Kartal Avukat
Site aidatları, kanuni tanımıyla "ortak giderlere katılma payı"dır. Bu borç ödenmediğinde, genel borçlar hukukundan farklı olarak Kat Mülkiyeti Kanunu'nun özel ve sert hükümleri devreye girer. Borçlu malik, sadece ana parayı değil, yüksek oranlı yasal cezaları ve icra masraflarını da üstlenmek zorunda kalır.
Aidat borçlarında uygulanan gecikme faizi, yasal faiz oranlarından çok daha yüksektir. KMK m. 20 uyarınca;
Sabit Oran: Aidat borcunu zamanında ödemeyen kat maliki, ödemediği günler için aylık %5 (yüzde beş) gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Hesaplama: Bu tazminat, son ödeme tarihinden itibaren günlük olarak hesaplanır. Yıllık bazda %60'a varan bu oran, borcun hızla katlanmasına neden olur.
Site yönetimi, ödenmeyen borçlar için dava açmadan önce şu prosedürü izler:
Zorunlu Arabuluculuk: 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kat mülkiyeti hukukundan doğan uyuşmazlıklarda (aidat borcu dahil) dava açmadan önce arabulucuya başvurmak önem arz etmektedir.
İlamsız İcra Takibi: Yönetim, arabuluculukta sonuç alınamazsa veya doğrudan tahsilat için İcra Müdürlüğü kanalıyla "ödeme Emri" gönderir.
Kesinleşmiş İşletme Projesi: Yönetim kurulu tarafından onaylanmış ve maliklere tebliğ edilmiş işletme projesi, icra takibi için ilam (mahkeme kararı) gücündedir.
Yargıtay ve yerleşik hukuk pratiklerine göre, site yönetimi aidat ödemeyen sakinin bazı hizmetlerini kısıtlayabilir. Ancak bu kısıtlama, temel yaşam haklarını (su, elektrik, ısınma) engellememelidir:
Kısıtlanabilenler: Sosyal tesis kullanımı (havuz, spor salonu), asansör kartının iptali (kat malikinin dairesine ulaşımını tamamen engellememek kaydıyla) veya otopark girişi gibi ek hizmetler sınırlandırılabilir.
Kısıtlanamayanlar: Kapıcı hizmeti, çöp toplama gibi genel temizlik ve sağlıkla ilgili zorunlu hizmetler kural olarak engellenemez.
Eğer bir kat maliki aidat ödememeyi alışkanlık haline getirirse ve bu durum diğer malikler için "çekilmez" bir hal alırsa:
Dava Hakkı: Diğer kat malikleri sayı ve arsa payı çoğunluğuyla karar alarak, borçlu malikin dairesinin kendilerine devredilmesi (satın alınması) için dava açabilirler.
Şartlar: Aidat borcu nedeniyle hakkında iki yıl içinde üç defa icra takibi yapılmış olması, bu durumun "çekilmezlik" halini kanıtlayan güçlü bir gerekçedir.
Evi yeni satın aldım, eski sahibinin borcu beni bağlar mı? Hayır. Aidat borcu şahsidir. Satın alma tarihinden önceki borçlar eski malike aittir. Ancak yönetim, taşınmaz üzerinde daha önce tesis edilmiş bir "kanuni ipotek" varsa bu yolla yeni malikten tahsilat isteyebilir.
Kiracım aidatı ödemiyor, ben sorumlu muyum? Evet. KMK m. 22 uyarınca kat maliki (ev sahibi) ve kiracı aidat borcundan müteselsilen (birlikte) sorumludur. Yönetim, borcun tamamını doğrudan sizden talep edebilir; siz ise ödediğiniz tutarı kiracınızdan rücu edebilirsiniz.
Aidat çok yüksek, itiraz edebilir miyim? Aidat miktarı Genel Kurul'da belirlenmişse, bu kararın iptali için bir ay (toplantıya katıldıysanız) veya altı ay (toplantıya katılmadıysanız) içinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurmanız gerekir. Davayı kazanmadığınız sürece aidatı ödemekle yükümlüsünüzdür.
YASAL UYARI (DISCLAIMER): Bu içerik, site aidat borçları ve hukuki sonuçları hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut bir olaya yönelik hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Kat mülkiyeti hukuku; teknik hesaplamalar, arabuluculuk şartları ve mahkeme yetkileri içerdiğinden, olası hak kayıplarının önlenmesi için bir hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik, teknolojik imkanlar desteğiyle hazırlanmış bir bilgilendirme metnidir. Sitede yer alan veriler genel bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye veya mütalaa teşkil etmez. Mevzuat ve yargı kararları zamanla değişkenlik gösterebileceğinden, buradaki bilgilerin doğruluğu ve güncelliği noktasında kesinlik arz etmeyebilir. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, sürecin takibi için bir avukattan hukuki yardım alınması önem arz etmektedir. Sitedeki bilgilere dayanarak gerçekleştirilen işlemlerden doğabilecek sorumluluk kullanıcıya aittir.
Sabit
Mobil
Web Sayfamız Düzenlenme ve Yapım Aşamasındadır!!!!
Bilgilendirme ve Yasal Uyarı: Bu internet sitesinde yer alan tüm içerikler, Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili mevzuatına uygun olarak yalnızca kamuyu bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sitede sunulan bilgiler hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamakta olup, bu veriler üzerinden bir avukat-müvekkil ilişkisi kurulamaz. Mevzuatın ve yargı kararlarının dinamik yapısı gereği, hak kaybına uğramamak adına hukuki süreçlerin bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi önem arz etmektedir.