Kartal Avukat
Ticaret hayatında işletmelerin finansal sürdürülebilirliğini tehdit eden en önemli unsurlardan biri, vadesi gelmiş ancak tahsil edilememiş alacaklardır. Şirketler arası (B2B) veya şirket-tüketici (B2C) ilişkilerinden doğan bu alacakların hukuk tekniğine uygun yönetilmesi, nakit akışının korunması açısından kritiktir. 2026 yılı yargı sisteminde, ticari alacakların takibi sadece bir form doldurma işlemi değil, arabuluculuk ve ispat hukuku aşamalarını içeren kompleks bir süreçtir.
Şirketler, alacağın niteliğine göre farklı icra yollarını tercih edebilirler. Takibin temeli olan belgelerin eksiksiz olması, borçlunun olası itirazlarını mahkemede bertaraf etmek için elzemdir.
İlamsız Takip (örnek 7): Herhangi bir mahkeme kararı gerekmeksizin, fatura, irsaliye veya cari hesap özetine dayanılarak başlatılan genel haciz yoludur.
Kambiyo Senetlerine özgü Takip (örnek 10): Alacağın çek, bono veya poliçeye dayandığı durumlarda uygulanan, borçlunun itiraz imkanlarının daha sınırlı olduğu hızlı bir yoldur.
Ticari Defterlerin Rolü: İbraz edilen faturaların borçlunun defterlerinde kayıtlı olması (teyit edilmiş olması), ispat yükünü alacaklı lehine çeviren bir delildir.
Ticari bir alacağın tahsil süreci genellikle şu hiyerarşi ile ilerler:
Alacaklı şirket, yetkili icra dairesine başvurarak takip talebinde bulunur. Bu aşamada borçlunun unvanı, MERSİS numarası ve merkez adresi gibi bilgilerin güncelliği kontrol edilmelidir. ödeme emri tebliğinden itibaren borçlunun 7 günlük itiraz süresi başlar.
7 günlük sürede itiraz edilmemesi veya itirazın mahkemece kaldırılması halinde takip kesinleşir. Bu aşamadan sonra alacaklı şirket; borçlunun banka hesaplarına (89/1 ihbarnamesi), araçlarına, taşınmazlarına ve üçüncü kişilerdeki alacaklarına haciz koyma hakkı kazanır.
Borçlu şirketin borca veya yetkiye itiraz etmesi durumunda takip durur. Bu noktada alacaklı şirketin izleyeceği yol şudur:
Zorunlu Arabuluculuk: Ticari nitelikteki alacak davalarında (İtirazın İptali vb.) dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak yasal bir zorunluluktur.
İtirazın İptali Davası: Arabuluculukta uzlaşılamaması halinde, alacaklı şirket 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bu davayı açar. Borçlu haksız bulunursa, asıl alacağın en az %20'si oranında İcra İnkar Tazminatı'na mahkum edilir.
Ticari Temerrüt Faizi: Alacaklı, sözleşmede aksi belirtilmedikçe 3095 sayılı Kanun uyarınca değişen oranlarda Avans Faizi (Ticari Faiz) talep edebilir.
Tahsilat sürecinde borçlu şirketin mali durumu, takibin seyrini değiştirebilir:
Konkordato Şerhi: Borçlu şirket konkordato ilan etmişse, kural olarak bu şirket aleyhine yeni takip başlatılamaz ve başlamış takipler durur.
İflasın Açılması: Borçlu şirketin iflası halinde, bireysel icra takipleri düşer ve alacaklıların İflas Masası'na alacak kaydı yaptırması gerekir.
Soru: "Faturaya itiraz edilmemesi alacağın kesinleştiği anlamına mı gelir?" Cevap: TTK uyarınca faturayı alan kişi 8 gün içinde içeriğine itiraz etmezse, faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak bu, icra takibine itiraz hakkını tamamen ortadan kaldırmaz; sadece mahkeme aşamasında ispatı kolaylaştırır.
Soru: "Şirket borcundan dolayı ortakların şahsi mallarına haciz gelir mi?" Cevap: Sermaye şirketlerinde (Limited ve Anonim) kural olarak şirket borçlarından dolayı ortakların şahsi malvarlığına başvurulamaz. Ancak vergi ve SGK borçları gibi kamu alacaklarında, sorumluluk belirli şartlar dahilinde ortaklara ve müdürlere sirayet edebilir.
Soru: "E-Fatura üzerinden icra takibi nasıl yapılır?" Cevap: E-faturanın çıktısı ve teyit edildiğine dair sistem kayıtları takibe eklenir. Borçluya ulaşan e-fatura tebligat kayıtları, temerrüt tarihinin belirlenmesinde esas alınır.
Ticari alacakların tahsilatı, sadece bir icra takibi başlatma işlemi değil; fatura yönetiminden ihtarnamelere, arabuluculuktan ticaret mahkemesi süreçlerine kadar uzanan bir strateji yönetimidir. 2026 yılı hukuk normlarında, ticari defterlerin usulüne uygun tutulması ve dijital delillerin muhafazası, tahsilat başarısını doğrudan belirler. Nakit akışı güvenliğini sağlamak ve tahsil kabiliyetini artırmak adına; İcra ve Ticaret Mevzuatına hakim bir taraf vekili rehberliğinde süreç yönetimi yapılması hukuki güvenliğin gereğidir.
Yasal Uyarı (Disclaimer): Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa teşkil etmez. Ticari alacaklarda zamanaşımı, faiz hesaplamaları ve dava şartları her olayın özelliğine göre değişkenlik gösterebileceğinden desteği alınmalıdır.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.