Kartal Avukat
Sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde ebe ve hemşireler, hekimin gözetimi altında veya kendi yetki alanlarında doğrudan müdahale yetkisine sahiptir. Bu yetki, beraberinde özen yükümlülüğünü getirir. Hemşirelik ve ebelik mesleğinin icrası sırasında ortaya çıkan; tıbbi standartlara aykırı, dikkatsiz veya özensiz davranışlar sonucunda hastanın zarar görmesi durumunda "malpraktis" (tıbbi uygulama hatası) gündeme gelir. Hukuk sistemi, bu hataları sadece birer kaza olarak değil, tazminat ve ceza sorumluluğu doğuran hizmet kusuru veya kişisel kusur olarak değerlendirir.
Hukuki süreçte, meydana gelen olayın bir "komplikasyon" mu (öngörülebilir ama engellenemez risk) yoksa bir "malpraktis" mi (önlenebilir hata) olduğu ayırt edilir:
Uygulama Hataları: Yanlış hastaya yanlış ilaç verilmesi, hatalı enjeksiyon sonucu sinir hasarı (enjeksiyon nöropatisi) veya doğum sırasında bebeğin/annenin takibinde ihmal.
özen Yükümlülüğü İhlali: Ameliyat sonrası sterilizasyon kurallarına uyulmaması nedeniyle gelişen enfeksiyonlar veya hastanın düşmesini önleyici tedbirlerin alınmaması.
Kayıt ve Bilgi İhmali: Hastanın hayati bulgularının yanlış kaydedilmesi veya hekime acil durum bildiriminin geç yapılması.
Hata yapılan sağlık kuruluşunun statüsü, davanın hangi mahkemede açılacağını belirler:
Kamu hastanelerinde görevli ebe ve hemşirelerin hataları "hizmet kusuru" sayılır.
Dava Türü: İdareye karşı Tam Yargı Davası açılır.
Görevli Mahkeme: İdare Mahkemeleri.
Yeni Düzenleme: Kamu görevlisi sağlık personeli hakkında tazminat davası açılabilmesi veya ceza soruşturması yürütülebilmesi için Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulu’ndan izin alınması önem arz etmektedir.
özel sağlık kuruluşlarındaki hatalar, vekalet sözleşmesine veya haksız fiil hükümlerine dayanır.
Dava Türü: Maddi ve Manevi Tazminat Davası.
Görevli Mahkeme: Tüketici Mahkemeleri (Hasta "tüketici" sıfatıyla başvurduğu için) veya Asliye Hukuk Mahkemeleri.
Sorumluluk: Hem ilgili sağlık personeli hem de istihdam eden sıfatıyla hastane yönetimi müteselsilen (ortaklaşa) sorumludur.
Tıbbi hata sonucunda ölüm veya yaralanma meydana gelmişse, Türk Ceza Kanunu uyarınca süreç işletilir:
Taksirle Yaralama/öldürme: Ebe veya hemşirenin öngörülebilir bir sonucu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak öngörememesi (TCK m. 85, m. 89).
Bilirkişi Raporu: Ceza mahkemesi, mutlaka Adli Tıp Kurumu veya Yüksek Sağlık Şurası'ndan "tıbbi hata olup olmadığına" dair rapor alır.
Tıbbi hata davaları dosya üzerinden yürütülür; bu nedenle belgeler hayati önem taşır:
Epikriz Raporları ve Hemşire Gözlem Formları: Hastanede yapılan her işlemin saati ve dozu bu formlarda yer almalıdır.
Aydınlatılmış Onam: Hastanın yapılacak müdahale ve riskleri konusunda ebe/hemşire tarafından bilgilendirilip bilgilendirilmediği sorgulanır.
Kamera Kayıtları ve Tanık Beyanları: özellikle bakım ihmallerinin ispatında yardımcı unsurlardır.
İstanbul’un Anadolu Yakası'ndaki kamu ve özel hastanelerde yaşanan malpraktis vakalarında;
Adli Yargı (özel Hastaneler): İstanbul Anadolu Tüketici/Hukuk Mahkemeleri,
İdari Yargı (Kamu Hastaneleri): İstanbul İdare Mahkemeleri yetkilidir. Süreçler, Kartal’da bulunan İstanbul Anadolu Adliyesi ve ilgili bölge idare mahkemeleri nezdinde takip edilir.
Hemşire hatası nedeniyle açılan davada zamanaşımı nedir? özel hastanelerde genellikle öğrenmeden itibaren 2 yıl ve her halükarda 10 yıldır. Kamu hastanelerinde ise idareye başvuru ve dava açma süreleri (öğrenmeden itibaren 1 yıl) çok daha kısıtlıdır.
Sadece ebe/hemşireyi dava edebilir miyim? Kamu hastanelerinde doğrudan personele dava açılamaz, idareye açılır; idare ödediği tazminatı personele rücu edebilir. özel hastanelerde ise hem hastane hem de personel birlikte dava edilebilir.
"Komplikasyon" denilerek davanın reddedilmesi ne anlama gelir? Eğer meydana gelen zarar, tıbbi literatürde "her türlü özene rağmen oluşabilecek risk" olarak tanımlanmışsa ve hasta bu konuda önceden bilgilendirilmişse (onam formu), bu bir hata (malpraktis) sayılmayabilir.
Ebe ve hemşire hatalarına dayalı davalar; tıp bilimi ile hukuk kuralarının iç içe geçtiği, karmaşık bilirkişi raporlarının davanın kaderini belirlediği süreçlerdir. Hatalı ilaç uygulamasından doğan bir sinir hasarı ile tıbbi bir riskin gerçekleşmesi arasındaki ince çizginin tespiti yüksek yargı içtihatlarına hakimiyet gerektirir. özellikle İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) gibi iş yükü yoğun adliyelerde; sürelerin takibi, Mesleki Sorumluluk Kurulu izin süreçlerinin yönetimi ve tazminat kalemlerinin (tedavi gideri, iş göremezlik, manevi yıkım) doğru hesaplanması için bir hukukçu rehberliğinde hareket edilmesi tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, sağlık çalışanlarının tıbbi uygulama hataları ve hukuki süreçleri hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Tıbbi müdahalenin yapıldığı yer, kuruluşun statüsü ve zararın niteliğine göre hukuki sonuçlar değişebilir. Hak kaybına uğramamanız için bir bir hukukçudan destek almanız önemle tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.