Kartal Avukat
İş kazası; sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada veya işverenin yürüttüğü iş nedeniyle meydana gelen, kişiyi bedenen veya ruhen engelli hale getiren olaydır. Meydana gelen bir kazanın hukuken "İş Kazası" statüsünde kabul edilmesi ve sigortalının sosyal güvenlik haklarından (rapor parası, sürekli iş göremezlik geliri vb.) yararlanabilmesi için yasal süreler içerisinde bildirim yapılması zorunludur. Bildirim yükümlülüğünün ihlali, işveren açısından ağır idari para cezaları ve rücu davalarını beraberinde getirirken, işçi açısından hak kayıplarına yol açabilmektedir.
İşverenin iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bildirmesi için öngörülen süre 3 iş günüdür.
Sürenin Başlangıcı: Kazanın gerçekleştiği günü takip eden iş gününden itibaren sayılır.
İş Günü Kavramı: Hafta sonu tatilleri (Cumartesi-Pazar) ve resmi tatiller bu süreye dahil edilmez.
örnek: Cuma günü meydana gelen bir kaza için Cumartesi ve Pazar iş günü sayılmadığından (iş yerinde çalışma olsa dahi), bildirim süresi Pazartesi başlar ve çarşamba günü mesai bitiminde sona erer.
İş kazası bildirimi hem kolluk kuvvetlerine hem de dijital ortamda SGK'ya yapılmalıdır:
Kolluk Bildirimi: Olayın gerçekleştiği yerin yetkili kolluk kuvvetlerine (Polis veya Jandarma) durum derhal bildirilmelidir. Bu aşamada tutulan tutanaklar, olayın iş kazası olarak tescil edilmesinde temel bir ispat aracıdır.
E-SGK Bildirimi: Bildirimler artık kağıt ortamında değil, e-Sigorta kanalıyla elektronik ortamda yapılmaktadır. İşveren portalı üzerinden kazanın tarihi, saati, oluş şekli ve yaralanan uzuv bilgilerini içeren "İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formu" doldurulur.
İş kazasının gizlenmesi veya süresinde bildirilmemesi durumunda işvereni bekleyen yaptırımlar şunlardır:
İdari Para Cezası: Bildirimin süresinde yapılmaması, her yıl güncellenen tutarlar üzerinden idari para cezası kesilmesini gerektirir.
Rücu Sorumluluğu: Bildirim süresinden sonra yapılan her türlü harcama ve ödeme SGK tarafından işverene rücu edilir. Yani SGK, işçiye ödediği geçici iş göremezlik ödeneğini (rapor parası) ve hastane masraflarını işverenden faiziyle geri ister.
Kusursuz Sorumluluk Riski: Süresinde bildirim yapılmadığında, SGK rücu davalarında işverenin kusur oranına bakılmaksızın tüm masrafların tahsil edilmesi söz konusu olabilir.
Bazı durumlarda işverenler "kazayı gizleme" yoluna gidebilir. Bu durumda işçinin haklarını korumak için şu yolları izlemesi gerekir:
Bireysel Başvuru: İşçi, bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Merkezi'ne şahsen giderek dilekçe ile kazayı bildirebilir.
Hizmet ve Kaza Tespiti: SGK müfettişlerinin incelemesi sonucunda olayın iş kazası olduğu tespit edilirse, işçinin hakları geriye dönük olarak korunur.
İş Kazası Tespit Davası: SGK veya işveren kazayı kabul etmezse, İş Mahkemesinde "İş Kazası Tespit Davası" açılması zorunludur.
İş yerinde kalp krizi geçirmek iş kazası mıdır? Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada geçirdiği kalp krizi, dışarıdan bir etki olmasa dahi "İş Kazası" olarak kabul edilmektedir ve 3 iş günü içinde bildirimi önem arz etmektedir.
İş kazası geçiren işçi işten çıkarılabilir mi? İş kazası nedeniyle istirahatli olan bir işçinin sözleşmesinin feshedilmesi kural olarak hukuka aykırıdır. Rapor süresi, işçinin kıdemine göre belirlenen ihbar süresini 6 hafta aşarsa ancak o zaman işveren için haklı fesih imkanı doğabilir.
özel hastaneye gidilmesi bildirimi etkiler mi? Hayır. Hastanenin statüsü bildirim yükümlülüğünü değiştirmez. özel hastaneye gidilmiş olsa dahi işveren 3 iş günü içinde SGK'ya bildirim yapmalıdır.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik, iş kazası bildirimi ve yasal süreçler hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku; ispat yükü yönetimi, rücu davaları ve hak düşürücü sürelerin takibi gibi teknik detaylar içeren unsurlar içerir. Yanlış yapılan bir bildirim veya bildirim süresinin (3 gün) kaçırılması, ciddi idari para cezalarına ve yüksek tazminat ödemelerine yol açabilir. Bu nedenle, iş kazası sonrası süreçlerin yönetimi ve tazminat davalarında bir hukukçu rehberliğinde yürütülen süreçlerle hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.