Kartal Avukat
Şirketlerin ticari alacakları (fatura, çek, senet, sözleşme) için icra takibi başlatması, alacağın zamanaşımına uğramasını engeller ve borçlu üzerinde yasal bir baskı oluşturur. Ancak 1 Eylül 2023 tarihi itibarıyla, ticari alacaklardan kaynaklanan birçok icra dosyasında dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması zorunlu hale getirilmiştir.
Şirketler alacağın dayanağına göre iki ana takip yolundan birini seçer:
İlamsız İcra Takibi: Elinde bir mahkeme ilamı veya çek/senet gibi bir belge olmasa dahi (örn: Fatura alacağı) her alacaklı bu yolu kullanabilir. Borçlunun 7 gün içinde itiraz hakkı vardır.
Kambiyo Senetlerine özgü Takip: çek, poliçe veya bonoya dayalı takiplerdir. İtiraz süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gündür. İtiraz satışı durdurmaz, bu nedenle şirketler için en etkili yoldur.
İflas Yoluyla Takip: Borçlu bir ticaret şirketi ise, alacaklı doğrudan "İflas Takibi" başlatabilir. Bu yol, borçlu şirketin tasfiyesini hedeflediği için ciddi bir caydırıcılık sağlar.
İlamsız takiplerde borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur. Bu durumda alacaklı şirket şu yolu izler:
İtirazın İptali Davası: Alacaklı, borçlunun itirazının haksız olduğunu kanıtlamak için mahkemeye gider.
İcra İnkar Tazminatı: Eğer mahkeme borçlunun haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğine karar verirse, borçlu alacağın en az %20'si oranında bir tazminatı alacaklı şirkete ödemek zorunda kalır (İİK m. 67).
Takip kesinleştiğinde (itiraz süresi geçince), alacaklı şirket borçlunun malvarlığına el koyabilir:
E-Haciz: Borçlu şirketin banka hesaplarına tek tıkla bloke konulabilir.
Fiili Haciz ve Muhafaza: Borçlu şirketin merkezine gidilerek demirbaşlar, makineler veya araçlar haczedilerek yediemin deposuna kaldırılabilir.
üçüncü Kişilerdeki Alacaklar (89/1): Borçlu şirketin diğer müşterilerinden olan alacaklarına da haciz ihbarnamesi gönderilerek el konulabilir.
Zaman Aşımı: Genel ticari alacaklarda zaman aşımı kural olarak 10 yıldır. Ancak çeklerde ibraz süresinden itibaren 3 yıl, bonoda ise vade tarihinden itibaren 3 yıllık özel süreler vardır.
Mal Kaçırma: Borçlu şirketin icra takibi öncesi mallarını başkasına devrettiği tespit edilirse, alacaklı şirket "Tasarrufun İptali Davası" açarak o malların satışını isteyebilir.
Faturaya dayalı icra takibi için borçlunun faturayı imzalamış olması şart mı? Hayır. Ancak faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemiş olması alacağın kesinleşmesi açısından büyük avantaj sağlar. Fatura takibinde borçlu itiraz ederse, ticari defterlerin incelenmesi gerekecektir.
İcra takibi masraflarını kim öder? Takibi başlatan şirket başlangıçta harç ve masrafları (başvuru harcı, peşin harç vb.) yatırır. Ancak takip başarıyla sonuçlandığında, tüm bu masraflar ve avukatlık ücreti borçludan tahsil edilerek alacaklıya iade edilir.
Borçlu şirket "iflas erteleme" veya "konkordato" ilan ederse ne olur? Konkordato mühleti verilen şirketlere karşı kural olarak icra takibi yapılamaz ve başlamış olan takipler durur. Bu durumda alacaklı şirket, alacağını konkordato projesi kapsamında tahsil etmeye çalışır.
YASAL UYARI (DISCLAIMER): Bu içerik, şirketler için icra takibi süreçleri hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut bir olaya yönelik hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. İcra ve iflas hukuku; sıkı hak düşürücü süreler, harç hesaplamaları ve usuli detaylar içerdiğinden, olası hak kayıplarının önlenmesi için bir hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.