kazançlarla alınan evdir. Bu durumda, tapu kimin üzerine olursa olsun, diğer eşin bu evin değeri üzerinde %50 oranında katılma alacağı hakkı bulunur.
Kişisel Mal: Eşlerden birine miras kalan, bağışlanan veya evlilik öncesi sahip olunan birikimle alınan evdir. Kişisel mallar kural olarak tasfiyeye dahil edilmez; ancak bu evin borçlarının ödenmesinde edinilmiş mallardan harcama yapılmışsa (örn: Evlilikteki maaşla ödenen konut kredisi), diğer eş "Değer Artış Payı Alacağı" talep edebilir.
Boşanma davası devam ederken, mahkeme hakiminden evin hangi eş tarafından kullanılacağına dair "geçici önlem" talep edilebilir. TMK m. 169 uyarınca hakim, davanın devamı süresince gerekli barınma önlemlerini re'sen alır.
çocukların üstün Yararı: Genellikle velayeti geçici olarak alan eşin ve çocukların, alışık oldukları sosyal çevreden kopmamaları adına evde kalmalarına karar verilir.
Ekonomik Durum: Eşlerin gelir düzeyleri ve gidebilecekleri alternatif bir konutun olup olmaması, mahkemenin kullanım hakkı (sükna) konusundaki kararını etkiler.
Eğer taşınmaz üzerinde devam eden bir konut kredisi varsa, boşanma davası sonrasındaki ödemeler mülkiyet sahibi tarafından yapılmaya devam eder. Ancak evlilik birliği içinde ödenen taksitler "edinilmiş mal" sayıldığından, diğer eşin bu taksitlerin toplam tutarının yarısı üzerinde alacak hakkı doğar.
Aynı şekilde, mülkiyeti bir eşe ait olan ancak kira geliri getiren bir taşınmazda, kira gelirleri "edinilmiş mal" kategorisindedir. Boşanma davasının açıldığı tarihe kadar biriken veya harcanan kira gelirleri üzerinden de alacak talebinde bulunulabilir.
Kartal, Maltepe, Pendik ve çevre ilçelerde yaşayan vatandaşlar için boşanma ve buna bağlı mal paylaşımı davalarında yetkili merci İstanbul Anadolu Adliyesi Aile Mahkemeleridir.
Dava Süreci: Mal rejimi tasfiyesi davası, genellikle boşanma davası ile birlikte açılsa da, mahkeme mal paylaşımı davasını boşanmanın kesinleşmesini bekleyerek "bekletici mesele" yapar.
Zamanaşımı: Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde mal rejimi tasfiyesi davası açılmalıdır. Ancak hak kayıplarını önlemek adına bu sürecin boşanma davası ile paralel yürütülmesi önerilir.
Soru: Ev tapuda eşimin üzerine, boşanırken sokağa mı atılırım? Cevap: Hayır. Aile konutu koruması ve mahkemenin alacağı geçici önlemler sayesinde, mülkiyet size ait olmasa dahi çocukların durumu ve ekonomik gücünüze göre evin kullanım hakkı size verilebilir.
Soru: Annemden miras kalan evi paylaşmak zorunda mıyım? Cevap: Hayır. Miras yoluyla geçen mallar "kişisel mal" statüsündedir ve tasfiyeye dahil edilmez. Ancak eşiniz bu evin tadilatı veya borcu için kendi kazancından harcama yaptıysa, bu katkısını talep edebilir.
Soru: Boşanma davası açtım, eşim evi satabilir mi? Cevap: Eğer tapu kaydında "Aile Konutu Şerhi" veya mahkemece konulmuş bir "İhtiyati Tedbir" yoksa teknik olarak satabilir. Bu nedenle davanın başında mutlaka tedbir talep edilmelidir.
Boşanmada evin akıbeti, sadece mülkiyet hakkı ile değil; aile hukukunun koruyucu prensipleriyle yönetilen bir süreçtir. 2026 yılı hukuk ikliminde, Yargıtay'ın güncel içtihatları eşlerin eve yaptığı gizli katkıları (örn: Ziynet eşyalarının bozdurulması) dahi titizlikle incelemektedir. Hak kaybına uğramamak, aile konutu şerhi gibi koruyucu mekanizmaları doğru zamanda devreye sokmak ve katılma alacağı hesaplamalarında hata yapmamak adına bir hukukçu rehberliğinde "Mal Rejimi Analizi" yapılması stratejik önem taşır.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu ve güncel aile hukuku mevzuatı çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Boşanmada mal paylaşımı ve aile konutu uyuşmazlıkları; taşınmazın edinme tarihine, ödeme kaynaklarına ve somut olayın özelliklerine göre her vakada yargı makamlarınca özel olarak takdir edilir. Hak kaybı yaşanmaması adına bir avukat ile çalışılması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.