Kartal Avukat
İlamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, süreci durduran ancak sona erdirmeyen bir usul işlemidir. Takibin devamı veya haksız takibe karşı korunma için tarafların maddi hukuk temelinde dava açmaları gerekir. 2026 yılı hukuk ikliminde, dijital yargılama süreçleri hızlanmış olsa da; doğru dava türünün seçilmemesi, tarafları yüksek oranlı tazminat yükümlülükleri ile karşı karşıya bırakabilmektedir.
Borçlunun 7 günlük süre içinde itiraz etmesiyle duran takibi canlandırmak için alacaklının şu yollardan birini seçmesi gerekir:
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemelerde (Asliye Hukuk veya Ticaret) bu davayı açabilir.
İspat Külfeti: Alacaklı, borcun varlığını her türlü delille ispatlamak zorundadır.
İcra İnkar Tazminatı: Mahkeme alacaklıyı haklı bulursa, borçlu haksız itirazı nedeniyle borcun en az %20'si oranında tazminata mahkum edilir.
Alacaklının elinde İİK m. 68’de sayılan (noter senedi, imzası kabul edilmiş belge vb.) kesin deliller varsa, İcra Mahkemesi'nden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu yol, genel mahkemeye göre çok daha hızlı sonuçlanır.
Borçlu, itiraz hakkını kullanamadığı veya borcun aslında mevcut olmadığı durumlarda şu davaları ikame edebilir:
Borçlu, borcun hiç doğmadığını veya sona erdiğini ispat etmek için açar.
Takibin Durdurulması: Bu dava kendiliğinden takibi durdurmaz. Borçlunun, borcun %15'inden az olmamak üzere teminat yatırarak mahkemeden "takibin durdurulması" yönünde ihtiyati tedbir alması gerekir.
Kötü Niyet Tazminatı: Takip haksız ve kötü niyetli bulunursa, alacaklı %20 tazminata mahkum edilir.
Borçlu, icra baskısı altında (haciz tehdidiyle) borcu ödemiş ancak aslında borçlu değilse; ödediği paranın iadesi için ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde açtığı davadır.
Dava türüne göre görevli mahkeme değişkenlik gösterir:
İcra Mahkemesi: Sadece şekli inceleme (imza, belge kontrolü) yapan "İtirazın Kaldırılması" ve "Şikayet" başvurularına bakar.
Asliye Hukuk/Ticaret Mahkemeleri: Maddi hukuka ilişkin esastan inceleme yapan "İtirazın İptali", "Menfi Tespit" ve "İstirdat" davalarına bakar.
Yetki: Kural olarak borçlunun yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal), icra mahkemeleri ve genel mahkemelerin iş yükü bakımından en yoğun olduğu bölgelerdendir.
Uyuşmazlıkların Hızlı çözümü: İtiraz sonrası alacaklıların "İtirazın İptali" davası açmadan önce ticari davalarda Arabuluculuk şartını yerine getirmesi yasal bir zorunluluktur.
Teminat Yatırma İşlemleri: Kartal Adliyesi vezneleri üzerinden yapılacak teminat yatırma işlemleri, menfi tespit davalarında takibin durdurulması için ilk adımdır.
Soru: "Borca itiraz ettim, takip bitti mi?" Cevap: Hayır, takip sadece durdu. Alacaklı 1 yıl içinde dava açıp itirazınızı iptal ettirirse takip kaldığı yerden, işlemiş faiz ve tazminat yüküyle devam eder.
Soru: "Dava açarsam haciz durur mu?" Cevap: Menfi tespit davası açmak takibi otomatik durdurmaz. Mahkemeye nakit veya teminat mektubu sunarak "takibin durdurulması" yönünde ara karar (tedbir) almanız önem arz etmektedir.
Soru: "Haksız yere icra takibi başlatan alacaklıdan tazminat alabilir miyim?" Cevap: Evet, mahkeme takibin haksız ve kötü niyetli olduğuna kanaat getirirse, alacaklıyı borç miktarı üzerinden en az %20 kötü niyet tazminatına mahkum eder.
İcra takibine karşı açılan davalar, usul hatalarının telafisi imkansız zararlar doğurduğu teknik süreçlerdir. 2026 yılı hukuk normlarında, ispat yükünün kimde olduğu ve teminat yatırma usulleri davanın kazanılmasında belirleyici rol oynar. Hak kaybına uğramamak ve yüksek tazminat risklerinden korunmak adına; İcra Mevzuatına hakim bir taraf vekili rehberliğinde dava stratejisi belirlenmesi hukuki güvenliğin gereğidir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. İcra davaları, borcun kaynağına (çek, senet, fatura vb.) göre özel usullere tabidir; bu nedenle hukuki danışmanlık ve temsil alınmalıdır.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.